SRT Medya Grup
ADAPOSTASI - Sakarya'nın bağımsız gazetesi
Anasayfa Spor Köşe Yazıları - Köşe Yazarları Günün Haberleri Haber Arşivi Künye İnsan Kaynakları İletişim Arama yapmak için tıklayın..
Seda KILIÇ Seda KILIÇ
skilic@srt.com.tr

‘Allah'tan, insanlara servis görevini yapma iznini aldık'

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
‘Allah'tan, insanlara servis
görevini yapma iznini aldık'

Kulak Burun Boğaz Uzmanı İzmirli: "Her bir mamulün servisi vardır. Allah bütün kainatı yaratmış. Bu kainatın sevk-idaresini ve üst düzeydeki gücünü insanlara vermiş. Biz de hekim olarak Allah'tan, insanlara servis görevini yapma iznini almış kişileriz." dedi.

Adını sık duyduğum ve belki de karşılaştığımız fakat tanışmaya ve konuşmaya fırsatım olmadığı Cevdet İzmirli ile röportajda bir araya geldik. İnanılmaz içten, samimi ve candan biri. Tüm sorularıma içtenlikte cevap verdi. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Cevdet İzmirli ile Sakarya'daki sağlık sorunlarından kendisine kadar birçok konuyu konuştuk.

CEVDET İZMİRLİ KİMDİR?

Cevdet İzmirli, 3.1.1954 yılında o zamanlar Merkeze bağlı Çaykışla Köyü'nde doğdu. 4 kardeşin en küçüğü. İlkokulu Çaykışla ilkokulunda okudu. Ali Dilmen Orta Okulu ve Ali Dilmen Lisesi'ni bitirdi. Ali Dilmen Lisesi'nin ilk mezunları arasında yer alan İzmirli, aynı zamanda lisenin tıp fakültesini kazanan ilk öğrencisi oldu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirerek, Diyarbakır'ın merkeze bağlı ve merkeze 70 kilometre uzaklıkta olan Küçükören merkez köy sağlık ocağında göreve başladı.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalında yaptığı Kulak Burun Boğaz ihtisası sonrasında askerliğini İskenderun Deniz Hastanesi'nde tamamladı. 1989 yılında Sakarya Devlet Hastanesi'nde Kulak Burun Boğaz Uzmanı olarak ataması yapılan İzmirli, 1992 yılında hastanenin başhekimlik görevini aldı.
1997 yılında başhekimlik görevini bırakarak aynı hastanede Kulak Burun Boğaz Uzmanı olarak görevine devam etti. 15 temmuz itibariyle emekliye ayrılacak olan İzmirli, Adatıp Hastanesi'nde Kulak Burun Boğaz Uzmanı olarak Sakarya halkına hizmetine devam edecek. Evli ve 2 kız çocuğu babası olan İzmirli'nin 2 yaşında bir torunu var.

Sakarya'da tanınan, sevilen birisiniz…

Beni ilk yetiştiren, devlete ve topluma sunan yer burası, Sakarya. Kendim de Sakaryalıyım. Tüm Sakarya halkını, eşit düzeyde kendi ailem gibi görmekteyim. Bütün enerjimi, bütün birikimlerimi samimiyetle ve yaptığım her işe yüreğimi koyarak, sevecenliğimi hiç bırakmamak kaydıyla hizmet etmeye özen gösterdim. Bu hizmetlerimin hepsini sağ olsun Sakarya halkı özümledi.
Bu özümlemenin sonucunda Sakarya halkının, benim yaptıklarıma, sevgiyle ve samimiyetle ilgi göstererek karşılık vermiş olduklarını görüyorum. Kul sevinsin diye değil, Allah sevinsin, bilsin diye yaklaşım gösterdim; ama sonunda görülüyor ki kul da seviniyor. Allah ayette; ‘Siz hizmetlerinizi benim rızam için yapın. Toplum sizi unutabilir; ama ben unutmam.' diyor. Hepsine de şahidim, hepsinin tek tek kerametlerini gördüm.

