SAKARYA'NIN EN GÜÇLÜ MEDYA GRUBU SRT
SAKARYA'NIN EN GÜÇLÜ MEDYA GRUBU SRT
SRT Medya Grubu Program Müdürü Sevda Duman: "En kaliteli programlar SRT'de; ama Türkiye'de en iyi yerel televizyon, en iyi yerel medya kuruluşu olmak kesinlikle en büyük hedefimiz." dedi.
Bu hafta SRT Medya Grubu Program Müdürü Sevda Duman ve Teknik Müdür Ufuk Duman ile sohbet ettik. SRT'nin başarısı ve yeni yayın dönemi konulu sohbetimizde en çok merak edilen ‘SRT'yi nasıl izleyebiliriz?' sorusunun cevabını da bulacaksınız. Sakarya'daki en güçlü medya grubu olan SRT'nin gelecekteki hedefleri de bu röportajda…
Sevda Hanım sizi tanıyabilir miyiz?
10 yıldan beri SRT Medya Grubu'nda çalışıyorum. 2000 yılında Kent TV'deki çalışma arkadaşlarımızla birlikte SRT'ye geçtik ve o günden bugüne SRT Medya Grubu'nda program müdürü olarak çalışıyorum. Aynı zamanda da Adapostası Gazetesi'nde yazıcıyım. Köşe yazarıyım demek bana çok abartılı bir terim olarak geliyor. Çünkü köşe yazarlığı öyle hemen olunabilecek bir şey değil. Gözümüzün gördüğünce, aklımızın aldığınca günlük olaylar hakkında yada etrafımızda dönen gündem hakkında yorumlarda bulunmaya çalışıyoruz. Naçizane… Köşe yazarı olmak için bence halk tabiriyle daha 10 fırın ekmek yemek lazım diye düşünüyorum.
Bize biraz SRT'den bahsederseniz, neler söylersiniz?
SRT 16 yıllık bir geçmişe sahip köklü bir medya kuruluşu. Bünyesinde televizyon, Radyo Sakarya ve Adapostası Gazetesi var. Adapostası Gazetesi çok yeni ve genç bir gazete olmasına rağmen Sakarya'da lider ve en çok satan gazete. Aynı zamanda www.srt.com.tr, adapasotasi.com ve sakarya.tv var. Yani kesinlikle medya alanında çok etkili, çok köklü ve Sakarya'da en çok takip edilen, en etkili olan medya kuruluşu. 16 yılda SRT'de çok şey değişti. Zaten hizmet binamızla da bu ortada. Ben bunun tek bir sebebi olduğunu düşünüyorum, yönetim anlayışımızda bu yönde. Kesinlikle bağımsız olmak.
SRT Medya Grubu yönetim anlayışıyla bağımsız bir kuruluş olduğu için herkese aynı mesafede durmayı başardığı için çok demokratik bir yönetim anlayışı var. Bizlerde çalışanlar olarak bunu fazlasıyla yaşıyoruz. O yüzden SRT'nin her geçen daha da güçlenerek büyüdüğünü düşünüyorum. Buranın çalışanı olarak söylemiyorum bunu. Dışarıdan bir izleyici veya vatandaş gözüyle de baktığımda da bu böyle. İnşallah çok çok daha büyüyecek ve ileriye gidecek.
SRT'de geçmişten bugüne kadar yayını devam programlar var mı?
En büyük özelliğimiz bu. Yıllardır devam eden programlarımız var. Tabiî ki yeni programlarımız da var; ama yıllardır devam eden programlarımız çok ilgiyle izlendiği için, insanlardan o elektriği, tepkiyi aldığımız için kesinlikle devam ettiğimiz ve devam ettirmeyi düşündüğümüz programlar…Örneğin, Köyümüz Köylümüz. Daha Kent TV döneminde başlamış arkadaşlarımız yıllardır bunu SRT'de devam ettiriyorlar.
Köyümüz Köylümüz programının geniş bir izleyici kitlesi var değil mi?
