YALANLARI ORTAYA ÇIKTI
YALANLARI ORTAYA ÇIKTI
Sapanca Gölü'ne lağım sularının, hem de kolektörlerden karıştığı ile ilgili görüntüleri ve fotoğrafları, defalarca kez sizlerle paylaştık.
Acar muhabirimiz Turgay Özbalkan, bölgenin adeta uzmanı oldu.
Yağmur yağdığında, göldeki su seviyesi yükseldiğinde, lağım suları taşıyor ve Sakaryalıların içtiği ve kullandığı suya pislikler doğrudan akıyordu.
Söyledik, yazdık, çizdik ama ne çare?
* * *
Sapanca Gölü'nün korunmasının çok önemli olduğuna inanıyorduk.
Üzerimize düşen her şeyi yaptık.
Hatta Sapanca Belediyesi'nin kendi eliyle, göle dolgu yaptığını söylediğimizde, bizzat ADASU Genel Müdürü Rüstem Keleş, bunun yasal olduğunu bizlere söyledi.
Demek ki bizi kandırmışlar ve yalan söylemişler.
Şimdi kendileri, dolguların bir kısmının kaçak olduğundan ötürü, kaldırılacağını ifade ediyorlar.
* * *
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'nu gerçek anlamda tebrik etmek gerekiyor.
Yaptığı açıklamaya bakar mısınız?:
"Çevre konusunda çok hassasız. Bu konuda kim, nasıl yanlış yaparsa yapsın gözünün yaşına bakmayız. Çevremiz bize çocuklarımızın emaneti. Çevremizin kirlenmesine kesinlikle müsaade etmeyiz" dedi.
İşte Sakarya'nın Büyükşehir Belediye Başkanı her konuda bu şekilde bir tutum içerisinde olmalı.
Sayın Başkanı tebrik etmek gerekiyor.
* * *
Çok samimi olduğu Sapanca Belediye Başkanı İbrahim Uslu'nun yaptığı bu kanunsuzluğa dur demesini bildi.
Belki yine gerekenleri yapmaya devam edecek ve hakkında cezai işlem yapılması talimatı da verecek.
Başkan Toçoğlu'nun bugüne kadar doğruların yanında olduğunu gördüğümüzden, bu yoruma ulaşıyoruz.
Suçlu olan kimse gözünün yaşına bakmamalı.
Sapanca Belediye Başkanı İbrahim Uslu'ya da cezasını kesmeli.
Tabi ki bunun denetlenmesinde kusurlu bulunan bürokratlarına da..
* * *
Sapanca Gölü'nün güney kolektöründe ciddi bir sıkıntı var.
Yağmur suları da kolektörde biriktiriliyor.
Dolayısıyla yağmurlarda kolektör taşıyor.
Ama yağmur suları ile birlikte lağım suları da göle bocalanıyor.
* * *
Sayın Başkan Toçoğlu'na bu cesur başlangıcının ardından tavsiyelerimiz de olabilir.
Birincisi Sapanca Gölü'nü besleyen dereler de mutlaka dikkate alınmalı, bu derelerden göle akan pislikler için de çözüm üretilmeli.
Göller ıslah edilmeli.
DSİ'nin sorumluluğunda olanlar için de ortak çözüm aranmalı.
* * *
Diğer yandan Sapanca Gölü havzası içerisinde olan yer altı su kaynaklarının, Özel İdare tarafından hangi firmalara, hangi şartlarda su tahsis edildiği konusu da Büyükşehir Belediyesi kuruluşu olan ADASU'nun denetiminde olmalı.
ADASU eğer denetlerse, mutlaka oradaki firmaların kaçak su aldıklarını görecektir.
Denetlenirse görülecektir ki; oradaki su tesislerinden, tahsislerin çok fazlası su çekilmektedir.
Bu firmaların kamyonlarla taşıdıkları sular hesap edilse, bu açık bir şekilde ortaya çıkacaktır.
Bu konuda Maliye ile ortak hareket edilebilir.
* * *
Tabiî ki bütün bunları söylerken, insanın içinden bir kuşku da geçmiyor değil.
"Muhalif Meclis üyeleri ADASU hakkında suç duyurusunda bulunmasalardı, konunun çözümü konusunda ciddi bir adım atılacak mıydı?"
Bunu bilemeyiz.
Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Zeki Toçoğlu'nun geç de olsa attığı bu cesur adımdan ötürü kutluyor, devamının daha katı bir şekilde gelmesini bekliyoruz.
SİYASETTE DE İLKLER YAŞANIYOR
Ak Parti ile birlikte siyasette bir çok ilk yaşandı.
Bunu kimse inkar edemez.
Pozitif ilklerin yanı sıra, bizleri oldukça şaşırtan ilkler de yaşanıyor.
* * *
Bu ilklerden biri bir Başbakan yardımcısı ile kendisine bağlı bir bürokrat arasında yaşanıyor.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve RTÜK Başkanı Zahit Akman.
Başbakan Yardımcısı bürokratın istifa etmesini istiyor.
Bürokrat, baştan zaten görev sürem bitecek diyor, ardından da "arkamda Başbakan var" diyerek, istifa etmeyi düşünmediğini söylüyor.
* * *
Bizler daha önceki dönemlerde, ilimize Ankara'dan hizmet gelmesini istiyorsak, mutlaka bir milletvekilimizin Bakan olması gerektiğini söylerdik.
Şimdi görüyoruz ki Bakan veya Başbakan Yardımcısı olmak bile yetmiyor.
Buradan görüyoruz ki, Başbakan bürokratlarına "Arkanızda ben varım" diyor.
Milletvekillerinden çoğu bürokratlarına neredeyse söz geçiremiyor.
* * *
Sayın Başbakan'ın bana göre Bakanlarının, Milletvekillerinin itibarlarını iade etmesi gerekiyor.
Yoksa Ak Parti iktidarı dönemi, bu yönüyle de tarihe geçecek.
Bir Başbakan Yardımcısı bürokrata "istifa et" diyecek, bürokrat da "arkamda Başbakan var" diyerek bunu reddedecek.
Bu daha önce ne görülmüş, ne de duyulmuş bir şey..
GÜNÜN ATASÖZÜ
Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
Yazı Tarihi : 04 Haziran 2009 Perşembe
şimdi şunu sölim ak partili dğilim ama aliihsan yavuz gibi dürüst işinin hli vatandaşla vatandaş gibi dioşok kuran üstne bakmayan bir adam arkasındaki güçte sanırım bu özellliği
ataberk @ 05.06.2009 07:53:16
Sn Gürkan sizlerden bir ricam olacak ben bir vatandaş olarak işin içinden çıkamadım siz yardımcı olursunuz kanaatindeyim.Ali İhsan Yavuz ve taifesinin arkasında bulunan ve bunları bu derece vurdumduymaz ve aymaz yapan güç nedir merak ediyorum zahmet olmazsa bu konuyla ilgilenirseniz sevinirim..
Faruk DÖKME @ 04.06.2009 15:41:00