İnançlı birisiniz…

Çookk… Çok inançlıyım. Bunu özellikle söyleyebilirim.

Devlet Hastanesi'nden emekli olup, Adatıp Hastanesi'nde göreve başlayacaksınız…

Kamu hastanesinde uzun yıllar görev yaptım. Çok üst düzeyde birikimlerim, deneyimlerim, mesleki tecrübelerim ve kişisel olgunluklarım var. Adatıp Hastanesi'nde bu birikimlerimi toplumun istifade etmesine sunacağım.

‘SAĞLIK HİZMETLERİ ÇOK KÖTÜYDÜ'

‘1989 yılında güneydoğu illerinden Sakarya'ya geldiğimde oradaki hizmetleri gördüğüm için şok geçirmiştim. Sakarya sağlık hizmetleri yönünden Diyarbakır'ın çok gerisindeydi.'

Sizce Sakarya'daki en önemli sağlık sorunu nedir?

1989 yılında güneydoğu illerinden Sakarya'ya geldiğimde oradaki hizmetleri gördüğüm için şok geçirmiştim. Sakarya sağlık hizmetleri yönünden Diyarbakır'ın çok gerisindeydi. Anlatacaklarım kaleme sığmaz.

Hangi açıdan kötüydü, örnek verir misiniz?

1-Doktor-hekim sayısı. 2-Sağlık personeli sayısı. 3-Yardımcı hizmet sayısı. 4-Hastanenin fiziksel ve teknolojik şartları bakımından oldukça kötüydü. 1992 yılında bana baştabiplik görevi verildi, ben hiç istemememe rağmen. Bu Allah'ın lütfüydü.

Neden istemiyordunuz?

Benim böyle bir talebim olmamıştı. Biraz daha birikim oluşturmak, çevremi biraz daha geliştirmek istiyordum. Bu görev bana verildiği zaman artık görevden kaçılmaz düşüncesiyle görevi aldım.

