ENGELLİLER NE DİYOR?
ENGELLİLER NE DİYOR?
Bugün sizlerle farklı bir konuyu paylaşmak istiyorum.
Hepimizin büyük bir ilgi göstermesi gereken bir konu bu.
Engelli vatandaşlarımız ile alakalı.
Bu bana gelen bir elektronik posta.
Konuyla ilgili yaptığımız geniş haberin ardından bir yorum ve değerlendirme.
Umuyorum sabırla ve ayrıntılı bir şekilde okursunuz.
Sayın Gürkan Kılıç
Biz Engeliler ile ilgili haberi tam sayfa olarak vermenizden olağan üstü sevinç duyduk. Sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır. Sizin bu haberinize çeşitli makamlardan yalanlamalar yada size karşı suçlamalar gelecektir. Bu haber ve yaşananlar ile ilgili kısa bir bilgi aktarmak istedik. Sizi onların karşısında mahcup etmeyeceğimizi, yaşananlarla ilgili mutlak belgemiz ve hakarete uğramış olan annelerimiz vardır. Bu belge ve insanlarımız her zaman emrinizde olduğunu bilmenizi isteriz.
Özürlü Bireyin Eğitim Hakları Nelerdir ?
Özürlü bireyler temel eğitim ilkeleri doğrultusunda genel eğitim, özel eğitim ve mesleki eğitim görme haklarını kullanabilmektedirler.5378 sayılı Özürlüler Kanunu'nun 15. Maddesinde "Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim alması engellenemez. Özürlü çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve özürlü olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır." ibaresi yer almaktadır.
Özel Eğitim Hizmetlerinin Yasal Dayanağı Özel eğitim hizmetleri 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 31.05.2006 tarih ve 26184 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği" nde belirtilen esaslardır..
573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun hükmünde Kararnamenin
3 maddesinin b) "Özel eğitim", özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların özür ve özeliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitimi, ifade etmektedir.
Özel Eğitimin Temel İlkeleri bölümünde
Madde 4-Türk Millî Eğitimini düzenleyen genel esaslar doğrultusunda özel eğitimle ilgili temel ilkeler şunlardır:
a) Özel eğitim gerektiren tüm bireyler, ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılır.
b) Özel eğitime erken başlamak esastır.
c) Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan plânlanır ve yürütülür.
d) Özel eğitim gerektiren bireylerin, eğitsel performansları dikkate alınarak, amaç, muhteva ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak diğer bireylerle birlikte eğitilmelerine öncelik verilir.
e) Özel eğitim gerektiren bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için her türlü rehabilitasyonlarını sağlayacak kurum ve kuruluşlarla iş birliği
f) Özel eğitim gerektiren bireyler için bireyselleştirilmiş eğitim plânı geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması esastır
g) Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireylerin örgütlerinin görüşlerine önem verilir.
h) Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireylerin toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde plânlanır.
Tanılama-Değerlendirme-Yerleştirme bölümünde ise
Özel Eğitim Desteği
Madde 14- Özel eğitim gerektiren bireylere, her tür ve kademedeki eğitim ortamlarında devam ettiği eğitim programlarının amaçlarını gerçekleştirmek üzere özel eğitim desteği verilir. Bu amaçla bireysel ve grupla eğitim imkânları sağlanır. Herhangi bir eğitim kurumuna devam edecek durumda olmayan zorunlu eğitim çağındaki özel eğitim gerektiren bireylere yetersizlikten etkilenme düzeyine bakılmaksızın temel yaşam becerilerini geliştirme ve öğrenme ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik eğitim programları uygulanır.
Rehberlik ve Araştırma Merkezleri
Madde 21-Rehberlik ve araştırma merkezleri, eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesine ilişkin gerekli her türlü çalışmaların yanı sıra özel eğitim gerektiren bireyleri de tanılamada belirtildiği şekilde inceler, tanılar, yerleştirilebilecekleri en uygun eğitim ortamını önerir ve bu bireylere rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri sunar. Denmektedir
1.7.2005 tarihine çıkan 3578 sayılı Özürlüler Kanunu Eksiklerine rağmen bir çok sorunumuza çare olmuş, en çok eğitim ile ilgili maddeler ve yönetmelikler çocuklarımızı dışarı çıkarma ve toplumla uyumlu birey olması yönünde önemli katkılar sağlamıştır. Bu Anayasa, Bu Kanunlar ve yönetmelikler aynen yürürlükte iken birden durum değişmiş (Yaklaşık 7-8 ay) eğitim sorunlarımıza çözüm bulamamış, ilgililere sorunlarımızı anlattığımızda bugün yarın çözülecek diye oyalandık. Bıçak dayandığı yerde feryat ettik.
