BİR YETKİLİ ARANIYOR!
BİR YETKİLİ ARANIYOR!
Biz Türk milletinin âdetidir,
Türkiye'de adettir.
Her fırsatta, her sokakta, her köşe başında, her mekânda, her an yetkililere seslenilir.
YETKİLİLER kim?
Kastedilen yetkilinin kim olduğunu aslında kimse de bilmiyor sanırım,
Örneğin:
Yolda çukur var, herkes yetkiliye sesleniyor
‘'bıktık yapın şu yolu''yetkili yok mu sesimi duyan? Kim o?
Kim bu işi yapmayı kendine yetki olarak görmek zorunda olan kişi?
Belediyemi? Hükümet mi? Kara yoları mı? Kim o?
Sokakta köpek ısırır, yetkililere kızarız
Kime ama? Belediyeye mi? Zabıtaya mı? Polise mi? Doktora mı?
Kime?
Esnaf müşterisi yok diye, yetkiliye seslenir
‘'bana müşteri bulun ne olur, sahip çıkın, aman çaresizim'' dercesine
Kim o yetkili?
Kamerayı gören herkes yetkililerden bir şeyler ister, her fırsatta,
Yetkililer, işsizim, hastayım, evsizim,
İsyan eder dururuz, yetkililer ilgilenmiyor diye,
Öyle bir hale geldik ki,
Mutfakta tüp bitti diye yetkili arayacağız yakında sokakta cezalandırmak için.
Bundan yıllar öncesinde böyle bir anlayış, böyle bir mantığı belki akıl alabilirdi ama
Bugünde, 21. y.y'da hala devleti
‘Eelinde koca bir sihirli değnekle gezen bir büyücü'' yada ‘'ak sakallı bir dede''sanmak gafleti anlaşılır gibi değil.
Bir imparatorluk değiliz ki, her işten sorumlu bir padişahımız yok ki,
Kızınca;''mendebur padişah''
Hoşumuza gidince;''padişahım çok yaşa'' diyelim.
Devlet denen şey, öyle mecazen duyduğumuz gibi bir devlet baba,
Eli her yere uzanan bir babayiğit değil neticede, doğaüstü bir güç, hiç değil.
Hani öyle her köşe başında bekleyen bir ‘'yetkili''si de yok, mevcut değil,
Adresi belli, usulü belli derdini anlatmanın.
Evet, ayağına gitmek de bazen pek işe yaramıyor bu devletin
Ama
Ne istediğini bilmez, ne söylediğini bilmez, çığırtkanlıkla da yetkili bulunmaz ki sokakta.
Dimi efendim?
Adam yıllardır dileniyor sokakta, yıllardır diyorum dikkatinizi çekerek,
Yetkililere kızıyor arsızca,
Açım, susuzum, çaresizim, okuma yazmam yok, 5 tane çocuğum var,
Yetkililer bir çare.
Pardon, 5 çocuk yaparken yetkili aradınız mı sormak için,
Siz ne dersiniz sayın yetkili 5 tane fazla değil mi?
Ya dilenmek zorunda kalırsam?
Beni duyar mısınız o zaman diye sordunuz mu?
Okuma yazma öğrenmek için hiçbir fırsat bulamadınız mı?
Evet, hayat herkese aynı davranmıyor olabilir.
Ama imkânsız diye bir şey yoktur şu dünyada,
En azından, yetkiliye seslenmekten daha imkânlıca seçenekler çıkar insanın karşısına.
İnsanın iki seçeneği var bence burada,
Ya ‘'Allah devletimize zeval vermesin'' diyeceğiz sesimizi duyan bir yetkili olursa, duyuramazsak ‘' devam edeceğiz yetkili arayışlarımıza!
Ya da devlet benden bizden oluşuyor,
Devleti devlet yapan biziz, kendimden istemek için kendime yatırım yapmalıyım deyip, bakacağız başımızın çaresine ki
‘'Her şeyi devletten bekleme kardeşim'' meşhur sözünü duyup ağlaşmak zorunda kalmayalım.
Yani:
Önce bağlayıp eşeğimizi sağlam kazığa, bir şey olursa hesap sormak lazım yetkililere…
KİM, NE DEMİŞ?
Selfridge demiş ki;
Hayır demek kolaydır çünkü evet denince yapılacak çok iş çıkacaktır.
Yazı Tarihi : 30 Haziran 2009 Salı