SEDAŞ OLDU SETAŞ
SEDAŞ OLDU SETAŞ
Bir okurum çok ilginç bir elektronik mektup göndermiş.
SEDAŞ'ın açılımının "Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş." olduğunu hatırlatıyor.
Ama şimdi kendileri yeni bir ad takmış:
SETAŞ yani "Sakarya Elektrik Tahsilat A.Ş."
Ve neden bu kısaltmayı yaptığını açıklamaya başlıyor.
"Budaklar Köyü'nde oturuyorum. Misafirlerim var. Elektrik kesiliyor. Arıyorum. Bana yarım saat sonra geleceğini söylüyorlar. Aradan 45 dakika geçiyor. Yeniden arıyorum. Üzgünüz arıza onarım ekiplerimiz Geyve'ye gittiler. Yeterli ekip yok. Size ne zaman gelecekleri ile ilgili saat veremeyiz diyorlar."
Ve vatandaş haklı olarak soruyor:
"Elektrik faturasının ödemesi 2 gün geçince tebligat gönderme hassasiyetinde olan ve tahsilat ekiplerine büyük önem veren SETAŞ, aynı hassasiyeti neden bakım ve onarıma göstermiyor?"
Sevgili dostlar..
Bunu SETAŞ yetkililerine sormayın.
Seçimler yakındır.
Kapınıza gelerek, sizden oy isteyecek olan, SEDAŞ'ın özelleştirilmesi kararında parmak kaldırarak "evet oyu kullanan" AK Parti Sakarya Milletvekillerine sorun.
Hesabını onlardan alınız.
SETAŞ tabiî ki, elektrik hizmetinin tahsilatı için bastıracak.
Belediye, kamu kurumu, stadyum demeden borçlarını ödemeyen herkesin elektriğini kesecek.
Ama onlar suçlu değil ki!
Bir zahmet mantığınızı çalıştırın da kime ne tepki vermeniz gerektiğini düşünün.
Aynı okurum bir başka yöne de dikkat çekiyor.
"SETAŞ'ın bu sık sık yaptığı elektrik kesintisi en fazla Telekom'a yarıyor."
Doğru.
Vatandaş sarıldıkça sarılıyor telefona..
Aradıkça arıyor SETAŞ'ı..
Ve telsiz telefon satışları da düştükçe düşüyor.
Öyle ya elektrik kesilince telsiz telefondan haberleşme yapılamıyor.
Dolayısıyla 1985 model eski telefonlar depolardan çoktan çıkartılmış durumda.
Okurum bir noktanın daha altını çiziyor.
"Yetkililere bu sorunu defalarca iletmeme rağmen çözüm bulamadıkları için sizlerle paylaşmak istedim" diyor.
Doğru söze ne denir ki!
YAZ GELDİ SULAR AZALDI
Adapazarı ve özellikle de Arifiye İlçesi'ne bağlı bazı köyler, yazın gelmesini büyük bir üzüntü ile karşılıyorlar.
Nedeni ise musluklarından akan suların, oldukça cılızlaşması.
Yaz geldi mi, suların taziki ve miktarı o kadar çok azalıyor ki, bunu kullanabilmek mümkün olmuyor.
ADASU yetkililerine defalarca kez müracaat etmelerine rağmen, senelerdir bu soruna bir çözüm bulunamamış.
Aşağı ve Yukarı Kirazca köyleri bu yerlerden sadece bir kaçı.
Abalı su gurubundan ADASU kapsamına geçince, daha fazla bedel ödemeye başlayan köylüler, en azından daha kaliteli su hizmeti de almayı hak etmiyorlar mı?
Sayın ADASU Yetkilileri, Eğer ilgilenmek isterseniz, binlerce kişi bu sorunun çözümünün beklentisi içerisindeler.
GÜNÜN ATASÖZÜ
Bakmadan usta olunsaydı, kediler kasap olurdu.
Yazı Tarihi : 25 Haziran 2009 Perşembe