KARASU VE ÖZSU'NUN İÇLER ACISI HALİ!
KARASU VE ÖZSU'NUN İÇLER ACISI HALİ!
Bizden adam olmaz,
Türkiye burası her şey mümkün,
Yazık çok yazık, dersiniz ya
Akıl, sır ermez vurdumduymazlıklar karşısında.
İşte bu genellemeleri bile solda sıfır bırakan bir durum bu.
Rezilliğin ve kıymet bilmezliğin belgesi.
Hala neyi tartışıyoruz?
Hala Sakarya'nın geri kalmışlığından falan mı bahsediyoruz?
Sorularını da anlamsız kılan
Tartışıp durduğumuz birçok eksiğin sebepleri listesine,
Noktayı koyan bir durum.
Karasu,
Koskoca Türkiye'de belki de denize kıyısı olup da,
Bu kadar
Değerlendirilemeyen
Kıymeti bilinemeyen
Buram, buram turizm koktuğu ve turizmin göbeği olduğu halde,
Kaderine terk edilen tek yöre, tek ilçe
Hadi
‘'Bu duruma zaten hepimiz alışmışız'' diyip kendimizi avutalım
Ama
Orada belki de, doğru dürüst sayılı tatil mekânlarından biri olan
Özsu Tatil Köyü'nden gelen haber ve fotoğraflar insanın içini sızlatıyor.
Orada daha önce tatil yaptığımdan biliyorum ki,
Son derece iyi işletilen en azından temiz
Ve ailelerin kaldığı nezih bir ortamdı Özsu.
Güzel ve lezzetli yemekler yapılır,
İnsanlar geniş ve kullanışlı havuzunda serinlerdi.
Özsu şu anda tam anlamı ile bir harabe.
Terk edilmiş
Sanki üstünden buldozer geçip yıkmış.
Bir türlü çözülemeyen,
Bir türlü sahiplenilemeyen,
Kime ait olduğu bir türlü hukuki olarak netlik kazanamayan,
Bu tatil köyünden de olmuş bulunuyoruz maalesef.
Tam bize layık bir durum.
Yazıklar olsun!
Böyle bir yeri alıp daha yukarılara taşıyıp, marka yapmak varken,
Bu kazanç kapısını, turizm mekânını Karasu'ya sembol yapabilmek varken,
Kapısına kilit vurulmuş, mühürlenmiş, eşyaları kırılıp dökülmüş
Terk edilmiş berbat bir halde haberlere konu ediyoruz.
Ne büyükşehir,
Ne Karasu Belediyesi,
Ne Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği,
Ne de şehrin önde gelen işadamları,
Ne kanun, ne bürokrasi burayı kurtaramıyor anlaşılan.
Böylesi akıl almaz
Böylesi utanç sebebi
Böylesi ayıp bir durumu kim üstlenecek acaba bu şehirde?
Elbette ki hiç kimse
Bir Allah'ın kulu da çıkıp asla demeyecek ki ‘'bizim de hatamız var.''
Herkes eline kâğıtları alıp,
Kimsenin anlayamayacağı bir dilde konuşacak duracak.
O da belki.
Tabii bu zaman zarfında o güzelim tesisler çürüdükçe çürüyecek.
Biz de çaresiz ‘'yazıklar olsun'' demekten başka bir şeycik yapamayacağız.
Her zaman deriz;
‘'Şu hayatta bir ölüme çare yok''
Bunun ardına yıllardır çözülemeyen bu durumu, gönül rahatlığı ile ekleyebilirsiniz;
‘'Bu hayatta bi ölüme, bi özsu tesislerinin haline çare yok. ‘'
KİM, NE DEMİŞ?
Özdemir Asaf demiş ki;
Utanın kuşlar uçuyor, uçaklar düşüyor.
Yazı Tarihi : 01 Temmuz 2009 Çarşamba