Sağlık sorunlarından devam edersek…

Tek bir cümleyle hastanenin konumunu söyleyeceğim; yemekhanedeki bakır kazanların artık kalaylanacak durumu dahi kalmamıştı. Hem hizmet veren hem de hizmet alanların her an zehirlenme ihtimali vardı. Ameliyathanenin narkoz cihazları her an hata çıkaracak durumdaydı ve hata yapmış düzeyde bir teknoloji vardı elimde. Hastanede hizmet verenlerin daha sağlıklı bir ortamda hizmet vermesi için derhal halkla bütünleşerek, devlet halk bütünlüğünü ortaya koyarak hastanenin bütün iç hizmetini, iç teknolojisini, yemekhanesinden ameliyathanesine kadar düzenledik.
Tüm bunları güven verici noktaya getirdim. Hastanenin fiziki görünümü için yine halkla bütünleştik. Onu da güven verici noktaya taşıdık. 1994 yılında zamanın Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna 25 tane tomografi cihazı alındığını, bunları Türkiye'nin büyük hastanelerine dağıtacaklarını söylemişti. Bu hastaneler arasında biz yoktuk. O yılların bakanı olan Mehmet Gölhan beyi arayarak bize niye tomografi verilmediğini sordum. Kendisi bana, Bakan Aktuna'nın söylediği gibi tomografilerin Türkiye'nin büyük hastanelerine gönderileceğini ifade etti.
Bende, Türkiye'nin en büyük hastanesinin zamanın başbakanı olan Süleyman Demirel'in ili olan Isparta olduğunu söyledim. ‘Sizde Demirel'in genel başkan yardımcısısınız. Bizim hastanemiz de ikinci büyük hastane." dedim. Bunun üzerine bana ‘haklısın' dedi ve Rize'ye giden tomografi bize geldi. Tomografi cihazı şu anda hala kullanılıyor. Bunlar yetmedi tabi… Sakarya'da küçük bir örgütlenme yoluna gidilerek Orman İşletmesi'nin, Sakarya Devlet Hastanesi'ne alınmasını ve o bölgeye Sakarya Sağlık Eğitim kompleksi kurulması için mücadeleye başladım.
1994 yılında Eğitim ve Araştırma Hastanesi olması için müracaatımı yaptım. 1995 yılında Sağlık Bakanlığı Eğitim Dairesi akademik düzeyde oluşturduğu 7 kişilik bir komisyonla Sakarya'ya teşrif ettiler. Kendilerine vermiş olduğum brifingle Sakarya'da Eğitim Araştırma Hastanesi kurulmasını tam sayıyla kabul ettiler; ama Sakarya'daki hastanenin fiziki yapısının değişmesi kaydıyla dediler ve 3 yıl sonra Korucuk Devlet Hastanesi'nin açılmasıyla Sakarya Devlet Hastanesi'nin fiziki yapısı değişmiş oldu. Sakarya'ya Eğitim Araştırma Hastanesi verilmiş oldu.
Şu anda Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi doğmuştur. Başarıya ulaşacağına inancım tamdır. Yalnız aceleci olmayalım. Şu anda gördüğüm çok iyi, çok yetenekli ve çok değerli akademik kadro görevi en iyi bir şekilde götürmektedir. Bu akademik kadronun daha başarılı olmaları için ne gerekiyorsa kendilerinin yanında olacağım; hem onların başarılı olmaları hem de Sakarya halkının çok düzeyli ve güzel hizmet alması için. Sakarya halkının her şeyin güzeline ve her şeyin en iyisine layık olduğuna inancım tam.
Sakarya'da Eğitim Araştırma için yapılması planlanan, benim de düşünmüş olduğum ve şu anda gerçekleşmekte olan Orman İşletmesi'nin bulunduğu bölge bu konuma çok uygun. Bence oraya yapılacak olan hastanenin 400 yataklı yerine 600 yataklı olarak planlanması Sakarya'nın geleceği ve gelişimi açısından çok faydalı olur inancındayım. Israrla söylediğim Sakarya Doğum ve Çocuk Hastanesi'nin bulunduğu fiziki konum itibariyle yerinin uygun olmadığını ve hizmetin orada istenilen nitelikte olmadığı inancındayım.
Bu düşüncemi ben 1995 yılından beri tekrar etmekteyim. 2009 yılında Sayın Sağlık Bakanımız Recep Aktağ'ın Sakarya ziyareti sırasında Akyazı Devlet Hastanesi açılışında, Doğum ve Çocuk Hastanesi'nin bulunduğu yerin dar ve gelişmeye müsait olmadığını kendisi tekrar etmiş ve yeni yer bulmaları talimatını vermiştir. Sevindirici olaylardan bir tanesi de Sakarya Üniversitesi Rektörü Mehmet Durman ve ekibinin Sakarya'da tıp fakültesi kurmak için teşebbüsleridir.
Sakarya'da sağlık hizmetleri bir kat daha artmıştır. Sakarya'nın gelecekteki sağlık hizmetlerinin çok üst düzeyde olacağına bu yukarıdaki bilgilerimin ışığında inancım tam. Yalnız Sakaryalı olarak hizmetlere destek çıkalım. Eksiklikleri hep birlikte sükunetle halledelim. Sabırlı olalım. Gelecek nesil Sakarya'da çok iyi sağlık hizmeti alacak kanaatindeyim. Bizim büyüklerimiz bu konuda çok sıkıntılar çekmişlerdir; ama gelecek nesil bunu çekmeyecek inşallah.

