TERAZİ YANLIŞ OLUNCA
TERAZİ YANLIŞ OLUNCA
"Yetimin hakkı kimlere emanet?"
Dün gazetemizin başlığıydı bu.
Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün yaptığı bazı çarpık uygulamaları sizlerle paylaştık.
İş bilmemekten kaynaklanan sıkıntılar çığ gibi.
Bütün bunların dışında, yapılan ciddi hatalar var.
* * *
Ama ortada bir gerçek daha var.
Ne kadar hata yaparsa yapsınlar, bazı bürokratların dokunulmazlıkları var.
Neden?
Torpilleri yüksek yerden..
Kimse onlarla ilgili tasarrufta bulunamazlar.
* * *
Gelelim denetimlere..
İşte asıl sorun burada..
Şu memlekete gelecek adam gibi tek bir müfettiş bile yeter.
Bütün olan biten açığa çıkacaktır.
Ama gelen müfettiş, ne makam sahipleri tarafından ağırlanacak, ne de Karasu'ya gidip rakı sofrasında al gülüm ver gülüm denetleme yapacak.
* * *
İşte terazinin yanlış olmasının sıkıntısını yüzlerce yetim, öksüz çocuğumuz çekiyor.
Onlar adam gibi denetleme yapmadıkları için, yapılan büyük hatalara ufak cezalar verdiklerinden ötürü, en hassas kurumumuz olan Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nde dönen "Ali Cengiz" leri kimse ortaya çıkaramıyor.
* * *
Yapılacak doğru dürüst bir denetleme sonucunda, bundan önce denetimde bulunan müfettişler de ciddi cezalar alabilmeli.
* * *
Gelelim AKP grubuna..
"Yanlış da yapsa, kendi atadığımız müdürün arkasında dururuz" mantığını artık bir tarafa bırakın.
Bir taraftan bu konu ile ilgili rahatsız olan çok sayıda AKP'li yönetici varken, halen mevcut zihniyete son derece hassas olan bir kurumu teslim etmenin vebalini siz de taşıyorsunuz.
* * *
Bunlar çok iddialı cümleler.
Dün özellikle bekledim.
"Yanlış şeyler bunlar. Biz böyle bir şey yapmadık" diye cevap gelir mi diye?
Sorduğumuz çok sayıda soru vardı.
Belki onlara da cevap verirler diye bekledim.
Ama veremezler.
Verilecek cevapları yok çünkü.
* * *
Ve denetim mekanizmasını harekete geçirme yetkisi olan diğer yöneticilerimize de bir çağrım var.
Elimizdeki bilgi ve belgeleri sizlerle paylaşmaya da hazırım.
O zaman belki bizlere hak verirsiniz.
Ha gerekeni yapmaya gücünüz yeter mi bilemem ama..
En azından bilginiz olur.
DEMİRYOLU HATTI YER ALTINDAN OLUR MU?
Bir hayalimiz var ya bizim.
"Gar ve demiryolu hattı yer altına alınsın"
"Mithatpaşaya kadar olan bölgenin üstü de yeni bulvar olsun"
* * *
Ben tabiî ki mühendis değilim.
Ama inanın teknik bilgilerin gerekli olduğu her konuda yorumda bulunmadan önce mutlaka konunun uzmanını arayarak bilgi alıyorum.
İşte hattın yer altına alınması fikrini ortaya atmadan önce de bunu yaptım.
* * *
Tabiî ki benim gibi yapmayanlar da var.
Neymiş:
"Demiryolu hattı Adapazarı'nda yer altına mı alınır"mış.
Adapazarı'nın altında zemin sıvılaşması var ya!
* * *
Bu şahısların akılları da sanıyorum Marmara Depremi'nde 3'ü 2 geçe durmuş.
Depremin ardından şehrimizde yapılan her kanalizasyon hattı ve onların altına döşenen taşlar, aynı zamanda zemin sularının drenajı görevini görüyorlar.
Bunu gözle görmeniz bile mümkün aslında.
Önceden 1 metre toprak kazsanız su çıkardı.
Bir de şimdi bakın.
* * *
Gelelim diğer konuya.
"Eğer toprak altına inşaat olmaz, tünel yapılmaz" sözü doğru olsaydı, bugün ADA AVM'nin otoparkı, diğer mağazaların toprak altındaki kısımları, GİMA kavşağındaki tünel geçişli kavşak su altında kalırdı.
İstanbul boğazını birbirine bağlayan üçüncü geçit, su altından yapılıyor.
Aynı şekilde İstanbul-İzmir otoyolu çalışmaları kapsamında denizin dibinden geçit yapılacak.
* * *
Biz halen 4 metre derinlikte yapılacak bir demiryolu hattını tartışıyoruz.
Bunun olamayacağı şeklinde basit bir düşünceye saplananlar.
Allah aşkına, Kent Meydanı'nın altındaki otoparka hiç mi girmediniz?
GÜNÜN ATASÖZÜ
Yazı Tarihi : 16 Aralık 2009 Çarşamba