GAR PROJESİ
GAR PROJESİ
Bugünlerde bir proje atıldı ortalığa.
Gar Projesi.
Projeye göre Gar Mithatpaşa'ya taşınacak.
Gar ile birinci hemzemin geçide kadar olan alan imara açılacak.
Birinci hemzemin geçit ile Mithatpaşa arası ise bulvar olacak.
* * *
Dün İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Başkanı Hüsnü Gürpınar'a konuyu soruyorum.
Gürpınar, konuyu yakından takip ettiğini, yapılanın şehrimiz açısından büyük bir kötülük olduğunu ifade ediyor.
Neden?
İmara açılacak 17 dönümlük yer yüzünden..
* * *
Efendim bundan seneler önce ANAP Eski Milletvekili Ersin Taranoğlu'nun düşündüğü, bizim de yeniden gündeme getirdiğimiz, "Gar'ı yer altına alalım. Mithatpaşa'ya kadar olan tiren yolu hattını da" öneri pek kabul görmedi.
Neden?
Çünkü, bugün ortaya atılan projede daha fazla rant var da ondan.
* * *
AKP'li yerel yönetimlerden bazılarının hukuk tanımazlığının son örneklerinden biri Gar projesinde bir kez daha sergilenmek üzere..
Burası Mahkeme kararına göre Yeşil alan değil miydi?
Hatta burasının yeşil alan olmasını Sakarya Büyükşehir Belediyesi, ATSO'nun açtığı davanın savunmasında Mahkemede ısrarla istememiş miydi.
Ve mahkeme de bu yüzden orasının yeşil alan olması kararını almamış mıydı?
Peki ne değişti o günden buyana?
* * *
Gelin hem hukuka uyun, hem de Tiren Garı'nı şehrin merkezine çıkartmayın.
Yer altına alın.
İnanın bugün elde edilecek rantın çok daha fazlasını o gün verseniz bile, şehrin merkezine tiren garını ve hattını getirmeniz mümkün olmayacak.
* * *
Hayret ettiğim bir başka nokta daha var.
Büyükşehir Belediye Başkanı ve bazı Belediye Başkanları daha Avrupa'dan yeni döndüler.
Biz geziye çıkarlarken "İnşallah bu sefer örnek alacak bir şeyleri incelerler" demiştik.
Görüyoruz ki bu gezi de öncekiler gibi turistik gezi olmuş.
Çünkü Avrupa gören hiçbir yerel yönetici, ulaşım ve şehircilik konusunda böylesine büyük bir hataya imza atmaz.
İşin ucunda Belediyeye büyük paralar kazandırmak olsa bile..
* * *
Olayın bir başka boyutu da var tabiî ki.
Büyükşehir Belediyesi'nin stratejik plan görüşmeleri sırasında çok ciddi bir konuda verdiği bir sözü bugün gibi hatırlıyorum.
Zaten İMO Başkanı Hüsnü Gürpınar da aynı konuya vurgu yapıyor.
"Biz şehrimiz ile ilgili alacağımız önemli kararları, danışmadan, istişare etmeden ve ortak akıl oluşturmadan almayacağız"
* * *
Bu söz çoktan unutuldu sanıyorum.
Bu hatadan çabuk vazgeçilir de umarız Büyükşehir Belediyesi eski hastalığına dönmez.
Yoksa kucaklarında, ikinci bir "tünel geçişli köprülü kavşak" bulurlar..
SALDIRI BİR TAKTİK Mİ?
İnanılır gibi değil.
7 askerimizin şehit edildiği saldırının ardından yapılan açıklamaları büyük bir şaşkınlık ile takip ediyoruz.
Önce bu bir provokasyon dendi.
PKK'nın işi yaptığı anlaşılınca, bu sefer de "Bu bir taktik olmalı. Demokratik açılım baltalanmak isteniyor" anlamına gelen açıklamalar var.
* * *
Hiçbir devlet büyüğümüz çıkıp da 7 gencimizin katillerinin bulunması için kafa yormuyor.
Eylemi onun bunun üzerine atma çabası, şimdi de başka yönlere çekme..
Gerçekten olan bitenden utanıyorum.
* * *
Açıkçası bunu "Bu bir taktik olabilir" diyebilecek kadar hayal gücü geniş olanlara şu soruları sormak gerekiyor.
1. Demokratik açılım halk arasında zaten olmayan desteğini iyice yitirdi. Kürtlerin bile önemli bir kısmı açılımın başarılı olacağına inanmıyor. Terör saldırısının Demokratik açılıma karşı yapıldığı imajı, acaba azalan desteği artırır mı?
2. Terör Örgütü'nün "Demokratik Açılımı istemediği" izlenimi yaratılarak, hal arasında "Düşmanın istemediği bizim için yararlıdır" düz mantığının yerleştirilmesi mi isteniyor.
3. Saldırıyı terör örgütünün bir taktiği olarak gösterilerek, terörün gerçek amacı saptırılmak mı isteniyor.
(TABİKİ HAYIR!)
Bu sorduğum soruların kesinlikle karşılığı olmamalı.
Bütün bunlar gerçek olmamalı.
Yoksa, "Bu saldırı bir taktik midir?" diye sorular sorulmaya başlanırsa, biri de çıkar az önce sıraladığımız soruları soruverir.
* * *
Ne olur bırakın bunları da, asker maaşını evine gönderen şehidimin ailesini düşünün biraz..
GÜNÜN ATASÖZÜ
Bıçak sapını kesmez.
Yazı Tarihi : 12 Aralık 2009 Cumartesi