ONURLU OLABİLMEK
ONURLU OLABİLMEK
İnsanı insan yapan değerler vardır; Gururlu ve onurlu olmak gibi.
Kendinden emin olmanın verdiği güvene sahip olmak gibi.
Vicdan ve merhamet duygularına sahip olmak gibi.
Kişilikli bir insan, onurlu bir insan olabilmek gibi.
Şöyle bir etrafınıza bakın bakalım bu özelliklerde ne kadar insan tanıyorsunuz.
Bir çoğu benliğini yitirmiş vaziyette.
Kişilik sorunundan hariç birde ekonomik krizi eklersek insanlar onurlarını ayaklar altına almaya başladı.
Yarın çocuklarımıza bırakacağımız en büyük kimlik ne yazık ki yok olmak üzere.
Topluma örnek olması gerekenlerin pek dikkat etmediği onur ve gurur.
Her gün tv'lerde izlediğimiz bilinen kareler.
Şöhretli sanatçıların yaptıkları.
Bizlerce bilinmeyen yönleri ortaya çıktığında " aaaa" dediğimiz kareler.
Birde bizleri yönetenler var.
Asıl onurlu olması gerekenler.
Onların bir çoğunda da bu ilke kalmamış.
Onlar önce kendi menfaatlerini düşünür olmuşlar.
Toplum menfaatleri geri plana atılmış.
Japonya'da başarısız olan bir devlet adamı "suç benim" diyerek intihar ederken veya görevinden ayrılırken, bizde ne yazık ki böyle bir olay yaşanmamaktadır.
Biz intihar etsin demiyoruz ama başarısızlık kanıtlanmışsa o mevkii nin başarılı olabilecek bir başka kişiye devredilmesi gerekiyor.
Geriye dönük bakın bakalım böyle istifa eden var mı?
Örneğin; şehir çöplük içinde kalmışsa ve temizlik işleri müdürü bu işin altından kalkamıyorsa yapması gereken en onurlu iş istifa etmek değil midir?
Veya mecliste üyesiniz; size söz hakkı verilmiyor.
Yaptığınız ve verdiğiniz önerileri kimse dikkate almıyor.
Düşünmez misiniz; " benim bu mecliste ne işim var" diye.
Özel sektör başarısız olan genel müdürünü veya diğerlerinin iş akdini anında fesih ediyor.
Çünkü başarısızlıklar ileride şirketi zor duruma sokacaktır.
Gelin devletin kurumlarına.
Adamın sanki göbek bağı orada kesilmiş.
Oturduğu koltuğa kök salmış.
Kalkmamak için her türlü mazereti gösteriyor.
Onurlu olmak böyle bir şey midir yoksa.
Aslında böyle insanlar anlaşılması çok zor olanlardır.
Sadece ve sadece kendisi çok önemlidir.
Bu nedenle duygularını pek belli etmezler.
Kendilerini de ifade etmesini beklemek, çok büyük bir yanlışlık olur.
Onları kendi gözleriyle görmek ve hissetmek gerekir.
Bu tür insanlarda biraz da pişkinlik var.
Söylenenleri duymazlar.
Anlatılanlardan ders almazlar.
Onlar için doğru kendi bildiğidir.
Bu nedenle her insandan onurlu bir davranış beklemek hatadır.
O erdem her insana nasip olmaz.
Seçicilerinde bu özellikte olan insanlara dikkat etmesi ve görev vermemesi en uygunudur.
Ama bu olgu Ülkemizde ne gezer.
Onlar için onur sadece bir isim.
GÜZEL SÖZLER
Bir çivi yüzünden bir nal, bir nal yüzünden bir at, bir at yüzünden bir atlı gidiverir.
B. Franklin
GÜNÜN FIKRASI
Çoğunluğunu lazların teşkil ettiği komando bölüğü on gündür ormanda, çamurda, aç susuz, pislik içinde eğitim yapmaktadır. Onbirinci gün komutan çavuş Dursunu çağırır :
- Çavuş, on gündür bölük gayet iyi bir performans gösterdi bizde onları ödüllendirelim, bugün çamaşır degiştirebilirler artık...
- Başüstüne Komitanum...
Dursun çavuş bir heves koşarak bölüğü toplar :
- Sizlere çok sevineceğunuz bir haber cetirdum... Komitan izin verdi bugün erat çamasir değistirecek, siraya geçin degiştirun... Temel sen Idrisle... Ismail sen Kemalla.... Sadik sen Cemalla...
Yazı Tarihi : 15 Haziran 2009 Pazartesi