YALANCININ MUMU
YALANCININ MUMU
Eski bir söz vardır.
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
Çok yerinde doğru kullanılmış bir söz.
Hem de kulaklara küpe olması gereken.
Seçim zamanı AKP üzerine giden Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili yanlı basın olmadık iftiralar attı.
Almanya'da PKK'lılarla görüştü denildi.
Alman polisinin aldığı ifadeleri belge olarak gösterdiler.
Ellerinden geleni ardına koymadılar.
Deniz Feneri davasından dolayı Alman savcılığı tarafından ifadesi alınması istenen İsmail Kahraman ve Zahit Akman içinse şuçlamalar hep örtbas edildi.
Almanya'ya girişi yasaklandığına dair yapılan haberlerle ilgili açıklama yapan Akman " böyle bir yasağın" olmadığını elindeki belge ile açıklamıştı.
İsmail Kahraman ile ilgili bir imza yüzünden tanınmış bir noterin başının yendiği ortadadır.
Yani bir kandırmaca iş yapılmıştı ama fazla sürmeden ortaya çıkıvermişti.
Şimdi yine bu belgelerle ilgili gerçekler ortaya çıktı.
Kılıçdaroğlu ile ilgili bilginin sahte olduğu belli oldu.
Alman polisi doğru raporu gönderince iş ortaya çıktı.
İftiracılar attıkları iftira ile kaldılar.
"Çamur at izi kalsın"a en güzel örnektir.
Bu arada çok geçmeden Zahit Akman ile ilgili belgenin de üzerinde oynandığı ve gerçek olmadığı ortaya çıktı.
Zaten Almanya'ya giriş yasağı olduğu belliydi.
Yoksa elli kere Almanya'ya giderdi.
Kendi durumunu bildiği için gitmeye gerek görmedi.
Bu iki raporu da hazırlayanlar Allahın adaletinin bir gün tecelli edeceğini bilmiyorlardı.
Kendi yaptıkları her şeyi mubah sayanların bu millete bakacak yüzleri olduğunu sanmıyorum.
Yalan dolanla iş götürmeye çalıştılar.
Sahte belge hazırlayarak milleti uyutmak istediler.
Ama asıl uyuyan kendileri oldu.
Şimdi üzerlerine soğuk su dökülmüş gibi irkildiler.
Hesaplarını umarım hem adalet önünde hemde yarın Allahın huzurunda verirler.
Aslında Devlet Bakanı Bülent Arınç konuyu anlamıştı.
İstifa etmesi için gereken her şeyi yaptı.
Ama " benim dayım var" düşüncesi Bülent Arınç'ın direnişini kırdı.
Başbakan " kendisi iyi bir arkadaştır" diyerek savunduğu bu kişinin bakalım bundan sonra da arkasında duracak mı?
Şayet iyisi böyleyse Allah bizi kötüsünden korusun.
Yalanlarla bu işler yürümüyor.
Allah doğru olanın yanındadır.
Ve öyle oldu.
Gerçekler ortaya çıktı.
Şimdi çıkın konuşun ve anlatın derdinizi marko paşaya.
Bu ülke hiçbir zaman bu kadar aleni işlere tanık olmadı.
Kişisel çıkarlar hiçbir zaman devletin çıkarlarından üstün olmadı.
Doğru, dürüst, namuslu insan sayısı çoğalacağına, namussuz insan sayısı çoğaldı.
Ve bizler namuslu insanları koruyacağımıza namussuz insanlara kucak açar olduk.
Artık küçük bir ayna parçası bulalım da bir kendimize bakalım.
"Gelecek kuşaklara ne bırakıyoruz" diyerek kendimizi sorgulayalım.
GÜZEL SÖZLER
Güce dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan güç zalimdir.
Pascal
GÜNÜN FIKRASI
Temel çölün ortasında susuz kalmış. Birden karşısına bir cin çıkmış:
- Dile benden ne dilersen, demiş. Temel'in ağzından sadece "Su!..." sözü çıkmış. Cin hemen bir şişe buz gibi su vermiş Temel'e :
- Bu şişe sihirlidir, suyu hiç bitmez. Bittikçe kendiliğinden dolar, demiş.
Temel, şişeden kana kana su içmiş. Cin sormuş :
- Öbür iki dileğin nedir? Temel ağzının kenarlarından akan suları silerek :
- Pen bu şişeyle doymam, ha pu şişeden iki tane daha ver bağa, demiş.
Yazı Tarihi : 19 Haziran 2009 Cuma