NEREYE KADAR
NEREYE KADAR
Sabah haberleri dinlerken yine canımız acıdı.
Kahvaltıda ağzımıza attığımız iki lokma ekmek boğazımızda kaldı.
Gözlerimiz dalgın bir noktada takıldı.
Ateş düşen evlerin acılı halini izledik TV'lerden.
Yine mayın ve 7 şehit.
Yazıklar olsun.
Bir kere değil binlerce kez yazıklar olsun.
Haince yapılan bu saldırılardan medet umanlara yazıklar olsun.
Terörün ensesini okşayanlara yazıklar olsun.
Bu şehitlerin akan kanında hepsinin elleri var.
Hepsi bu katliamdan sorumlu.
Birkaç gün önce mayınlar mayınlar diye bir yazı yazmıştım.
Bu mayınları döşeyenler içimizde olanlar, bizle birlikte oturan, çay içen, tarlasını süren, işe giden.
İçindeki kini, intikam duygusunu yatıştırmak için acımadan, gözünü kırpmadan cana kıyan bu insan dışı yaratıklar ne yazık ki içimizde olanlar.
Bir taraftan barış sürecinden bahsedilirken, diğer taraftan Apo'nun affı için meydanlarda miting yapan, Türk devletine kafa tutmaya çalışan, ortalığı her gün gergin tutanların suçu bunlar.
Her konuşmalarında tehdit var.
Her mitingleri olaylı.
Her eylem bir başkaldırı.
Diyarbakır Belediye Başkanına soruyorlar;
7 asker şehit oldu ne diyeceksiniz?
Yanıt tam ona göre.
"Şimdi çok önemli seçimimiz var, lütfen rahat bırakın.
Burasını savaş alanına çevirdiniz."
İki kelime başsağlığı dilemekten daha önemli olan neymiş.
Seçim.
Terörle mücadele de çok önemli yollar aldık demek ne kadar doğru bilmiyorum.
Ama 1985 yıllarında başlayan PKK terörünün bugünkü geldiği noktaya bakarsak gerileme yerine yükselme olduğunu görürüz.
Her geçen gün yeni silahlarla askerimizin karşısına çıkıyorlar.
Bitti denildiği noktada yeni bir eylemle ortaya çıkıyorlar.
Milleti canından bezdirmek için her yolu deniyorlar.
Tabii bu hareketin arkasında devletlerin suçu yok değil.
Başta Amerika olmak üzere bir çok Avrupa ülkesi PKK'ya destek veriyor.
Avrupada çıkan dergilerde PKK'lılarla yapılan röportajlar, Roj Tv'nin faaliyet göstermesi, mitingler bunun en güzel örnekleri.
Beyaz Saray'daki Türkiye haritasında bile Kürdistan yeri belirtilmişse, Fransa haritalarda Türkiye'nin yarısını Kürdistan olarak göstermişse, ABD yetkilisi Kürdistan diyorsa aslına bu iş zaten bitmiş demektir.
İş sadece Türk Milletinin aklını çelmeye gelmiştir.
Bu iş nasıl olacak.
Buda her gün şehit verdirerek.
Ne zamana kadar.
Millet yeter artık, çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz, ne istiyorlarsa verin, dedirtene kadar.
Ve bir zamanlar ağzımıza almadığımız, aklımızdan geçirmediğimiz bu düşünceleri yavaş yavaş kafamızın içine sokmaya başladılar.
Yani hedefe emin adımlarla gidiyorlar.
Yok barış, yok ateşkes, yok federasyon derken bu işi bitirecekler.
GÜZEL SÖZLER
Para her kapıyı açar, ama kilitleyemez.
Yunan Atasözü
GÜNÜN FIKRASI
Bir suçlu yurt çapında aranıyormuş. Bütün emniyet müdürlüklerine suçlunun bir adet cepheden ve iki adet profilden resmi dağıtılmış. İki gün sonra Trabzon Emniyet Müdürlüğünden bir faks gelmiş. Faks aynen şöyle :
Suçlulardan ikisini yakaladık. Üçüncüsünün yakalanması an meselesi...
Yazı Tarihi : 01 Haziran 2009 Pazartesi