Evet çok izleniyor. Sadece köylünün izlediği bir programda değil. Sakarya'nın ilçelerinde ve merkezinde oturan herkes izliyor. Çünkü, düşünsenize kendi şehrinizin doğasını görüyorsunuz, köyünüzü görüyorsunuz, insanlarını görüyorsunuz, veya bir yakınınızın, akrabanızın, arkadaşınızın yaşadığı, büyüdüğü yerleri görüyorsunuz. Çok iç içeyiz biz. Sakarya'daki insanların asla vazgeçmediği asla da vazgeçmek istemeyeceği bir program. Yıllardır da çok büyük beğeni ve ilgiyle izleniyor ki biz yeni programlar çekiyoruz sürekli. 15 yıllık belki daha fazla bir geçmişi var.
O kadar uzun mu?
Evet. Dönem dönem SRT'de farklı isimler altında yapıldı. Sakarya'nın hemen hemen gezilmemiş köyü kalmadı diye düşünüyorum. Tabi hiç gezilmemiş köylere de gidiyoruz; ama belirli aralıklarla daha önceki gidilmiş köylerimizi de geziyoruz. Aradaki gelişmişlik farkını, kültür farkını veya yaşam farkını da gözler önüne seriyoruz.
Programlardan devam edersek…
Örneğin Abdullah Yıldırım, yıllardır yarışma programları yapıyor. Bazen Trampa Şov, bazen Bil Kazan gibi farklı isimler adı altında yapıldı; ama yıllardır devam eden bir program. Yine siyaset ve sağlık programlarımız var. Yıllardır her pazartesi saat 18:00'de yayınlanır ve aynı izleyici kitlesine sahiptir. Çok da ilgi gören bir program. Yani Sağlıklı Yaşam olur, Önce Sağlık olur, her sene farklı isimler koyuyoruz; ama aynı formatta SRT'de mutlaka vardır. Bir Sporyum da aynı şekilde SRT ile özleşmiş bir program. Kesinlikle pazartesi akşamları sporseverlerin en çok izlediği program olduğunu düşünüyoruz.
Sakaryaspor zaten Sakarya için çok önemli…
Evet. Çok önemli. Tatangalar gibi bir de tutkulu aşıkları var. O yüzden Sporyum'da yıllar devam eden bir program.
Peki yeni programlardan bahsederseniz…
Bu sene yeni başlayan programlarımız kısa zamanda çok ilgi gördü. Çok da güzel olduğunu düşünüyoruz. Mesela, Çark Magazin… Hüseyin Cumalı yapıyor biliyorsunuz. Çok da başarılı ki kendisi aynı zamanda haberci. Çark Magazin yayınlanmaya başlayalı 5 hafta oldu; ama sanki 5 yıllık bir geçmişe sahip gibi çok ilgi gördü. Halkın gözüyle tabir edersek sokakta gördüğümüz herkes soruyor ve izliyor. Çark Magazin'i cumartesi günleri 21:00'da yayınlıyoruz. Pazar günleri de tekrarları yayınlanıyor. Tekrarları da aynı şekilde ilgi görüyor. İnsanlar ‘yayın saati ne zamandı?' diye telefon bile ediyorlar.
İnşallah uzun zaman devam ettirmeyi düşünüyoruz. Yarış Kazan başladı bu sene aynı zamanda. Carrefoursa ve SRT ortaklığıyla başladı. Yarışmacılar Adapostası ile katılıyorlar, SRT'de yarışıyorlar, Carrefoursa'la kazanıyorlar. Markette önceden belirlenmiş ürünleri buluyorlar. En çabuk bulan çeşitli hediyeler kazanıyorlar. Programın enerjisi ve yaşattığı eğlence çok güzel. Böyle güzel bir yarışma programımız da başladı.
Ulusal formatlı bir yarışma programı gibi..
Aynen öyle.
Mimarı siz misiniz?