31.05.2006 tarih ve 26184 sayılı Yönetmelik bazı yerlerde anlaşılamadığından genel müdürlük Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 04/01/2007 tarih ve B.08.0.ÖRG.0.20.02.01-426/10 sayılı yazısı ile Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunun eğitsel tanı ve değerlendirmelerde , sağlık kurulunca belirlenen özürlülük durumunu ve özürlülük oranını, test ya da teyit etmek veya onaylamak gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Özür ile özür düzeyi ve oranı ne olursa olsun, kurum veya aile kaynaklı eğitsel değerlendirme ve tanılama başvuruları, bireyin özrü de dahil özellikleri ve durumuna göre mevcut şartlarda; özel eğitim önerileri, önlemleri ve gerekli özel eğitim desteğini ortaya çıkarmak üzere ele alınıp sonuçlandırılacaktır. Bunun için değerlendirmeleri destekleyici her türlü kurumsal ve aile kaynaklı bilgi ve belgelerden yararlanılabilinir. Eğitsel tanılama ve değerlendirmede; tıbbî tanılama ve sağlık kurulu raporlarının, duruma göre dikkate alınacağı ve gerektiğinde isteneceği ifade edilmektedir. Denmesine rağmen
Sağlık Kurulu Raporlarımız bir memur tarafından başvuru sırasında istenmekte, olmadığı zaman tarafımıza randevu bile verilmeyerek başvurumuz kabul edilmemektedir.
Eğitsel tanılama ve değerlendirme başvuruları bir ön değerlendirmeye tabi tutularak durumu uygun, tıbbi tanısı net şekilde belirlenmiş bedensel engelliler ile yaş ve diğer özellikler olarak rehberlik ve araştırma merkezinde mevcut test ve ölçme uygulamaları dışında kalan değerlendirme ve tanılama talepleri, olabildiğince başvuru sırasında karşılanacak veya randevuları, ayrıntılı test uygulamaları kapsamı dışında organize edilerek gereksiz beklemelere fırsat verilmeyecektir. Denmesine rağmen; Sadece bedensel engeli olan bireye bile Uygulanmamakta ve mağdur edilmekteyiz.
Eğitsel ve tıbbî tanısı bulunup yenileme hâlindeki vakalar, ilk başvuru gibi ele alınmayabilir. Durumları itibariyle, bireyin eğitsel ve gelişimsel sürecine ilişkin her türlü rapor, karar ve kayıtları ile mevcut durumuna ilişkin gözlem ve bilgilere göre de değerlendirme yapılarak rapor ve kararları hemen verilebileceği gibi, durumundaki herhangi bir değişime göre yeniden eğitsel tanılama ve değerlendirme de yapılabilir. Yazıda Denmesine rağmen, Hemen hemen her başvura ilk başvuru gibi işlem görmekteyiz. Bu da zaman, kaybının dışında maddi ve manevi kayıplarımıza neden olmaktadır.
T.C M.E.B REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ
Madde 5- Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki ilkeler esas alınır: d) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinde insana saygı esastır.
g) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinde bireysel farklılıklara saygı esastır.
h) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yürütülmesinde hem bireye hem de topluma karşı sorumluluk söz konusudur.
ı) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yürütülmesinde bilimsellik esastır. Denmesine resmen: Kuruma gittiğimizde AŞAGILANIYORUZ!!!
Evet dün ile bugün arasında ki fark ne?
Bizde bu sorunun yanıtı yok, yada nasıl olsa bunlar engelli bunlara eğitim layık değil, versek ne olacak mı deniyor bize,
Geçtiğimiz yıl da Kanada Uygulama Okuluna giden Örgenci geçtiğimiz yıl Rehabilitasyon merkezlerinden destek alırken ne oluyor da bu yıl aynı örgenci alamıyor.
Kaynaştırma örgencilerine geçen yıl Özel Eğitim Destek eğitimi yazılırken bu yıl destek eğitimi yazılmıyor.
Sakarya'da Alt yapı mı değişti de biz babaların annelerin. Kaynaştırma Okulları, Sınıfları Hazırlandı da, (25 kişilik sınıflar) bizim haberimiz yok.
Saygılarımızla,
Ferruh Kaledibi, Hülya Özçelik, Selim Özen
Yazı Tarihi : 03 Ağustos 2008 Pazar