YENİ BOMBALAR GELİYOR
YENİ BOMBALAR GELİYOR
1'inci Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili hafta başında şok edici belgeleri açıkladık.
"İş dünyasında bomba patlayacak" demiştik, beklediğimizden çok daha büyük gündem oluştu.
"Bu haberleri yayınlamak cesaret ister" diyorlardı etrafımızdakiler..
Bizden başka kim yapabilirdi ki bunu?
Çünkü biz "Sakarya'nın bağımsız gazetesiyiz" diyerek yollara düşmüştük.
Efendim hatırlayalım geçtiğimiz pazartesi günkü haberimizde, 1'inci OSB'nin Denetim Kurulu Raporu'nda yazılan 11 maddeyi ele almış, birazcık araştırmış ve o denetim kurulu raporunda yazılanları sizlerle paylaşmıştık.
Vay efendim muhataplar ayağa kalktı..
İyi de bunu biz söylemiyoruz ki..
1'inci OSB'nin şimdiki Yönetim Kurulu Başkanı ve geçtiğimiz dönem denetim kurulu başkanlığı görevini yürüten Yalçın Bıçak'ın hazırladığı denetim kurulu raporunda bütün bunlar yer alıyor.
Dün bana gönderilen cevabi yazılarda, sanki bütün bunları bizim uydurduğumuz gibi ifadeler yer alıyordu.
Oysa ki o günkü haberimizde yer verdiğimiz tüm iddialar, belgeliydi ve denetim kurulu raporunda yer alıyordu.
Gelelim diğer iki konuya..
Diğer iki konu da Genel Kurul Öncesinde dağıtılan Faaliyet Raporu'nu inceleyen biraz araştıran herkesin ulaşabileceği ayrıntılardı.
Örneğin, OSB'nin güvenlik işinin neden pahalıya yapıldığını sorguladık.
Örneğin, bir tamirat ve bakım işinin neden ihalesiz verildiğini sorduk.
Burada işi alan işadamlarımızın ahlaki davranışlarını değil, sistemin ve yapılanların usulsüzlüğü üzerinde durduk.
Hatta dedik ki, "1'inci OSB çiftlik gibi yönetilmiş"
Çünkü biz değil Denetim Kurulu raporu şöyle diyor: "Arsa satışlarında genel kurul kararlarına değil, kişisel ilişkilere göre karar verilmiş"
Hadi çıksın birisi bunu inkar etsin..
İşte bizim anlatamadığımız şey bu.
Şimdi de OSB'lerdeki işlerin ihalesiz verilip verilemeyeceği tartışılıyor.
OSB Kanunu ile ilgili yönetmelikleri bizler de inceledik.
Müteşebbis Heyet Yönetim Kurulu'nun tüm işleri ihale ile vermesi hükmü var.
Şimdi 1'inci OSB'de müteşebbis heyetin varlığı 5-6 sene önce sona erdi, bunu da biliyoruz.
Mevcut yönetimler de Bakanlığa bağlı..
"İhalesiz verilir" ibaresine de ben hiçbir yönetmelikte rastlamadım.
Nitekim şimdiki yönetim de her konuyu ihaleye çıkarıyor.
Durum böyleyken, "OSB Yönetimlerinin ihalesiz iş verme hakkı ve yetkisi var" demek, özrü kabahatinden ÇOK büyük bir durumu ortaya çıkarıyor.
Sakarya 1'inci Organize Sanayi Bölgesi gibi diğer OSB'ler de, orada mülkü bulunan işadamlarının değildir.
Burası devletin teşviki ile sizin, bizim paralarımızdan, kendilerine sağlanan ayrıcalıklarla kurulan yerlerdir.
Üstelik kamu tüzel kişilikleri vardır.
Yani Yönetim ve Denetim Kurulları gibi OSB Yönetiminde görevli memurlar, Kamu çalışanları kapsamında yargılanırlar.
Yani OSB'lerde olup bitenleri sorgulamak da bizim asli görevlerimiz arasında bulunmaktadır.
Çünkü burada yaşanacak tüm haksızlıklarda, Sakaryalıların hakkının gasp edilmesi söz konusu olacaktır.
Gelelim cevaplara:
1'inci OSB Özel Güvenlik İşini alan (Bizim iddiamız ile çok yüksek fiyata ihalesiz alan firmanın sahibi) sayın Özden Doruran, kendilerinin ilk 500 firma ile iş yapan bir şirket olduklarını, iki katı parayla iş yapmadıklarının faturaları incelendiğinde ortaya çıkacağını ve SATSO ile şirketinin haber ile karalanmasının, hizmet ve fedakarlıklarını engellemeyeceğini ifade ediyor.