Hayır. Gürkan Bey, gazetemizin genel yayın müdürü. Bülent Başar da çok başarılı bir sunucu. Zaten bizim özelliğimiz bu. İddialı ve megolamanca olmazsa, kesinlikle böyle düşünüyorum. En iyi programcılar bizde. Halk dilinde konuşursak ağzı iyi laf yapar denir ya kesinlikle onlar bizdeler ve bu izleyiciye de yansıyor. Bülent Başar da bu konuda çok iyi bir sunucu. İzleyicilerle veya yarışmacılarla çok güzel iletişim kuruyor. O yüzden bu profesyonellik programa da yansıyor.
Bizim teknik ekibimiz de çok iyi. Montaj ve kurguda çok profesyonel çıkıyor. Zaten montajda programı izlerken profesyonel bir işlemden geçtiğini, çok kaliteli bir işlem olduğunu görebiliyorsunuz. Bu programda da öyle. Yine bu sene daha önce farklı formatlarda yaptığımız Bil Kazan başladı. Yine deneyimli sunucumuz Abdullah Yıldırım sunuyor. Çarşamba akşamları canlı yayınlanıyor. Abdullah Yıldırım ve İbo birlikte yapıyorlar.
Yeni programlarımızdan bir tanesi de Delikanlılar Yorumluyor. Bu gerçekten Sakarya'da ilk oldu. Çok da hoş oldu. Delikanlılar Yorumluyor diyoruz; ama tam zıttı. Yaşlılarımız yaşlı ve büyüklerimiz yapıyorlar. Yenigün Gazetesi köşe yazarı Abdullah Çelik yılların gazetecisi, emekli eğitimci. Emekli eğitimci 4 arkadaşıyla birlikte Çarşamba akşamları 18:00'da gündemdeki konuları kendi bakış açılarıyla yorumluyorlar.
Burada bizim ne kadar demokratik bir medya kuruluşumuz olduğu ortaya çıkıyor. Farklı görüşlerden insanlar bir araya geliyorlar ve hiçbir şekilde, onlara hiçbir müdahalede bulunulmadan canlı yayında yorumluyor ki programa başlamadan önce kendileri bize bunu sormuşlardı ‘istediğimiz gibi konuşabilir miyiz?' diye. Onlara söylediğimiz tek şey, yasalara uyduğunuz, kimseye hakaret etmediğiniz sürece dilediğiniz yorumu dilediğiniz görüşe göre yapabilirsiniz oldu.
Bu sadece televizyonda değil, gazetede de var. Mesela, gazetedeki köşe yazarlarımızdan okuyucularımız çok iyi takip edebilir. Her görüşten insan var bizde. Baktığınızda çok güzel bir mozaik var. Sosyal demokrat, sağcı veya liberal veya daha farklı görüşten insanlar gazetemizde köşe yazıyorlar. Bazen öyle oluyor ki aynı konuda farklı yorumlar yapmışız ve bu, kurumun içinde hiçbir zaman sorun olmuyor. Bu çok gurur duyduğumuz bir yönümüz. Genel Müdürümüz Zerrin Çağlayan'ın yaptığı Hayatın İçinden adlı programımız var.
Neden Hayatın İçinden?
Birlikte konuşurken çok fazla siyaset olmasın, halkla iç içe olan bir kurum olduğumuz için halkın her kesimi, her kesimden, her görüşten, her yaştan insanlar yer bulsun diye düşündük. O yüzden programın adı Hayatın İçinden oldu. Her şeyi alsın içine diye. Bazen bir doktorumuz konuk oluyor, bazen bir yaşlımız, bazen bir müzisyenimiz…
Bende seyrederken samimi bir ortamın olduğunu gördüm…
Zaten tarzı o. Zerrin hanım sohbet ederken de çok sıcak kanlı bir insandır. Siyaset yada çok ciddi programları yakıştıramıyoruz herhalde ve bu onu çok güzel yansıtıyor. Normalde konuştuğu gibi, doğal yaşamında olduğu gibi ekranda da…Tarzına çok uygun bir program oldu. Hayatından içinden her şey var bu programda; ama onun tarzı bu programı sıcak yapıyor benim görüşüme göre. Çünkü ekranda çok doğal bir sohbet oluyor. Bu da programı izlenir ve akıcı kılıyor. Hayatın İçinden de 15 günde bir Salı günleri saat 21:00'da ekrana geliyor.