Sigara ve nargile yasağı için ne düşünüyorsunuz? Önce siz kullanıyor musunuz, onu sorayım…

Ben sigara ve alkol gibi alışkanlıklarla hayatımın hiçbir döneminde beraber olmadım. Kendimi bir kere şanslı hissediyorum. Mesleğimde sigara ile ilgili yaşadığım bir anımı anlatmak istiyorum; 65 yaşında erkek bir hastam bölge olarak da Geyve'de oturmakta. Bana boğazıyla ilgili rahatsızlığı dolayı müracaat etti. Kendisinin, yaptığım muayenede boğaz kanseri olduğunu gördüm. Kendisine sigara içip içmediğini sorduğumda sigara kullanmadığını ifade etti.
Çok detaylı sorgulamam sonucunda daha önceki yıllarda kendisinin bir kamyonu olduğunu ve bu kamyonda muavinlik yapıp, şoförüyle birlikte mal taşıyıp para kazandığını söyledi. Hastam, şoförünün sigara içtiğini belirterek, 15 yıl sigara içen şoförle birlikte kamyonda çalıştığını kaydetti. Hastam, pasif içicilikten kanser olmuş. Pasif içici olarak kanser olduğunu bizzat teşhis ettim. Bu anım, toplu yerlerde sigara ve nargile yasağının ne kadar doğru olduğunun bir katını olduğunu gösteriyor.
Sigara boğaz kanseri yapması ile birlikte damarların dümenlerini bozarak, damarda kanın akışını engelleyerek kalp, damar hastalıklarını artıyor. Sigara ayrıca akciğer kanserlerinin en büyük nedeni. Bunun için sigara en büyük düşmandır. Dost diye görünüp insanların hem sağlıklarını hem de ekonomilerini en çok sömüren düşmandır. Sigara, içenlerin cilt güzelliğini de net olarak bozmakta.

Tam gün yasasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tam gün yasasının getirileriyle birlikte götürüleri de mevcut. Uygulamadaki bazı aksaklıkları giderilirse -ki ben giderileceğine inanıyorum- herhalde halkımız için iyi olur kanaatindeyim.

Branşınızla ilgili olarak bademcik, horlama ve sinüzit büyük sağlık sorunları arasında. Bu hastalıkların nedenleri, tedavileri ve önlemleri için neler söylersiniz?

Kulak Burun Boğaz hastalıklarında çocuklarda en sık rastlanan; bademcik, orta kulak iltihaplanmaları ve işitme kayıpları olarak sıralanabilir. Bademcik iltihaplarının nedenleri arasında daha çok, ailelerin bakımları ve itinalı yaklaşımları ile birlikte çocukların burunlarının tıkanması, ağız solunumu yapması, burnu solunumda az kullanması var. Bu söylediklerimiz doğrultusunda çocuklarda bademcik, geniz ve sinüzit iltihaplanmaları çok üst seviyede görülmekte.
Bunlar zamanında ve yeterli bir şekilde tedavi edilmediği zaman çok faydalı olan ama zararlı noktaya gelmiş olan bademcik ameliyatına gerek kalmaktadır. Zamanında yapılan yeterli tedaviler bu ameliyatlara gereksim kalmadan çocukların büyümesine neden olacaktır. Gelişmişlerde de sinüzit rahatsızlıkları, burun problemleri, burnu solunumda yeterli kullanmama durumunda; boğaz iltihapları, akciğer, bronşit gibi nedenlere sebep olur. Burun çok önemli bir fonksiyon kaynağı.
Burnumuzdan aldığımız solunum havası oksijen yüzde 80 kana karışmaktadır. Eğer burun problemi olursa ağzımızla yapacağımız solunumdaki oksijenin kana karışma oranı yüzde 40. Bu ne demek; insan aldığı oksijenin yüzde 40'ıyla yetinmeye çalışıyor. Bu da beyin fonksiyonunun kalp üzerine etki ederek daha fazla oksijen vermesini emir buyurmakta. O da bu eksikliği telafi etmek için çok çalışmakta ve erken yaşlarda astım ve kalp yetmezliği rahatsızlığı teşekkül etmekte. Bu da burun ve boğazın vücut fonksiyonları üstündeki önemini çok kısa bir şekilde anlatmaktadır.
Çocuklardaki işitme kayıplarında erken ve yeterli tıbbi tedavi zamanında yapılırsa ameliyat yapılmadan bu konu da geliştirilmiş olmaktadır. Bekletilmesi daha büyük sakıncalara neden olur. Yukarıda bahsettiğimiz gibi solunuma etkili olan unsurlar horlamaya neden olmaktadır. Horlama da bir çeşit ağız solunumudur. Ağız solunumunun da zararlı etkisini yukarıda anlatmıştım. Horlayan insan oksijeni yetersiz olan insandır. Horlamaya neden olan ikinci unsunlar ise çok fazla yemek yemek, alkol, sigaradır. Üçüncü neden de fazla kilo. Yani obez olmak. Horlamanın nedeni belli olduktan sonra, nedenler ortadan kaldırıldıktan sonra horlama kaybedilebilmekte.

Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?

Boş zamanlarımda daha çok kitap okumayı, bundan kalan zamanlarımda da eş dost ziyaretleri yapmayı tercih ediyorum. Ziyaretleri hiç ihmal etmem. Evimde kurmuş olduğum spor kompleksim var. Bol bol spor yaparım.

Doktorluk mesleğinin zorlukları neler?

Hekimlik mesleği çok stresli, çok ağır ve çok özveri isteyen bir meslektir. Bunu özveriyle, sabırla, sevecen bir şekilde ve her yaptığınız her işi özümleyerek yani yüreğinizi koyarak yaptığınız zaman sonradan gelen sonuçlar, bu çok stres ve ağırlık sizi hafifletilmiş bir noktaya getiriyor. Evinizde bir hastanızla meşgul olsanız çok yorulursunuz, çaresiz kalırsınız; ama biz her gün hastanedeyiz, her gün hastalarla beraberiz. Çok mutluyuz. Gitmediğim zaman yorgun düşüyorum. Mesleğimi çok seviyorum. Mesleğimin önemi ve özetini şöyle belirtmek istiyorum; her bir mamulün yani televizyonun, buzdolabının veya arabaların bir servisi vardır.
Allah bütün kainatı yaratmış. Bu kainatın sevk idaresini ve üst düzeydeki gücünü insanlara vermiş. Biz de hekim olarak Allah'tan insanlara servis görevini yapma iznini almış kişileriz. Nasıl ki servis görevini yapmazsa onun üst düzeyde sorumluluğu mevcutsa, bizim sorumluluğumuz da direkt Allah'adır. Mesleğimi 28 yıldır bu düzeyde değerlendirdim. Bundan dolayı da bana verilmiş bu görevin anlamını çok iyi bildiğim için çok mutluyum. Eksik hatalarımız varsa Allah onları da affetsin.

Hastalardan beklentileriniz nedir?

Hasta demek sorunu mevcut olan demektir. Sorunu mevcut olanların karşısında ne kadar sabırlı olunursa o kadar iyi olur. Yukarıda bahsettiğim gibi işin ağırlık noktası burası; fakat herkesin kendisindeki konu kendisini ilgilendiriyor. Biz günde 80-100 hastayla karşılıklı diyalog içinde ona şifa arama noktasındayız.
Hastalar da biraz daha hekimlerin çalışma düzeyini anlayışla karşılayıp, biraz da onlar sabırlı olursa, aslında olacakları hizmet kalitesi yükselir. Çünkü her kişi her olaya aynı düzeyde cevap vermez. Şöyle tarif edeyim; herkesin ağrı eşiği çok değişiktir.
Bu insanların da karşılıklı sabır düzeyi de değişik. Bu da hekimlerin daha çok yorulmalarına neden olmakta. Bir tane hekimin çalışma düzeyini bozucu bir hareket diğer hastalara da yaklaşım düzeyinde sıkıntılara neden olmakta. Bu da o günkü çalışma kalitesini düşürmekte. Karşılıklı diyalog bu düzeyi arttırır düşüncesindeyim.