Sayın Özden Doyuran'dan beklediğim, bu işi ihale ile mi ihalesiz mi aldığını ve piyasa fiyatları ile karşılaştırmasıydı. Nitekim diğer saygıdeğer işadamlarımız hakkında olduğu gibi kendisinin de firmasının büyüklüğü, kaliteli hizmet anlayışı olduğunu zaten sorgulamıyoruz. Sorguladığımız sadece, bu işi alırken bir usulsüzlük yaşanıp yaşanmadığı ile ilgilidir.
Sayın Adnan Borazancıoğlu da cevap göndermiş. Cevabında daha önce yapmış olduğu işlerden bahsediyor. Sayın Borazancıoğlu'nun şahsı ve firmasının yaptığı ciddi hizmetlerle ilgili bizlerin de bir kuşkusu yoktur. Zaten o haberde de sorgulanan sadece, iş kendisine verilirken, bir usulsüzlük olup olmadığıdır. Buradaki iddia olduğu yönündedir. Yoksa Sayın Borazancıoğlu'nun Türkiye'de işini kendi alanında en iyi yapan kişilerden biri olduğunu herkes bilmektedir.
Gelelim Sayın Vahap Gün'ün iddialarına.. Sayın Gün, yaptığımız haberin subjektif (sadece kendi görüşlerimize dayalı) olduğunu ifade ediyor. Eh bu kadarına da pes artık. Bunlar benim iddialarım değil. Bakın denetim Kurulu Raporu'nda, Sayın Vahap Gün'ün sahiplerinden olduğu şirketten nasıl bahsediliyor. Noktası, virgülüne dokunmadan aktarıyorum:
"16.06.2008 tarih 2008/13 sayılı yönetim kurulu kararı ile
a)Boshoku A.Ş.'ye satılan arsa içinde olan enerji, su, telefon hatlarının taşınması ve gerekli lbeton kanalın yapılması işinin KDV dahil 44.810,83 YTL bedelle Gün İnşaat San. Ve Tic.Ltd.Şti'ne yaptırılmasına,
b) 450 m2 taban alanlı Endüstri Meslek Lisesi iş atölyesi kaba inşaatı yapım işinin 210.740+KDV karşılığında Gün İnşaat San. Ve Tic.Ltd.Şti'ne yaptırılmasına karar verilmiştir.
Yönetim Kurulu üyesi olarak Sn. Nihat Gün toplantıya katılmış ve kararı imzalamıştır. Kararı veren ve ihaleyi alan kişi olarak Sn. Nihat Gün'ün bu toplantıya iştirak etmemesi hukuki zorunluluktur."
Burada bir hukuksuzluktan bahsediliyor.
Ve tekrar ediyorum, bunlar bizim değil, Denetim Kurulu'nun ifadeleri.
Sayın Akgün Altuğ da bir cevabi yazı göndermiş.
Yazıda 1'inci OSB yönetimi ile bir bağının olmadığı ve bu konunun SATSO ile ilişkilendirilmesinin kendisini üzdüğünü ifade ediyor.
Sayın Akgün kendisi ile ilgili iddialara ise cevap vermemiş.
Yani 1'inci OSB'nin Sakaryaspor'a ödediği 50 bin TL karşılığında, Sakaryaspor'a üye yapılan (Yani OSB'nin parası karşılığında) 10 işadamı arasında kendisi var mıydı, yok muydu?
Eğer bu durumda usulsüzlük yoksa, kendisi daha sonra parayı neden geriye ödedi.
Bizim merak ettiğimiz ve sorguladığımız konu budur.
Gelelim konunun SATSO ile ilişkilendirilmesine.
Bir haberci olarak, Denetim Raporu ve Faaliyet raporunu incelediğimizde, bazı usulsüzlükler ve hukuksuzluklarla ilgili saptamalar karşımıza çıkıyor.
Bu kişiler kim diye bakıyorsunuz?
Ve şu anda hangi görevdeler?
Adres hep aynı çıkıyor.
Buradan tabiî ki SATSO'nun veya yönetiminin Yolsuzluk ve Usulsüzlük yaptığını çıkarma gibi bir gayret içerisinde olamayız.
SATSO gibi büyük bir kurumu karalama gayreti ve çabası içerisinde olmamız söz konusu olamaz.
Biz belgelere göre konuşuruz, yazarız.
Örnek veriyorum, söz konusu olaylarda adı geçenler, bir başka oda, birlik vs. STK'da olsalardı o zaman da onları yazardık.
Bunda yadırganacak bir şey yok.
Gelelim önümüzdeki pazartesi gününe..
Yine tesir gücü yüksek bir bomba patlatacağız.
Tabiî ki yine belgeleri ile birlikte.
Pazartesi gününü merakla bekleyin..
Bu arada sonuna kadar arkamızda olan değerli okurlarımıza ve sağduyusunu asla kaybetmeyen işadamlarımıza teşekkür ediyorum.
Onlar arkamızda olduğu sürece bizler dik yürüyüşümüze devam edeceğiz.
GÜNÜN ATASÖZÜ
Verirsen veresiye, batarsın karasuya.
Yazı Tarihi : 30 Mayıs 2009 Cumartesi