Peki yeni başlayacak olan programlar var mı?
Yeni programımızda ayda bir kez Salı günleri ekrana gelecek. Henüz isminde çok net bir verilmiş karar yok; ama Sakarya'daki çok değerli kardiyoglar, kalp doktorları bu programı yapacaklar. Bu programın sağlık programından öte bir özelliği var. Amacı da şu aslında; doktorlarımızın halka insanlara ne kadar yakın olduklarını anlatmak. Kendi amaçları ve dilekleri de bu yönde.
Genelde doktorlara karşı bir ön yangı var. Tek amaçları çok iyi niyetli bir şekilde bunu yıkmak. Güncel ve anlaşılır bilgiler vermek istiyorlar. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden dört kardiyoloğumuz yapacak. Çok yakında SRT ekranlarında başlayacak. Pazar akşamlarına yeni bir program daha gelecek. O sürpriz olsun. Bir de Milli Eğitim Müdürlüğü ve SRT işbirliğiyle okullardan öğrencilerin konuk olup, yeteneklerini sergileyecekleri Her şey Eğitim adında bir programımız başlayacak.
Peki, SRT'nin gelecekteki hedefleri neler?
Biz hiçbir zaman ‘bu bizim için yeterli' diyen bir ekip değiliz. Her zaman daha iyisini, daha kalitelisini, teknolojiye ve çağa ayak uydurarak en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Mezara girene kadar da biz bu bayrağı başkalarına devrettiğimizde de bu böyle olmalı. Sadece bizimle alakalı bir durum değil bu. Çünkü insanlar geçicidir, kurumlar her zaman kalıcıdır. Biz her zaman çok çok daha iyisini, teknolojiye ayak uydurarak yapmaya çalışıyoruz.
Çünkü bu iş, basın sektörü çağın gerisinde bir adım bile gerisinde kalmanızı kabul etmiyor; ama her zaman çok daha özgür çok daha demokratik oluyorsunuz. Biz zaten Sakarya'da en iyiyiz. Bu megolamanlık olarak algılanmasın. En kaliteli programlar SRT'de; ama Türkiye'de en iyi yerel televizyon en iyi yerel medya kuruluşu olmak kesinlikle en büyük hedefimiz. Yönetim Kurulu Başkanımız Atilla Bey de her zaman bunu dile getiriyor.
Bu başarının sırrı nedir sizce?
Başarılı olmanın sırrı kesinlikle ekip olmak. Yönetim Kurulu Başkanımız Atilla Bey, Genel Müdürümüz Zerrin Hanım ve diğer çalışma arkadaşlarımız, birim amirlerimiz, muhabirlerimiz, editörlerimiz, teknikteki arkadaşlarımız kesinlikle bir aileyiz ve çalışma ortamımıza bunu yansıttığımız için başarının sırrının burada olduğunu düşünüyorum. Bu böyle devam ettiği sürece çok çok daha iyi programlar, haberler, yapımlar olacağını gazete, televizyon ve radyoda yapılması gereken ne varsa yapacağımızı düşünüyorum. Başarının sırrını özetlemek gerekirse; kesinlikle demokratik bir yönetim anlayışı, ekip çalışması, teknolojinin gerisinde kalmamak ve teknolojiye ayak uydurmak.
Tüm bunlar başarılı bir ekiple birleşince başarılamayacak hiçbir şey yok. İşini çok seven bir ekip var. Bunda Zerrin Hanım ve Atilla Beyin çok büyük katkısı var. Sadece yönetici olarak değil… Bizlerle arkadaş olup yeri geldiğinde de motivasyon görevini de yerine getiriyorlar. SRT teknik alt yapı olarak çok iyi. Birçok yerel televizyonda olmayan imkanlara sahibiz. SRT'nin fiziki imkanları da çok iyi. Tam anlamıyla bir medya gurubu burası.