Son olarak sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bana zaman harcadınız, imkan verdiniz, geçmişimi, 28 yıllık devlet memurluğumu ve bundan sonraki çalışmalarımı, amaçlarımı anlatarak Sakaryalı hemşerilerime duyurma fırsatı verdiğin için Seda ben sana çok teşekkür ediyorum. Sen de bana verdiğin bu emeğin için hakkını helal et. Ayrıca bu vesileyle tüm Sakaryalılara candan, yürekten saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum. Her zaman onların hizmeti için emirlerini beklerim.

‘Umre'de hastamla karşılaştım'

Meslekte ilginç bir anınız var mı?

‘Umre'ye gittiğimde Türk olan bir otel müdürü beni ‘hocam hoş geldin' diye karşıladı. Nereden tanıştığımızı sorduğumda bana, 17 yıl önceki hastam olduğunu söyledi'

6 Haziranda Umre'ye gittiğimde ilk varış yerimiz Medine oldu. Medine'de kaldığımız otelin müdürünün Türk olduğu söylendi. Müdürün yanına çay içmeye gittiğimizde bana ‘hocam hoş geldin' dedi. Ben de nereden tanıştığımızı sordum. Bana 17 yıl önce kulağındaki bir rahatsızlığından dolayı tedavi olmak için Sakarya'da bana geldiğini ve çok mutlu olduğunu söyledi.
Bende benim hizmetlerimin benden önce Rasulullah Efendimizin yanına gelmiş olduğunu görünce çok mutlu oldum. Yaptığım işin ne kadar kıymet ve değerli olduğunu her zaman bildiğim gibi yine de gördüm. Anılarımın en güzeli hizmeti verdikten sonra karşılığını aldığımız güzel tablolar.
Yazı Tarihi : 06 Temmuz 2009 Pazartesi
SRT Canlı Yayın İzlemek İçin Tıklayın SRT Canlı Radyo Dinlemek İçin Tıklayın
SRT İzlemek Çok Kolay
Spor Anasayfa
ADAPOSTASI
Memleketim TV
Yuxek Internet Teknolojileri - Web Tasarım - Programlama
Mazlum çikolata, şekerleme, lokum, kutu çikolatalar, helva, bebek şekerleri, nikah şekerleri, mevlüt şekerleri, tanzim çiçekler Yerel Seçimler, AKP, MHP, DP, CHP Belediye Başkan Adayları, Millet Partisi, Yerel Haberler, Seçimler, 2011 Seçimleri, Seçim Adayları KOXP,GB,PREMIUM,CASH,SilkRoad SILK,GOLD,iSROBOT,CabalOnline,BiteFight,WarRock,Ogame,Clan Savaşları Knight Online, SilkRoad Online, Cabal Online, Hero Online, WarRocK, World of Warcraft, Red Stone, Global Mu Online, Eve Online, Sword of New World, Metin2, Ogame, KlanSavaşları, Bitefihgt, Gladiatus, Ikariem, Joymax, K2 Network, Premium, Silk, Oyun, MMORPG, Knight Online, Knight Online premium, Knight premium, bronze premium, silver premium, gold premium, knight cash, kesn, gb, goldbar, en ucuz, indirimli knight arena, K2 Network, Premium, Silk, Oyun, MMORPG, Knight Online, Knight Online premium, Knight premium, bronze premium, silver premium, gold premium, knight cash, kesn, gb, goldbar, en ucuz, indirimli knight arena Knight Online, Gold bar, Premium Üyelik, Silkroad, Metin2, Runes