ELİNDEN, DİLİNDEN EMİN OLUNAN İNSAN!
ELİNDEN, DİLİNDEN EMİN OLUNAN İNSAN!
Kendiniz için bi düşünür müsünüz?
Şahsınıza bir suçlamada bulunuldu,
Gözaltına alındınız.
Hakkınızda ciddi iddialar var
Ve medyada da yer aldığınızdan cümle âlem hakkınızda türlü, türlü konuşuyor.
Allah korusun hapse girdiniz,
Ailenizin bile size inanmadığından korkar,
Herkesi suçsuzluğunuza inandırmaya çalışırsınız değil mi?
Ki işvereniniz, firmasının adı da bu meseleye karıştırdığından,
Şüphesiz rahatsız olup, sizinle ilişiğini kesme yoluna gider.
Bütün bunlar muhtemel ihtimallerdir.
Hele ki bu devirde, bu hale düşen bir insanın yalnız kalması çok normaldir.
Yaygın kanaate göre;
Suçlanan kişiyi gözaltında olduğu halde savunan,
Suçsuzluğuna cümle âlemi inandırmak için çabalayan çalışma arkadaşları
Ve işverene sahip olmak bir mucize gibidir.
Aylin Duruoğlu, gazetevatan.com'un genel yayın yönetmeni,
Bir terör örgütü ile bağlantısı olduğu
Ve silahlı eylem planladığı gerekçesi ile gözaltına alındı.
O gün bugün gazetevatan.com'un ana sayfasında,
Sürekli yayında olan bir fotoğraf ve destek mesajı var.
Aralıksız 7 güni 24 saat, bir aydır Aylin Duruoğlu'nun internet sitesi,
Tutuklanan Duruoğlu'na koşulsuz şartsız destek oluyor.
Serbest bırakılması için çaba harcıyor.
Siteyi her açtığımda aklıma geliyor;
‘'Böyle bir şey bizim arkadaşlarımızdan birinin başına gelse,
Aynı şeyi yapabilir miyiz acaba diye?''
Sonra şu cevaba ulaşıyorum;
Sanırım, bu kişinin kendisi ile alakalı.
İnanmak, sevmek, saymak ve güvenmekle alakalı.
Başka bir deyişle,
Kendinizi sevdirmek, inandırmak, güvenilir olmakla alakalı.
Aylin Duruoğlu suçlu ya da suçsuz onu bilmiyoruz.
Bunu yargılama süreci gösterir.
Lakin kendisine verilen destek ve duyulan üzüntü sebebi ile
Tutuklanmasından çok tutukluluğuna duyulan üzüntü çok etkileyici.
Gözaltına alınan birçok insana gösterilen destekten çok farklı çünkü.
*Bir ideoloji sahibi olduğu için değil,
*Bir siyasi görüşün lideri olduğu için değil,
*Yandaşlarının gösterdiği bir tepki değil,
*Sadece iyi bir insan olduğuna inanıldığı
Ve sevildiği için sahiplenilme durumudur bu.
Kim olduğu, nerede olduğu önemli değil,
Önemli olan, insanı etkileyen
Elinden, dilinden emin olunan insan olabilmiş olmak.
İşte herkesin olmak istediği yer sanırım, tam da orası.
İnsan olmanın, insan yaşamanın en kuvvetli kanıtı…
Yazı Tarihi : 06 Haziran 2009 Cumartesi