Gazetenin matbaası burada. Radyo Sakarya aynı binada. Stüdyolarımız burada. Teknik bölümlerimiz, kurgu montaj odalarımız, makyaj odamız, yönetim ofislerimiz a'dan z'ye her şey aynı çatının altında. Kendimize ait çok güzel kokteyl bahçemiz var, kafetaryamız var. Bir işyerinde personelin hizmetinde olması gereken ne varsa Oytun Okumuş Medya Plaza'da mevcut. Hatta spor salonumuz bile var. Bu anlamda çok rahatız. Herkes bu kadar şanslı değil tabiî. Teknik olarak çok iyiyiz. Kullandığımız her şey en son teknoloji.
Birçok yerel televizyonda olmayan jimijipe bile sahibiz ki jimijip çok pahalı özel bir kamera sistemidir. Haberde promter kullanıyoruz. Ulusal televizyonlarda olan birçok şeye kendi imkanlarımız dahilinde sahibiz. Bu tabiî ki yayınlarımıza yansıyor. Yeni yayın dönemi için de birçok hazırlık yapıldı. Yeni ışık sistemleri kuruldu. Yeni dekor çalışmaları yapıldı. Aynı zamanda kameralarımızdan, mikrofonlarımıza, bilgisayar programlarımıza kadar birçok yenilik yaptık ve yeni yayın dönemi için yaz boyunca çalışıldı. İnsanlardan bir teşekkür almak yada şehrimize yeni gelen biri kurumuzu ziyaret ettiğinde ‘duyduk ki buradaki en iyi televizyon sizmişsiniz' diyorlar. İşte bunu duymak kazandığınız bütün paralara, bütün getirilere bedel. En haz verici tarafı da bu. Türkiye'de parmakla gösterilen hatırı sayılır medya grupları arasındayız; ama Türkiye'deki en iyi yerel medya grubu olmak SRT'nin en öncelikli hedefleri.
Şu anda SRT'de yayınlanan hangi programlar var?
Pazartesi sağlık programı ekrana geliyor. Akşam 21:00'de spor programı oluyor. Salı günleri 15 günde bir Hayatın İçinden, 15 günde bir Neslihan Özbay arkadaşımızın sunduğu Gündemdekiler programımız var. Çarşamba günleri 18:00'da Delikanlılar Yorumluyor var. Çarşamba akşamları saat 21:00'da Bil Kazan var. Perşembe günleri yine dönüşümlü olarak 15 günde bir Kur'an İklimi, 15 günde bir de İslam ve İnsan var. Programımızı Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Muhammet Aydın yapıyor. İslam ve İnsan Sakarya Müftülüğü'nün katkılarıyla hazırlanıyor. Yine Perşembe akşamları çok çok sevilen programımız Anılara Yolculuk var.
Aynı zamanda köşe yazarlarımızdan Feridun Özdemir ve Grup Nostalji birlikte yapıyorlar. Çok izlenen bir program. Cuma akşamları gazetemizin genel yayın müdürü Gürkan Kılıç'ın sunduğu Son Nokta var. Siyaset, ekonomi, Türkiye gündemi, Sakarya gündemi konu ediliyor. Cumartesi günleri 21:00'da Çark Magazin ekrana geliyor. Salı günleri aynı zamanda Turgay Özbalkan'ın hazırlığı Sokağın Sesi var. Cuma günleri 18:00'da Köyümüz Köylümüz var. Yılların programcısı Müzeyyen Yıldız hazırlıyor. Pazar akşamları Yarış Kazan var. Dolu dolu gündüz gece programlarımız var ve bu programların ertesi gün tekrarları yayınlanıyor. Biz çok güzel tepkiler alıyoruz.
Ben tekrar size dönmek istiyorum. Eşinizle birlikte çalışıyorsunuz. Bu durumun artısı eksisi nedir?
Artıları da var, eksileri de var; ama biz kendi ilişkimize baktığımızda artıları çok fazla. İş arkadaşları veya ekip olarak da buradaki insanların en önemli özelliği yıllardır beraber olabilmek. Dünya üzerindeki hiçbir yerin mükemmel olması mümkün değildir. Mükemmel insan her ortamda mutlu olmayı becerebilen insandır. Biz de eşimle evlenmeden önceden beri birlikte çalışıyoruz. Kısmetmiş… Görüştük, aşık olduk. Burada büyüdük.
