SRT Medya Grup
ADAPOSTASI - Sakarya'nın bağımsız gazetesi
Anasayfa Spor Köşe Yazıları - Köşe Yazarları Günün Haberleri Haber Arşivi Künye İnsan Kaynakları İletişim Arama yapmak için tıklayın..
Gürkan KILIÇ Gürkan KILIÇ
gkilic@srt.com.tr

RUH SAĞLIĞIMIZ OLDUKÇA KÖTÜ

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
-1-
RUH SAĞLIĞIMIZ OLDUKÇA KÖTÜ
Dün Ankara'dan Dr.Ofelya Cabral ile konuşuyorum.
Verdiği istatistikler oldukça ilginç.
Kendi kliniklerine bile gelen her 5 hastadan biri Sakarya ve çevresinden.
Bu son derece ilginç bir ayrıntı.

Gelen hastalara konulan tanı ise ağırlıklı olarak panik-atak.
Yani durup dururken, nefes alamama, tedirginlik ve ölüm korkusu..
Uzun seneler yurt dışında da doktorluk yapmış olan Dr.Ofelya Cabral, bunu depreme bağlıyor.

Panik atak hastalarıyla görüştüğünde, hastaların tamamına yakınının depremi yaşadığını söyleyen Cabral, bunun hastalık için önemli bir travma olduğunu belirtiyor.
Öyle ya deprem sadece fiziki yapılarımızı değil, aynı zamanda ruhlarımızı da enkaz altında bıraktı.
Bir çoğumuz halen sakinleştirici hapları ile hayata tutunmaya çalışıyoruz.

Bu durum bizlere, depremden sonra izlenen sağlık politikaları ile ilgili de değerlendirme imkanı veriyor.
Yani fizik tedavi hastanesi daha yeni açılacak.
O da Akyazı'da..
Senelerdir bas bas bağırdığımız "Ruh sağlığı" hastanesinden ise halen ses seda yok.

Deprem gerçekten büyük bir travmaydı hepimiz için.
Ve Sakaryalılar senelerdir, Düzce, Bolu, İzmit'teki Tıp Fakültesi Hastanelerinde, İstanbul, Ankara gibi büyük kentlerdeki hastanelerde ruhsal tedavi olabilmek için, aylarca sonraya verilen randevulara mahkûm kaldılar.
Çoğu da tedavi olamadı.
Bunun sıkıntısını halen çekiyoruz.

En basit olaylarda bile sinirlerine hakim olamayan Adapazarlılar, asayiş olaylarını sayısını artırdılar.
Aracın sesini kıs diyen komşusunu öldürenden tutun, niye baktın diyerek Çark Caddesi'nin ortasında bıçaklamaya kadar, adeta ruhsal sorunlar çeken hastalarla doldu şehrimiz.
Halen daha bu konuyla ilgili ciddi bir çalışma yok.
Bize akıl hastanesi gerekiyor.
Daha fazla geç kalınmadan.

Umut ediyorum ki yeni yapılan 400 yataklı devlet hastanesinde bu konuya büyük ağırlık verilir.
Hastane daha planlanırken, bu bölümlerin sayısı artırılır, uzman doktorlar açısından da kadrosu güçlendirilir.
Buna gerçekten ihtiyacımız var.
Sakarya'nın bütünü olarak iyice ruh sağlığımız bozulmadan önce, tedavi olmalıyız.


-3-
3 ÇOCUK YAPALIM DA
Geçtiğimiz günlerde bir vesile ile evlat edinmek için neler gerekli olduğunu araştırdım.
Bir dostum rica etmişti araştırmamızı.
Gördüm ki, evlat edinmek o kadar zor bir durum ki.
Yani yuvalarda kimsesiz çocuklar, aile sıcaklığından uzak bir şekilde büyürken, onları evlat edinmek isteyenlerden tabiri yerindeyse, eşek sudan gelinceye kadar uğraştırıyorlar.
Uzunca süreler beklemeniz gerekiyor.
Bürokrasi o kadar ağır işliyor ki.
İmkanı olan herkes çocuk yapmalı.
Çeşitli nedenlerden ötürü çocuk yapamıyorsa, o zaman kimsesiz çocuklara sahip çıkmalı.
Kimsesiz çocukların sıcak bir yuvaya kavuşmasının önündeki uzun bürokratik engeller kaldırılmalı.
Ve yuvalarımızda bu kadar kimsesiz çocuk varken, her ailenin 3 çocuk yapması konusundaki siyasetçilerimizin tavsiyelerini bir kez daha gözden geçirmeliyiz.

-4-
PAZAR FIKRASI
-Tokat Atan Robot..
Bir gün Temel'in babası eve bir 'robot' getirmiş.. Robotun özelliği, bir yalan söylendiği zaman hemen fark etmesi ve söyleyenin suratına anında bir tokat yapıştırması.. O gün Temel okuldan evine geç dönmüş, "Nerde kaldın oğlum?.." diye merakla sormuş babası..
"Bugün öğretmen 2 saat fazla ders yaptı baba.." demiş Temel ve robot anında fırlayıp Temel'in suratına patlatmış bir tokat..
"Bana bak.." demiş babası, "Bu robot yalan söyleyeni anında tokatlar.. Bana hemen doğruyu söyle bakayım!"
"Baba, arkadaşlarla sinemaya gittik!"
"Hangisine?.."
"İkinci Dünya Savaşı ile ilgili.."
"Şrrakkk!" diye bir tokat daha inmiş Temel'in yüzüne robottan..
"Pardon baba.. Pardon.. 'Seks Meleği' adlı filme gittik!"
"Utanmalısın oğlum.." diye cevap vermiş baba, "Ben senin yaşındayken böyle filmlere asla gitmezdim..!"
"Şrrakkk" diye bir tokat da babaya inmiş. Adam halının üzerinde sırtüstü yatarken sesleri duyan anne koşmuş içeri..
"Hemen bu robotu aldığın yere götürüyorsun!" demiş kocasına, "Oğluna ne kadar kötü örnek olduğunu görmüyor musun?.."
Anında "Şrraakkk" diye bir Osmanlı tokadı da kadının suratında patlamış!.
-5-
Günün Atasözü
Boş çuval ayakta (dik) durmaz.
Yazı Tarihi : 10 Ağustos 2008 Pazar
SRT Canlı Yayın İzlemek İçin Tıklayın SRT Canlı Radyo Dinlemek İçin Tıklayın
SRT İzlemek Çok Kolay
Spor Anasayfa
ADAPOSTASI
Memleketim TV
Yuxek Internet Teknolojileri - Web Tasarım - Programlama