SEÇİM ÖNCESİ, SEÇİM SONRASI
SEÇİM ÖNCESİ, SEÇİM SONRASI
Marmara Depreminin ardından yeni bir alanda, yepyeni bir şehircilik anlayışı ile kuruldu Yenikent.
Önce Karaman ve Camili Mahallelerinde Bayındırlık Bakanlığı ile şimdiki TOKİ, binalar yaptı depremzedelere.
Ardından Korucuk Mahallesi'nde önce TOKİ ve ardından da özel kooperatifler konut yaptılar.
Bölgede örnek bir şehir doğdu.
Ama sadece konut ve altyapı hizmetleri ile ilgili örnek olacak bir şehir.
O kadar..
* * *
Senelerdir yerel yönetimler üzerlerine düşen görevi yapmadılar.
Yerel ve genel seçim öncesinde Yenikent'te soluğu alan siyasetçiler, vaat üzerine vaat verdiler, bir de utanmadan "Bunlar vaat değil, taahhüt" dediler.
Peki sonra ne oldu?
Seçimin ardından hepsi unutuldu.
* * *
Güya Büyükşehir Belediyesi'ni kazanan ekibin ilk icraatı, Yenikent'e bir Kültür Merkezi yapılması işi olacaktı.
Bu da hayal oldu.
Neden?
Sorarsanız "Paramız yok" yanıtını alacaksınız.
Sanki Büyükşehir Belediyesi'ne adayken, belediyenin parasının olmadığı ve Türkiye'nin en borçlu belediyeleri arasında olduğunu bilmiyorlardı.
* * *
Bilmez olurlar mı hiç?
Peki insanları seçim öncesinde, bile bile bu kandırmaya iten şey ne?
Ve insanlar her zaman bu yemi nasıl oluyor da yutuyorlar?
Seçmen bu kadar unutkan mı?
* * *
Seçim ile ilgili olan herkesin elinde seçim beyannameleri mutlaka vardır.
Seçilemeyene söylenecek söz yok.
Ama seçimi kazanan yerel yönetimlere sormaz mısınız hiç?
"Sen bunu yapacağını söylemiştin. Neden yapmadın" diye..
* * *
Sadece yerel yönetimlerde mi var bu sıkıntı?
Sivil Toplum Örgütlerindeki seçimlerde de benzer sıkıntılar yaşanıyor.
Son seçimlerden biri olduğu için SATSO'dan bahsetmek istiyorum.
Eski duyurularını ve ilanlarını karıştırdım geçtiğimiz günlerde.
"Ortak akıl" vurgusu yapılıyor seçim beyannamelerinde.
Ama halen ortak akıl ile ilgili bir girişim göremedik.
* * *
Yine seçim öncesinde üyelerden oda aidatı alınmayacağına dair söz vermişlerdi.
Daha sonra yasal olarak almak zorunluluğunu gördüklerinde "Yasal olarak alınabilecek en düşük seviyede oda aidatı alınacağını söylemişlerdi."
Bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini bilemiyorum.
* * *
İşte bu yüzden Milletvekilleri, Belediye Başkanları ve Sivil Toplum Örgütlerinin, 3'er aylık periyotlarda halkın karşısına çıkarak, verdikleri sözlerin ne kadarını gerçekleştirdiklerini ve hangi çalışmaları yaptıklarını anlatmaları gerekiyor.
Anlatsınlar ki insanlar bilsinler..
* * *
Ama maalesef bu anlayış yok bizde..
Gerçi doğru düzgün soran da yok ki kendilerine..
Muhalefet yeteri kadar sesini çıkartmıyor.
Konuları takip etmiyor.
Sivil Toplum Örgütlerini ise sizlere anlatmama gerek yok.
İktidara karşı dik durarak asli görevini yapmaya gayret eden kaç Sivil Toplum Örgütü kaldı ki!
* * *
Sevgili dostlar.
Biraz da özeleştiri yapalım.
Yerel yönetimlerin istediğimiz verimde çalışmamasından bizler de sorumluyuz.
Seçim öncesinde verilen sözleri bir gazeteci olarak bizler, vatandaş olarak sizler takip etmeliyiz.
Bu anlayış artık yaygınlaşmalı.
Yaygınlaşmalı ki siyasetçilerimiz, yerel yönetime aday olanlarımız ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri seçim öncesinde, insanların gözlerinin içine baka baka bol keseden yapmayacakları vaatleri vermesinler..
İNSAN KAYNAKLARI FUARI
Geçtiğimiz günlerde yapılan İş Arama Teknikleri ile ilgili sempozyum, yeni fikirlerin gelişmesine de neden oluyor.
Eğer bir piyasada işverenler çalışacak eleman, işsizler de iş bulamıyorsa, o halde bunları bir araya getirecek etkinlikler veya organizasyonlar düzenlenebilir.
Bu konu sesli olarak birkaç yerde de dile getirildi.
Neden olmasın?
* * *
Bir İnsan Kaynakları Fuarı yapılabilir şehrimizde..
Doğru CV hazırlama tekniklerinin de verileceği fuarda, binlerce işsiz insanımızın başvuruda bulunması sağlanabilir.
Özellikle de Üniversitede okuyan gençlerimizin de bu fuara katılımları sağlanarak, kariyer planlamalarına katkıda bulunulabilir.
* * *
Bu fuarların Türkiye'de de örnekleri var.
Faydası olacağı düşüncesindeyim.
İlgililere duyurulur.
GÜNÜN ATASÖZÜ
Sükût ikrardan gelir.
Yazı Tarihi : 23 Aralık 2009 Çarşamba