Kaç yıldır birlikte çalışıyorsunuz?
11 yıl olmak üzere. Burada da yaşlanacağız herhalde. Çünkü biz burayı çok seviyoruz. Birlikte olmak, birlikte çalışmak zor. Çünkü hep iş işin kavga ediyoruz. Hiç hatırlamıyorum özel bir şey için anlaşamadığımız noktayı. Çünkü biz uyuşan bir çiftiz. Aynı görüşlerde olan, aynı dilden konuşan bir çiftiz. O teknik müdür, ben program müdürüyüm ve bölümlerimiz hep birbiriyle alakalı. Mutlaka ki çatışıyoruz, o kendi birimimi savunuyor, ben kendi birimimi savunuyorum. Hep iş için tartışırız. Evlendikten sonra saygı çerçevesinde yaşamayı öğrenirseniz, uzatmamayı da öğreniyorsunuz. Dolayısıyla bunlar hiçbir zaman hayatınızı etkileyecek problemler olmuyor. 24 saat beraber olan bir çiftiz.
Evet, bu da var. İşte berabersiniz, evde berabersiniz. Bazılarına bu durum çok sıkıcı gelebilir…
Herkes onu söylüyor ‘sıkılmıyor musunuz birbirinizden?' diyorlar. Bilakis o kadar alışmışız ki… Eğir iş için yada farklı bir durum ortaya çıktığında ayrı kalmak bize çok zor geliyor. Bir an önce bir araya gelmek için can atıyoruz. Televizyonda bunu çok iyi oturttuk. Burada kesinlikle biz iki çalışanız. İş ortamında asla evdeki Sevda ve Ufuk değiliz. O dengeyi oturtursanız kesinlikle sıkıcı ve zor olmuyor ve her zorluğun üstesinden gelebiliyorsunuz. Eşinizle bir arada çalışmayı tavsiye eder misiniz derseniz, eğer uyuşabiliyorsanız kesinlikle tavsiye ediyorum.
Teknoloji delisi bir oğlunuz var… (Gülüyoruz)
Hamza 4.5 yaşında. Bize mucizelere ihtiyacımız olduğu bir zamanda geldi. Her annenin babanın çocuğu çok özeldir; ama biz onun çok özel olduğunu düşünüyoruz, farklı durumlardan dolayı. Şimdiki çocuklar çok zeki; ama Hamza'nın çok daha farklı zekası olduğunu gözlemliyoruz. Öğretmenleri de bunu söylüyor. Babası da teknolojisi delisi, teknoloji aşığı. Ona çok benziyor. Her çocuk oyuncaklarla oynar, bizim ki kablolarla, prizlerle, saç kurutma makinesiyle, ütüyle, bilgisayarla oynuyor. Bir oda dolusu oyuncağı var; ama bir sepet dolusu da kablosu ve elektronik cihazı var. Herhalde ileride o da bu mesleği yapacak.
SRT'Yİ NASIL İZLEYECEKSİNİZ?
SRT neden uyduya çıkmıyor? SRT nasıl izlenebilir?
Bu soruya o kadar çok cevap vermek zorunda kalıyoruz ki… Uyduya çıkmayı kesinlikle düşünmüyoruz. Yakın bir gelecekte böyle bir planımız yok.
Neden?
Zaten medya, basın kuruluşları yerel ve ulusal diye ikiye ayrılırlar. Biz yerel bir medyayız. Dolayısıyla Sakarya'ya yayın yaptığımız için Sakarya'da en iyi, en kaliteli yayınları yapmak hedefimiz. Sakarya'da SRT her yerde izlenebiliyor. Evet, bugün birçok insan uydudan televizyon seyrediyor; ama uyduya çıktığınızda sizi yine sadece Sakaryalılar izleyecek. Bu açından düşünün. Sakarya'nın bir televizyonunu şehir dışında yada yurt dışında yaşayan Sakaryalılar izler. Tabiî ki güzel yapımlar yapıldığında genel olarak da izlenir; ama sizin genel izleyici kaliteniz Sakarya'dır. İnsanlar yerel televizyonları izleyemiyoruz dediklerinde bunun cevabı çok basit. Evde Digitürk de olsa DSmart da olsa, uydu anteni de olsa SRT'yi izleyebilirsiniz.