of Magicgoldbar,GB, dupe, koxp, item pazarı, patch 1526, premium üyelik, knight türkiye, türkiye knight sitesi, bedava kosp, 1526, Server, Status, Server Durumu, Patos, Carnac, Logos, kosp 1526, czcombo goldbar,GB, dupe, koxp, item pazarı, patch 1526, premium üyelik, knight türkiye, türkiye knight sitesi, bedava kosp, 1526, Server, Status, Server Durumu, Patos, Carnac, Logos, kosp 1526, czcombo 1526 Knight Online, SilkRoad, SRO, Eve Online, Eve, Rakion, GunBound, Savasim, Kal Online, Cabal Online, Ogame, bitefight, metaldamage, Hükümran Senfoni, GameSultan, Joymax, K2 Network, GeForge, Premium, Silk, Oyun, MMORPG havaifişek, balon, süsleme, patlayıcı, volcano,firework,firework,havaifisek, havai fisek LCD stand, LCD Sehpa, Plazma Sehpa, Televizyon Sehpa, TV Sehpa, TV Stand, LED TV Sehpa, LEd Tv Stand, Aluminyum Sehpe, Ahşap Sehpa, Bismot LCD Stand Asansörlü Vitrin Kasa, Katlanır Kasa, Kuyumcu Vitrini, Aşağı Katlanır Kasa, Asansörlü Kuyumcu Vitrini, Aşağı Komple Kasa, Kuyumcu, Vitrin, Güvenli Kasa, Yukarı Komple Kasa Farmtech, Yazar İmalat, Anahtar Teslim Çiftlik, Çiftlik Projesi, Sağmal İnek Barınağı, Genç Hayvan Barınağı, Doğumhane-Revir Barınağı,Açık Gezinme Alanları,Buzağı Kulubesi,Hayvan Yatakları,Durak Demirleri,Suluk,Kaşıntı Fırçası,Yemlik Kilidi,Havalandırma Fanı,Sıvı Ve Kompost Gübre Sistemi,Gübre Sıyırıcı,Gübre Çukuru,Sıvı Atık Çukuru,Silaj Çukuru,Kaba Yem Deposu,Süt Sağım Binası,Süt Sağım ve Sürü Yönetim Sistemleri,Süt Soğutma Tankı,Güvenlik Çiti,İdari Bina,Yem Karma Makinesi,Kepçe ve Kazıcı Yazar İmalat, araç koltukları ve poliüretan parçalarının tasarım, prototip, kalıp fikstür ve üretimi ARAÇ KOLTUKLARI toplu taşıma araçları, traktör, forklift, iş makinası ve çeşitli araçlar için sürücü ve yolcu koltukları POLİÜRETAN PARÇALAR taşıtların ısı, ses yalıtımı, iç trim malzemeleri ve koltuklarının poliüretandan mamül sünger ve integral parçaları Parkcomfort Bank ve Çöp Kovaları Otomatik İskele,Hareketli Cephe İskelesi, Cephe iskeleleri, Motorlu İskele, lift iskele TASARIM (CAD/CAM CATIA V5), MODEL VE PROTOTİP, KALIP-FİKSTÜR TASARIMI VE İMALATI , YEM PARÇALAMA VE DAĞITMA MAKİNELERİ, SÖKÜLÜR TAKILIR KEPÇE , PALETLİ YÜRÜYÜŞ SİSTEMLERİ, SAÇ METAL PARÇA İMALATLARI, ELEKTROSTATİK VE YAŞ BOYA UYGULAMALARI Tanıtım, Çadır, Organizasyon, Balo, Event Company, Halkla ilişkiler, Fuar Organizasyon, Davet Organizasyon, Düğün Organizasyon, Yılbaşı Balosu, Aile Pikniği, Aile Günü, Kurumsal Organizasyon Diji-Art Reklam Ajansı
FG Medya Tanıtım, Organizasyon, AKM Reklam, Sinema Reklam, Led Reklam, Ledvizyon, Sinema, Açık Hava Reklam
Web Tasarım, E-Ticaret, Mobil Yazılım, Cep Telefon Yazılımı, Windows Mobile Uygulama