KRİZ = ŞİDDET
KRİZ = ŞİDDET
Ekonomik kriz şiddeti körüklüyor.
Gazetelerde her gün yeni bir olay görebiliyorsunuz.
13 yaşındaki kız annesini vurdu.
Bir adam 8 akrabasını katletti.
Çocuğunu öldürenler.
Karısını bıçaklayanlar.
Okuduğunuzda içiniz ürperiyordur.
Nereye gidiyoruz? Diye düşünceye dalıyorsunuz.
İşsizlik boyutu en yüksek seviyelerde.
Vatandaş geçim derdine düştü ama kendine çıkış yolu bulamıyor.
Önüne çıkan her yol kapalı.
Çaldığı kapılar yüzüne kapanıyor.
Toplumu tüketim toplumu yaptılar.
Çocuğundan yaşlısına herkeste cep telefonu var.
Her yaşın, her kesimin vazgeçilmezi oldu.
Cepte para olmasa bile cep telefonu çalışmalı.
Para kazanılırken iyiydi ama musluk kapanınca sorunlar tek tek ortaya çıkmaya başladı.
Masraflar kısılamıyor.
Ailelerde geçim sıkıntısı iç huzursuzluklar yaşatmaya başladı.
Ve sonuç ortada.
Her gün yeni bir cinayet haberi.
Ekonomik kriz sosyal patlamaları ortaya çıkarır.
Şimdi biraz daha iyi günlerdeyiz.
Yarın ne olur kimse kestiremiyor.
İşsizliğe bir çözüm bulunmazsa olaylar daha da fazlalaşacaktır.
Hırsızlık, gasp, yol kesmeler çoğalacak.
Sokaklar insan kaynıyor.
Kahvehaneler ağzına kadar dolu.
Dinlediğin zaman hepsi patlamaya hazır dinamit gibi.
Hepsi sıkıntılı, hepsi umutsuz.
Ne işadamının, ne esnafın, ne işçi ve memurun, ne çiftçinin.
Hiç birinin ağız tadı kalmadı.
Her kesim sorunlu.
Masraflar artarken, gelir düştü.
Gelir masrafları karşılamıyor.
Ayak, yorgan sözü de güncelliğini yitirdi.
Krizin faturası vatandaşa farklı yansıdı.
En küçük kıvılcımda patlayan bir mekanizma olduk.
Bu nedenle iyi günler bizi bekliyor dersek yalan olur.
Bundan sonrası daha da kötü ye gidecek gibi.
Millet olarak bir sihirli değnek bekliyoruz.
Rahmetli Ecevit'in Başbakanlığında Başbakanlık önünde bir esnaf yazar kasa attığında basın günlerce " işte esnafın durumu" deyip haber yaptı.
Şimdi ise durum değişti.
Başbakanlık önünde kendini yakmak isteyenler, silah çekenler, intihar etmek isteyenler var.
Her ilde Başbakan'a " açız" diye bağıran sayısında çoğalma var.
Demek ki yazar kasa atıldığı zaman durum o kadar da vahim değilmiş.
2002 yılından bu güne geldiğimiz nokta bu.
Teğet, sürtünme derken durum ortada.
Kriz; kardeşi şiddeti ortaya çıkardı.
Allah yardımcımız olsun.
GÜZEL SÖZLER
Bilgisiz insan tehlikeli olabilir. Ancak, bilgisini kötüye kullanan insan bir felaket yaratır.
Anonim
GÜNÜN FIKRASI
Temel ve Dursun paraşüt eğitimlerini tamamladıktan sonra ilk atlayışları için havalanırlar. Makul seviyeye geldiklerinde komutanları son kontrolleri yapıp, "atladıktan bir süre sonra paraşütün sağ tarafındaki ipi çekin paraşütleriniz açılacaktır. Şayet açılmazsa hiç telaşa kapılmayın, sol tarafta yedek paraşütün ipi var onu çekin sorun kalmaz... İndiğinizde sizi bir jip bekliyor olacak, sizi karargaha geri götürecek" der. Temel ve Dursun korkarak da olsa atlamışlar. Heyecanla sağ taraftaki iplerine asılmışlar. Tık yok... Taş gibi düşüyorlar. Hemen sol taraftaki iplere asılmışlar ama paraşütler yine açılmamış. Temel bunun üzerine bağırmaya başlamış :
- Ula bu komutanun hiçbir deduğu çıkmayi... Hele bir de aşağuda jip yoksa o zaman komutanun benden çekeceğu var daa
Yazı Tarihi : 09 Haziran 2009 Salı