KANUN ÇIKAR, PARA KAZAN
KANUN ÇIKAR, PARA KAZAN
Gelişmiş kapitalist ekonomik yapısı olan ülkelerde, siyaset ekonominin dışındadır.
Hatta liberal ekonomilerde hiç karışmaz!
Öyle mi?
Tam tersi.
Alınan siyasi kararların çoğu, ekonomik anlamda bazı firmaların pazarlarını artırmaya yönelik yapılıyor.
* * *
Son yıllarda ülkemiz de ala ala bu ekonomik sistemin az önce belirttiğim yönlerini örnek alıyor.
Örneğin idarede söz sahibi olan bir şahsın yakını, bir firma kuruyor.
Su sayacı veya doğalgaz sayacı ithal ediyor.
Sonra da garip bir şekilde siyasi irade, bu sayaçların özelliklerini sayarak vatandaşa adres gösteriyor.
"Filanca özellikte sayaç almanız gerekiyor"
* * *
5 sene sonra bir kere daha değiştiriyorsunuz.
Amaç:
"Vatandaşın cebindeki parayı bir şekilde almak"
Ne olur sanki eski sayaçlarla devam etse?
Ya da ilk sayaç alınırken geleceğe yönelik hesaplar yapılarak, ona göre teknolojik sayaç alınsa!!
* * *
Son örnek de sigara yasağı ile alakalı.
Merakla bekliyordum bu yasağın altından ne çıkacak diye..
İşte yavaş yavaş çıkıyor.
Belirli bir cihaz veya sistem kullanılması halinde, ülkedeki tüm kahvehaneler, oteller, restoranlar vs. sigara içilmesine izin verilecek.
* * *
Burada iki şart var tabiki.
Birincisi o cihazı alacaksınız.
İkincisi ruhsat alacaksınız.
* * *
Bundan sonra bakacağımız iki nokta var.
Birincisi bu cihazı ülkeye kimler getirecek.
İşte püf noktası bundan sonra başlıyor.
Böylesine büyük bir rantın üzerine oturmak için biraz daha yakın olmanız lazım tabiki karar alıcılara.
Eğer ithal ettiğiniz cihazların standartlarını, çıkarılacak ruhsat standartlarına yazdırdınız mı tamamdır.
* * *
Babanız, kayınpederiniz iyi bir makamdaysa işiniz daha kolay.
Herhalde ne demek istediğimiz anlamışsınızdır.
Bu lokmayı size yedirmezler..
* * *
Ankara'da, İstanbul'da milyonlarca dolarlık sayaç ihaleleri yaparken, çok daha düşük maliyetle akıllı sayaç üreten Federal Elektrik ile neden alışveriş yapılmadığını biliyor musunuz?
Ben biliyorum.
Araştırdım çünkü.
Bunu başka bir zaman tartışırız.
* * *
Tekrar dönelim konumuza.
Sigara yasağının ardından, "belirlenecek standartlara uyarak cihazları alan!" işyerlerine sigara içilmesi ruhsatı verilecek.
En azından böyle tahmin ediyorum.
Kahvehaneler, oteller, restoranlar, kafeteryalar gece kulüpleri, barlar vs. düşünün.
Türkiye'de sayıları kaçtır bu mekanların??
* * *
Herhalde hatırı sayılır bir gelir olmuş olacak.
Yüzmilyonlarca liralık bir ruhsat geliri.
* * *
Ne ala!
Bir kanun çıkar.
Hem vatandaşa malum cihazları satanlar para kazansın.
Hem de ruhsat vererek sen kazan.
Gerçekten akıllıca.
* * *
Eğer sigara yasağı bir şekilde delinirse, az önce saydığım tüm başlıkları düşünmem için elimde bir gerekçem olacak.
Sizler gibi ben de merakla bekliyorum gelişmeleri.
TAKSİM REZALETİ
Malum tüm Tv muhabirleri Taksim'de pusuya yatmıştı önceki akşam.
Amaç, "kalabalığın arasında tacize uğrayacak olan masum, güzel bayanların mağduriyetlerini görüntülemez"..
Pek de bekledikleri gibi olmadı.
Ama yine de birkaç taciz olayı yaşandı.
* * *
Senelerdir yılbaşı gecesi Taksim'de, o iğne satsan yere düşmeyecek kalabalığın arasına dalan "masum bayanların başına" ne geldiğini, saniye saniye izlemedik mi tv ekranlarında.
Buna rağmen bu azgın kalabalığın içerisine giren bayanlara şaşıyorum.
Aklı başında hangi bayan girer bu kalabalığın arasına!
* * *
Magandaların yaptıkları gerçekten rezalet.
Ama "hırsızın da suçu var" birazcık galiba..
GÜNÜN ATASÖZÜ
Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur.
Yazı Tarihi : 02 Ocak 2010 Cumartesi