HABERLERE ''18+'' İŞARETİ KONULSUN!
HABERLERE ''18+'' İŞARETİ KONULSUN!
Biri buna, ne zaman son verecek acaba?
Ne gözün, ne gönlün kaldıracağı bir olay olmaktan çıktı çünkü.
Tamam,
Cinayet haberlerine, sürekli öldürülen insanlara,
Katillere, psikopatlara fazlası ile alışmış bir toplum olabiliriz
Ama nihayetinde insanız ve sınırlarımız belli.
Bir gün yok ki,
Gazetede, TV'de, internette Münevver Karabulut cinayetini görmediğimiz.
Tamam, görelim, okuyalım.
Zanlısı kaçak olan başı kesilmiş bir genç kız, önemli bir haber.
Lakin
Biz kızın cinayet günü ne giydiğini,
Üstünde mor iç çamaşırı, boxerını,
Boynunda vücudunda tükürük sperm izleri,
Kafasının canlı, canlı testere ile kesildiği bilgisini,
Vücudunda bilmek kaç tane morluk, bilmem kaç tane kesik olduğunu, Kesilirken kaç kişinin tutmuş olabileceği tahminlerini,
Katillerine tırnakları ile direndiğini,
Satanist ayinde vahşice öldürüldüğünü,
Ayinin nasıl yapılmış olabileceği tahminlerini,
Kafasını keserken nasıl işkence ettiklerini,
Kırılan kemik sayısını,
Delinen akciğerlerinin kaç santiminin zarar gördüğünü,
Katillerin cinayeti işlerken nasıl zevk almış olabileceğini,
Kanlı cesede toprak bulaşmış olduğunu
Ve daha yüzlerce ayrıntısını bilmek zorunda mıyız?
Bütün bunlar uzmanları, savcıları, avukatları,
Hâkimleri ilgilendiren soruşturma ve dava detayları değil mi?
70 milyon insanın bu kadar eziyeti kafasında
Saniye, saniye canlandırmasına sebep olmak çok mu mantıklı?
Hiç tanımayan insanların yüreklerinin kaldırmadığı bu ayrıntıları,
Her gün haber sütunlarına yerleştirmek
O kızcağızın annesine, babasına, yakınlarına, sevdiklerine
Nasıl bir his yaşatıyor, tahmin edebiliyor musunuz?
Kendinizi hayal eder misiniz?
O öldürülen bir sevdiğiniz olsa,
Her gün gazetelerden, nasıl acı çekerek can verdiğine dair
Yüzlerce ayrıntı okusanız, nasıl dayanırdınız bu duruma?
Bu yapılan çok mesnetsiz.
Ölüye de saygısızlık, yakınlarına da.
Bu haberin insanları ilgilendiren kısmı,
Katilin yakalanıp cezasını çekip çekmediğidir.
Münevver Karabulut'u kafamın içinde
Kafası canlı, canlı kesilirken hayal etmek,
Midemi kaldırmaktan, yüreğimi sızlatmaktan başka hiçbir işe yaramaz ki, buna da ne gerek vardır, anlamış değilim.
Haberciliğin de yayıncılığın da cılkının çıktığı bu memlekette,
Şaşırmak için, ne kadar az sebep kaldığının farkında mısınız?
Bunun sorumlusu sadece medya değildir,
Aynı zamanda halktır, okuyucudur, izleyicidir, dinleyicidir.
Çünkü sessiz kalınan her aşırılık,
‘'Bir diğerinin yapılmasında sakınca yoktur'' mesajı içermektedir.
Her gün hikâyesini dinlediğiniz bu işkencenin
Ve benzerlerinin
Yarın videosunu izlemeye mecbur bırakılırsanız, hiç şaşırmayın.
‘'Hadi canım sende'' diyorsanız,
Şöyle bi dönüp bakın
Ve 5-10 yıl önce karşı çıktığınız, asla dediğiniz birçok şeye
Şimdi ne kadar alıştınız.
Farkında mısınız?
KİM, NE DEMİŞ?
C.Şehabettin demiş ki;
Hakikati güneşe benzetirler, doğrudur
Çünkü gözlerimizi bozar korkusu ile çoğuna bakamayız.
Yazı Tarihi : 29 Mayıs 2009 Cuma