Psikolojik savaş
Psikolojik savaş
İlk kez evinde sahne alan Sakaryaspor'lu gençler adeta kendileriyle savaş verdi. Kahraman olmak için sahne almışlardı. Nitekim taraftar ateşi ve genç yürekleriyle mücadeleye çok hızlı başladılar. Pozisyon üretmek ve gol için rakip kalede daha ilk dakikalarda baskı kurdu. Ardından 3 kez üst üste serbest vuruş kazanıldı. Tehlikeli bölgede kazanılan serbest vuruşlarda 2 Mustafa Sevgi, 1'de Levent Demiray kaleciyi geçemediler. Bunlardan birisi kaleyi geçmedi. Ya olsaydı ya tutsaydı. Ama maalesef beklenen ve düğümü çözecek olan o gol gelmedi. Durum böyle olunca stres de başladı. Şans da bir anda rakibin eline geçmeye başladı. Futbolda bir şeyler kötüye gitmeye başladığında şansta uçuyor. Gençler hem kendileriyle hem taraftar hem de rakipleriyle psikolojik savaş vermeye başladı. Çeyrek pozisyon bile denilmeyecek orta alandan uzun top bir anda filelerle buluştu ki kimse bu golü ne gördü ne de anlayabildi. Bir anda genç yürekler ve umutlar yerle bir oldu. İlk kez forma giyen ve taraftarının önüne geçen bu genç yürekler bu heyecanı kaldırmayla mücadele verirken birde makus talihiyle mücadele içine girdi derken 2. şok gol çok geçmedi ve geldi. Kaleci Erol Tırpan ve yapılan inanılmaz kötü baraj hatayla buluşunca gol kaçınılmaz oldu. Kaleci Erol resmen frikiki seyretti. Bu golde yenir mi be dedirtirken, ilk yarı düdüğü yetişti. İkinci 45 dakikaya maçın ilk anları gibi hızlı başladı bu defa gol erken geldi. Mustafa Sevgi, kişisel becerisiyle ceza alanı dışından düzgün vuruşuyla fileleri havalandırdı ve umutları bir kez daha yeşertti. Maçın orta hakemi frikikleri yaklaşık 5'er dakikada kullandırmasına da anlama veremedim. Isıyan maçı soğutarak rakibin istediği telden çaldı. İkili pozisyonlarda avantajı konuk ekipten yana kullanırken, adeta Sakaryaspor'u kartlarıyla ezdi. İkinci gol aramaya çalışan Sakaryaspor'u belki de durduruyordu. Taraftarında sabrı ve inancıda yavaş yavaş erirken, gençlerine son ana kadar sahip çıkarak ateşlemek istedi. Psikolojik savaşaı andıran bu engamede gençler 90 dakika özveriyle mücadelesinin karşılığını alamadı ve ilk kez evlerinde, seyircisinin önündeki bu savaşı kaybediyordu. Ama kaybeden onlar değil, taraftar ve yönetimdi.
Yazı Tarihi : 07 Eylül 2009 Pazartesi