Nasıl?
1 liraya antenler satılıyor. Ben en ekonomik olanından bahsediyorum. Anteni televizyonunun üzerindeki o küçük noktanın içine taktığınızda ve kumandanızda bulunan AV tuşuna bastığınızda ister karasal yayını izliyorsunuz, ister uydu yayınını. Bu kadar basit. Hiçbir masrafı yok. Yerel televizyonların aslında çok fazla uyduya çıkmasına da gerek yok. Ekonomik olarak zaten çok çok büyük paralar olduğu için karasal yayıncılıkta da en kaliteli yayını ulaştırıyoruz. Ulusallardan tek farkımız şu; ulusal kanalların 81 ilde vericisi var. Bizim Sakarya ve bölgesinde vericilerimiz var. Güç olarak, netlik olarak, yayın kalitesi ve sinyali olarak hiçbir farkımız yok. Aynı cihazları kullanıyoruz ve aynı kalitede yayın ulaştırıyoruz. Karasal yayının ulaştığı her bölgede SRT var.
Karasal yayının ulaşmadığı bölge varsa orada problem zaten SRT'de değil, o bölgenin dağlık bir bölge olmasından veya yayın sinyallerinin gitmiyor olmasından kaynaklanıyordur ki artık o sorunda çözüldü. Vericilerimiz Serdivan'a taşındı. Çok çok yüksek bir bölgeye çıktık ve belki bir 10-20 katı daha alanımız genişledi. Televizyon vericileri önceden Maltepe'deydi. Belediyenin kararıyla biz de taşındık. Çok daha güçlü antenlerle ve çok daha güçlü yayınlar gönderiyoruz. Bütün televizyon kanalları oraya geçti. Herkes antenlerini Serdivan bölgesine çevirirse aynı netlikte, aynı kalitede SRT'de dahil olmak üzere bütün yayınları izleyebilirler.
‘ULAŞAMADIĞIMIZ NOKTA YOK'
Ufuk Bey, kendinizden biraz bahseder misiniz?
Ben bir Sakarya insanıyım. İlk orta ve lise eğitimimi Sakarya'da tamamladıktan hemen sonra Sakarya'da yayın hayatına yeni başlayan Kent Televizyonu'nda çalışmaya başladım. 1995 yılının başında kameraman olarak yayıncılık hayatıma başladım. Yayıncılığı kendine meslek edinmiş insanlar bu işi gönülleri ile yaptıkları için bu mesleği ömürlerinin sonuna kadar da bırakacaklarını düşünmüyorum.
Bende bu işe gönül vermiş bir insan olarak Kent TV'de sırası ile kameramanlık ardından kurgu-montaj, reji yani televizyonun teknik kısmı ile ilgili tüm bölümlerde görev yaptım. 1998 yılında askerlik görevimi tamamladıktan sonra Kent TV'de teknik müdür olarak görevime başladım. Ardından 2000 yılında teknik ekibim ile birlikte SRT'ye gelerek bu güne kadar ki görevimi sürdürmekteyim. SRT benim için çok özel bir yere sahip. Biz burada bir aile gibiyiz.
Vericiler Maltepe'den Serdivan'a taşındı. Bunun katkısı nedir?
SRT son günlerde yapmış oluğumuz teknik yenilikler ile son derece güçlü bir şekilde yayın yapmaktadır. SRT yayınlarını Adapazarı'nın en yüksek tepesi olan ve aynı zamanda RTÜK tarafından Sakarya'nın emüsyon noktası olarak da gösterdiği Serdivan tepesine taşımıştır. 1000 watt gücündeki vericimiz ile Sakarya'nın hemen her yerine net bir şekilde ulaşmaktayız. Daha önce Maltepe bölgesinden 4 adet anten ile 150m rakımdan yayınlarımızı yapmakta iken şu anda 450m rakım ve 12 adet anten sistemi ile Sakarya'nın her yerine UHF 30. banttan ulaştırmaktayız. Aynı zamanda karasu ve Pamukova vericilerimizle de ulaşamadığımız nokta bulunmamaktadır.
