Bu şer güçler kim?
Bu şer güçler kim?
Önce düşünüp bakmak lazım asıl sorunun başlangıcına. Sorunlar zaten işin sonunda değiş başladığında en başındadır. Derinlere indiğimizde ortaya çıkar. Bizde olayı biraz irdelediğimizde anlayabiliriz. Kimse Sakaryaspor menfaatini düşünmüyor sadece başarıyı ve imajını düşünüyor. Bir önceki yönetim "suç bizde değil, falanca kişiler başarılı olmamızı istemiyor, işimizi bozuyorlar. Bunları daha sonra açıklayacağızla karışık, açıklayamadan yada açıklamadan görevlerini bırakıp başka yöneticilere teslim ediyor. Daha sonra gelen yönetimde bir süre sonra "birileri bizim işimizi bozuyor, telefon açıyorlar, anlaşmaya vardığımız futbolcuların beyinlerini karıştırıyor. Para bulacağımız kanalları bile arayıp bu işimizi de bozuyorlar" Yahu birde bu olayı biz anlasak, bu gizli güçleri birde biz öğrensek, hatta şehir olarak açıklayında sizde bizde kurtulup bunları, bu solucanları çarmağa gerelim. Deşifre edin bu densizleri, vatan hainlerini. Kimmiş bu kadar gizli güçler. Burada gerçekten çok büyük sorunlar var. Bunları ima eden geçmiş ve şimdilerde Sakaryaspor yöneticileri. Bırakın şimdi ima etmeleri reel görüşlerinizi de artık görelim bir zahmet duyalım. Ya bu bir taktik ya da yöneticilerin efsanesi. En son başkan İsmail Gürses'de Gebzespor maçı sonrasında tribünlere giderek söz verdiği sıralarda tıpki diğer başkan ve yöneticiler gibi "birileri" diyor. Birileri Birileri! Kimmiş bu "birileri" diyorum bende. Anlaşılan şuki gerçekten "birileri" var. Siyaset kavgası spora da sıçramış, hatta içimizdeki vicdanı, benliğimizi de almış gitmiş. Haydi geçmiş olsun. Biz bu "birilerini" indiremezsek, bu "birileri" hikayelerin son veremezsek, bunları asmazsak şairin dediği gibi "yüz üstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya" ama kalkamayacak hiçbir zaman ayağa Sakarya…
İçleri boşaltılmış
Gelelim maça, Gebzespor karşısında ortaya konulan rezalet futbola. Bunun gerçekten bir açıklaması olamaz. Maçta bir anda amatör futbolcular aklıma geldi. Bunlar daha dün amatördü ama profesyonel dünyaya kendilerini bir anda kaptırdıklarını hissettim. Ruhsuz bir mücadele vardı ortada. Sanki futbolcuların içlerini boşaltmışlardı. Teknik direktör Engin Korukır'da maç sonu açıklamasında yenilgiden daha çok ortaya konulan rezil futboldan yakınıyordu. Haklıydı da. Ancak yanıldığı bir nokta vardı. "bu takımın lideri benim, suçluda benim" diyerek Süper-Man'lık yapmanın tüm sorumluluğu üzerine alma lüksünde yok. "Çünkü bu futbolcuların içini sanırım hocam sen boşaltmamışsındır"
Söz verildi!
Sakaryaspor dünkü futbolla sezonun en kötü futboluna ortaya koydu. Sahada futbol adına hiçbir şey yoktu. Ne rakibe basan futbolcu, ne mücadele eden oyuncu, nede kazanma isteği olan birini göremedik sahada. Rakip ise tam tersine kazanmak için ne gerekiyorsa sahaya yansıtıyordu.
Yeşil-Siyahlılar, duran toplarla gol bulmaya çalıştı. Ama yapılan frikik organizasyonları 90lı yıllarda kalan cinstendi. Direk topa vurmak yerine oyuncular birbirleriyle paslaşınca her topu baraja adeta armağan etti. Buda böyle olunca gol bulmak hayal oldu. Kerem'in attığı gol ise şans eseri bir goldü.
Maçtan daha çok asıl konuşulan taraftarların tepkisi oldu. Aylardır susan Tatangalar, maçta patladı. Yönetimi söz vermesi için tribüne çağıran Tatangalar, sözü alırken artık yerine getirilmesini bekleyecek.
Yazı Tarihi : 24 Aralık 2009 Perşembe