HATANIN NERESİNDEN DÖNÜLÜRSE..
HATANIN NERESİNDEN DÖNÜLÜRSE..
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından, Dörtyol'a düşünülen Kentsel Dönüşüm Projesi ilk açıklandığında, kat yükseklikleri dikkatimizi çekti.
Ardından gerek gazetemizde yaptığımız araştırmalar, gerek ise SRT'de konuk ettiğimiz bilim adamlarının söylediklerinden yola çıkarak, ciddi fayların bulunduğu ve zeminin hiç de müsait olmadığı Dörtyol'da, 6-7 katlı binalara izin verilmesinin çok kötü sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunduk.
Biz basın kuruluşları olarak görevimizi yerine getirdik.
Esnaf da bu konuyu eleştirdi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, eleştirilerin ardından TOKİ yetkilileri ile konuyu görüşmüş.
TOKİ yetkilileri de 4 kat sınırını kabul etmişler.
Başkan Toçoğlu, açıklamasında TOKİ yetkililerine anlayışları nedeniyle teşekkür ediyor.
Fakat sanıyorum bu konu üzerinde biraz daha düşünmemiz gerekiyor.
Dörtyol'a verilecek 4 kat izninin ardından, Sakarya merkezindeki yapılarak halen nasıl zemin+2 kat izin verilmeye devam edilecek?
Kat sayısı yükseldikçe, inşaatların sabit maliyetlerinin azaldığını düşünürseniz, oluşacak ranttan merkezdeki inşaat sahiplerinin faydalanmamasını nasıl izah edeceksiniz?
Peki konunun biraz daha kötü yönünü düşünelim.
Bu bölgeye verilecek 4 kat izni, ilerleyen zamanlarda diğer bölgelere de verilirse!..
Bugün 4 kat, yarın 5 kat, sonrasında 1999 Marmara Depremi öncesinde olduğu gibi 6-7 kat izinleri verilmeye başlanırsa..
Depremin üzerinden daha 10 yıl geçti.
Çabuk unuttuk, yıkılan ve içinden binlerce cesedin çıktığı 4-5-6 katlı binaları..
Şehrimizin geleceğini düşünürken, nasıl bir miras bırakacağımızı iyi hesap etmeliyiz.
4 kat izni vermek mesele değil.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve TOKİ yetkilileri, az önce bahsettiğim endişelerimizi de düşünerek, bu riski üzerlerine alacaklar mı, iyi düşünmeleri lazım.
Gerçi daha önce bu kararlara imza atanlar, hiçbir ceza almadılar.
Ama bilimin ışığından uzaklaşır ve bir yanlışa düşerlerse, ne kendi vicdanlarının, ne de toplum vicdanının asla rahat olmayacağını düşünüyorum.
Gelin rantı bir tarafa bırakalım.
Zemini balçık gibi olan Dörtyol'daki kat yüksekliği, şehir merkezindeki gibi 3 kat olsun.
Depremin ardından kendi yaptığınız imar düzenlemelerini delmeyin..
Siz eğer bugün 3 katı, 4'e çıkarırsanız, sizden sonra gelecekler de 4'ü 5'e çıkaracaktır.
Karar bir kere delinirse, bunun arkası gelir.
7 katın 4'e indirilmesi yeterli değil bana göre..
Alınan bu imar kararı asla delinmemeli.
Bu şehre yapılabilecek en büyük ihanet bana göre budur..
SAKARYALILAR BULUŞSUN
Daha önce bu konudaki fikirlerimizi sizlerle paylaşmıştım.
Fikrimiz çok büyük destek gördü.
Demiştik ki:
"Ülkemizin dört bir yanında ve dünyada başarılı olmuş Sakaryalıları, senenin bir günü, Sakarya'mıza davet edelim. Onları ağırlayalım."
Bu şehrin en büyük zenginliği "insanı" değil mi?
Hani eskilerimiz hep derlerdi ya, "Sakarya'da patates yetişir, kabak yetişir, sebze yetişir. Ama en iyi de adam yetişir" diye..
Gerçekten öyle..
Bizim en büyük zenginliğimizin "İnsanımız" olduğunu düşünüyorum.
Türkiye'nin Zirvedeki Bürokratı da Sakaryalı, Zirvedeki Futbolcusu da..
Sanatçılarımız, Valilerimiz, paşalarımız var..
Adli yargıdan, emniyet teşkilatına kadar, çok geniş alanlarda önemli makamlarda olan Sakaryalılar bulunuyor.
Onların bizlerden beklentileri ne olabilir?
Kendi memleketinin insanları tarafından hatırlanmak, önemsenmek ve senenin bir günü bu güzel coğrafyada buluşmak.
Evet.
Yazımızın ardından bu konuda çok büyük destek mesajları ve telefonları geldi.
Kamudan ve özel sektörden çok sevdiğim büyüklerim de aradılar.
Şehrimizin önemli Sivil Toplum Kuruluşları ve Belediyeler ile yaptığım ön görüşmeler de son derece olumlu geçti.
Sıra geldi çakmağı yakmaya..
Şehrimiz için yapılabilecek en iyi lobi faaliyeti, önce Sakarya'nın toprağında yetişenlere sahip çıkmakla başlamalı.
Bir başlasın hele..
Devamının geleceğine inanıyorum.
GÜNÜN ATASÖZÜ
Ananın bastığı yerde yavru ölmez.
Yazı Tarihi : 23 Mayıs 2009 Cumartesi
Konu Kentsel Dönüşüm projesi olunca zemin müsait değil,hastane olunca müsait.Eleştirim sadece size ve şahsınızda basına değil herkese.
Sedat TAŞBOĞA @ 24.05.2009 18:41:29