İNANÇ, GÜVEN, ÜMİT
İNANÇ, GÜVEN, ÜMİT
Bu üç kelimenin hayatımızdaki önemini bilmeyen yoktur.
Olmazsa olmazlar arasında.
Ve bu üç kelimeyle her gün karşılaşıyoruz.
Bazen bir kelime bize yamuk yapsa da araya ümit giriveriyor.
İnancımızı bitirdiğimiz zaman güven ve ümit yok oluveriyor.
Bu nedenle inancımızı her zaman korumamız gerekiyor.
Yapacağımız her işe inançla başlamak gerekiyor.
Aklımızdan geçirdiğimiz tereddütlerin bizi yolumuzdan çevirmemesi lazım.
Örneğin; köy sakinleri yağmur duasına çıkarlar.
Bütün köy ahalisi toplanır.
İçlerinden birinde şemsiye vardır.
İşte bu inançtır.
Günümüzde belki şüpheyle baktığımız tek kelime ise Güven.
Oysa o olmasa yaşamanın da pek anlamı kalmıyor.
Herkese şüpheyle bakamazsınız.
Mutlaka birilerine güvenmek zorundasınız.
Malınızı mülkünüzü bırakabileceğiniz, yola birlikte çıkabileceğiniz birileri mutlaka olmalı.
Gerek yaşanılan şartlar, gerek insanların deformasyonu güven kelimesinin altına sabun koyulmuş gibi.
Her an kayıp düşecekmiş gibi duruyor.
Örneğin; bir arkadaşınız kapınızı çaldı ve " kalk bir yere gidiyoruz. Sana ihtiyacım var" dediğinde, hiçbir kelime söylemeden onunla birlikte yola gidiyorsanız işte bunun adı da Güven'dir.
Ve Ümit.
O olmadan yaşayabilir miyiz?
Ne kadar olumsuz şartlar olursa olsun hiç ümidinizi yitirdiğiniz oldu mu?
Çünkü ümit biterse yaşam son buluyor.
Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.
Bu ümittir.
Ne iş yapacaksak yapalım önce yapacağımız işe inanmalıyız.
Bu işi yapacağımız dostlarımıza güvenmeliyiz.
Önümüze çıkan engelleri geçerken yaşayacağımız zorluklar karşısında ümidimizi yitirmemeliyiz.
Yani bu üç kelimenin gücüne inanmalıyız.
ÖZEL İDARENİN EVLERİ
Kent Park'ın şehrimize ayrı bir güzellik kattığı belli.
Su kayağı sporunun yapılmasıyla birlikte ayrı bir güzellik geldi.
Şimdi estetik olarak bir iki eski bakımsız binanın yanı sıra Özel İdarenin eski evleri bu dekoru bozuyor.
Bu evlerin buradan kaldırılmasıyla Kent Park dört dörtlük olacak.
Dünkü yazımda belirttiğim hastalık burada da kendini göstermiş oluyor.
Seçilmişlerin söz hakkı olsa buradaki binalar çoktan kökünden giderdi.
Yer belediyenin, evler özel idarenin.
Belediye kalkmasını istese, özel idare " size ne kardeşim" diyecek.
Bu işte söz sahibi Vali Hüseyin Atak.
Bu güzel görüntünün, estetiğin korunması için Özel İdare'ye ait olan evlerin tahliyesi için gerekli talimatları vermesi gerekir diye düşünüyorum.
GÜZEL SÖZLER
Cesaretle dolu bir insan, inançla dolu bir insandır. Çiçero
GÜNÜN FIKRASI
Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş, Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelip başına dikilmiş: - "Temel hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?" Temel: - "Hocam bir saat önce bitirdim ama cevaplarımı kontrol ediyorum!"
Yazı Tarihi : 09 Ağustos 2008 Cumartesi