BELEDİYENİN MEMURLARI
BELEDİYENİN MEMURLARI
Adapazarı belediyesi gelirlerini çoğaltmak için yoklama memurlarını sokaklara dökmüş durumda.
Kimi ruhsat denetlemesi yapıyor, kimi tabela var mı yok mu kontrolünde.
Memur kardeşim form kağıdını eline almış dolduruyor.
Bir imza kendisi bir imza iş yeri sahibi imzalıyor ve bir nüsha işyeri sahibine veriliyor.
Bu form kağıtlarından birkaç tanesi elime geçti.
Tam internet sayfalarına düşecek cinsten.
Şaka olsa bu kadar olmaz diyorum.
Ama oluyor.
Hemde Belediye memuru tarafından.
Allah aşkına belediye de hiç tecrübeli bir adam kalmadı mı?
Yazma kabiliyeti olmayan adamları vatandaşa nasıl gönderiyorsunuz?
Nereye ne yazacağını bilmeyen bir memur olur mu?
Bu kadar kelime hatası yapan bir memur nasıl form doldurur.
Formları inceleyen, şef, müdür her neyse bunları hiç görmüyor mu?
Birilerine iş verin ama yapabileceği işi verin.
Anlaşılıyor ki bu memur kardeşim bu işi kıvıramayacak.
Ver onu başka bir yere.
Vatandaşla bire bir ilişkisi iyi olan, konuşması düzgün, yazısı düzgün hiç adam kalmadı mı bu belediyede.
Hepiniz merak ediyorsunuz bu adam ne yazdı diye.
Bakın bazı örnekler veriyorum.
Anlayın ki kimler bu işi yapmaya başlamış.
Ve belediye kimlere ne görevler vermiş.
Evrak adı Adapazarı Belediyesi, Mali Hizmetler Müdürlüğü, Emlak Servisi. Yoklama Fişi
İşe Başlama Tarihi: Memet
İşin büyüklüğü ve müştemilatı: 1964
İşyeri mülkiyetinin kime ait olduğu: Sakarya
Varsa işletmenin ambar depo,ardiye,şube adresi: 0532233….
Bir başka form kağıdı:
İşe başlama tarihi: Apdulkadir
İşi bırakma tarihi: 1 metre ışıksız.
Dedim ya böyle bir çok form kağıdı vatandaşın elinde.
Ya form kağıdının içeriğini değiştirin ya da elemanı.
Bu iş bu kadar gayri ciddi yapılmaz.
Form kağıdında baba adı yazmıyor ama memur baba adını istiyor.
Eminim ki o memur kardeşimde ne yaptığını bilmiyor.
Ona; sen kağıda kaşeyi vur, baba adını yaz, tabela boyutunu yaz yeter demişlerdir.
Elde metre yok ama ölçüler sanki birebirmiş gibi yazılmış.
Derdimizi kimlere anlatacağımızı bilemiyoruz.
Her işimiz baştan savma.
"Boş ver olursa olur, o kadarda önemli değil" der kendimizi avuturuz.
Bazıları hak etmediği işi yaparken bazıları da hak etmesine rağmen sürgün yer.
Biz böyle bir anlayışla yönetiliyoruz.
Hak eden değil, benim adamım her zaman bir adım öndedir.
Umarım Adapazarı Belediyesi Gelir Müdürü bu yazdıklarımızı dikkate alır.
Formları bir inceler.
Ve piyasaya ona göre memur gönderir.
GÜZEL SÖZLER
Güvensiz dostluk olmaz. Güven de dürüstlük ister
Samuel Johnson
GÜNÜN FIKRASI
Ekonomik kriz yüzünden büyük para problemi olan Temel, çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş. Şehrin büyük bir parkında çocuğun birini gözüne kestirmiş. Önce bir not yazmış :
"Çocuğunu kaçırdım. Bunu yaptığım için üzgünüm ama kusura bakma çünkü gerçekten paraya ihtiyacım var. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki filanca ağacın altına bir siyah çantada 5 milyar getir.
İmza: Laz."
Çocuğun yanına gitmiş, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söylemiş. Ertesi sabah parka geldiğinde söylediği ağacın altında, söylediği renkteki çantada içinde 5 milyar olan emaneti bulmuş. Paraların yanında bir de not varmış :
"Paran purada ama bir Laz hemşehrisine nasıl peyle bir şey yapar inanamayrum."
Yazı Tarihi : 30 Mayıs 2009 Cumartesi