Radyo Sakarya yayınları…
Medya grubumuz içinde bulunan Radyo Sakarya'nın yayınlarını da Serdivan bölgesine taşıdık ve 1000 watt gücündeki vericisi ile Sakarya'nın her yerine ulaştırmaktayız. 94.5 frekansından yayın yapmakta olan radyomuz yayın kalitesi ile dikkat çekmektedir.
Peki SRT'yi nasıl izleyeceğiz?
Son zamanlarda sık olarak duyurduğumuz ‘SRT'yi nasıl izlerize' gelince… Artık hemen her evde televizyonlar çanak antenler vasıtası ile izlenmekte. Ancak yerel yayınları çanak anten olsa da izlemek çok basit. Nasıl mı? Uydu receverleri televizyonunuzun scart bölümüne bağlanmaktadır. Yerel basit bir televizyon üstü anteni ise televizyonun anten girişine bağlanarak SRT çok net bir şekilde izlenebilir. Yani hem uydu hem de yerel anten aynı anda bağlanabilir.
Tüm bu çalışmaların ve hizmetlerin teknik alt yapısı nasıl?
SRT teknik altyapısıyla da yerel TV'ler arasında göze çarpıyor. Öncelikle binamız bir televizyon binası olarak tasarlandığı için stüdyoları, yayın odası, kurgu ve montaj üniteleri ile ulusal bir kanaldan farksız şekilde. Bunun yanında digital formatta yani mpeg2 olarak yayınlarımız bilgisayar altyapısı ile sıfır hata ile ilerlemekte.
SRT, naklen yayın da yapabiliyor…
SRT yerel televizyonlar arasında belki bir ilki gerçekleştirerek bir naklen yayın aracına sahip oldu. Yani Sakarya'nın hemen her yerinden anında naklen yayınlar gerçekleştirebilmekte.
Yazı Tarihi : 02 Kasım 2009 Pazartesi
Seda kızım yazılarını okuyorum bu röportajınıda okudum cok uzun olmuş bilesin kısa kısa ama etkili yaparsan röportajını daha cok kişiye ulaşır etkili olursun güclü medya en iyi medya etkin medya gurubu bıraz ekonomiktır tesisleri aracları güclü olabilir önemli olan iltişimdir önemli olan diyolog dur önemli olan nitelitir haberdeki yorumdaki kalitedir ben ce güclü deyil demokratik yanı haberlerinde yorumlarındaişşizlerden başlayaraksokak cocuklarrı kadınlarımız cevre kirliliği kültürel yozlaşma ortdan kaldırılan kültüreldeğerlerimizle ilgili kültürel dokumuzla ilgili ne yaptığımızdıryani köpeğin isirdiği deyil insanin köpeği isirdiği haber yapılıyorkültür deyince AKM zannediliyor orası yözlaşmiş egemen kültürdür iktidarci kültürdür selaml
veyselsaka @ 17.01.2010 18:41:48
valla bızde begenıyoruz srt yı!yalnızca persembe aksamı harıc..bugunkı ferudun beyın yazısı bızı uzdu!!cunku srt de ses star dıye bı yarısma vardı buraya bız cok oy attık..gazete aldık..hasan ve serkan adlı arkadasa ama sonucunda el tutmadınız!!ayrıca ödullerı dahı alamadılar!!sımdı o saatte yayınlanan program bızı uyutuyor...bır an once yayından kaldırılmasını ıstıyoruz!!ayrıca ulusal kanal farklı yerel kanal farklı...o arkadasın jurıde gözu varsa ahu tugbanın yanına almazlar onu!!!!!!!
resul @ 17.11.2009 14:20:14