O HALA BENİM CAN DOSTUM!
O HALA BENİM CAN DOSTUM!
Dost olmanın, can dostu olmanın,
Sınırları nedir? Nerelere dayanır?
Ne ile ölçülür? Bilemiyoruz.
İnsan çok sevdiği biri için,
Dostu için, Neler yapabilir?
Şüphesiz,
Bu sorunun cevabını karakter verir.
Sizin için yayınlayacağım öykü
Çok sıra dışı.
Okurken
Çok sıradan hissine kapılacağınız,
Hatta Bir Türk filmi sahnesini kafanızda canlandıracağınız
Ve belki de çok abartılı olduğunu düşüneceğiniz
Ama sonunda mutlaka
Vay canına, ne dostlukmuş diyeceğiniz bir öykü.
Sonra da eminin karar vereceksiniz
Bu devirde, böyle dostluk nerde?
Öykü, gerçeklik payından ziyade
Verdiği mesaj ile ön plana çıkıyor bence.
Tıpkı kıssadan hisseler gibi
Olayın gerçekliğinden ziyade
Verdiği mesaj önemli.
Bunu alabilmek,
Anlayabilmek önemli.
*********************
Bir zamanlar,
Zengin olan Sezgin ile
Fakir olan Ferhat çok iyi arkadaşlardı.
Adeta can dostuydular.
Günün birinde Sezgin Ferhat'a
Benim için canini verir misin? Dedi.
Ferhat hiç düşünmeden ‘'seve, seve veririm''dedi.
Bunun üzerine Sezgin Ferhat'tan nisanlısını istedi.
Ferhat ise nisanlısından ayrılıp,
Sezgin'i onunla evlendirdi.
Aylar sonra Ferhat bir şanssızlık eseri
İsinden kovulmuştu.
Aklına ilk gelen can dostunu aramak olmuştu.
Fabrikasında bana bir is verir diye düşündü
Ama hiç bir şey düşündüğü gibi olmadı.
Dostunu görmeye gittiğinde, O kendini yok dedirtti
Ve o günden sonra
Ferhat dostluğunu bitirmeye karar verdi.
Bu düşünceyle yolda giderken,
Ölmek üzere olan bir adama rastladı
O'nu hastaneye götürdü.
Adam kurtuldu ve servetinin yarısını Ferhat'a verdi.
Ferhat servetin yarısını alarak zengin oldu.
Can dostu olan Sezgin'in köşkünün
Karşısındaki köşkü aldı.
Orada hayatini sürdürürken
Bir gün kapıya bir kadın geldi.
Bir lokma ekmek dileniyordu.
Ferhat bu kadına acıyarak,
Evin islerini yapması için yanında çalışmasını teklif etti.
Günler birbirini kovaladı
Ve Ferhat'la bu kadın ana oğul gibi oldular
Kadın samimiyete dayanarak
O'nun sevdiği bir kadın olup olmadığını sordu.
Ferhat hayır cevabını verince
Tanıdığı bir kız olduğunu
Ve isterse onunla tanıştırabileceğini söyledi.
Ferhat onu kırmamak için tanışmayı kabul etti.
Ferhat ile kız tanıştıktan sonra
Birbirlerini sevdiler ve evlenmeye karar verdiler.
Herkese haber vermişlerdi.
Karşıki köşk hariç,
Ama Ferhat dayanamayarak
Karşıki köşke de haber gönderdi.
Düğün günü gelmişti.
Ferhat sevdiği kız ile dans ederken
Birden karşısında eski can dostunu gördü.
En sonunda dayanamayarak mikrofonu eline aldı
Ve su sözleri söyledi;
Bir zamanlar bir can dostum vardı,
Bir gün benden nişanlımı istedi verdim.
Ama ben ondan bir is istediğimde kendini yok dedirtti.
O artik benim can dostum değildir dedi.
Sezgin de bu sözlere dayanamayarak
Mikrofonu eline aldı ve su sözleri söyledi;
Bir zamanlar benim bir can dostum vardı.
Nişanlısı kötü yola düşmüştü.
Ondan nişanlısını isteyerek namusunu kurtardım.
Bana is istemek için geldiğinde
Kapımda işçi konumuna düşmesin diye
Kendimi yok dedirttim.
Babamı yolunda hasta yatırttım.
Servetimin yarısını O'na verdim.
Annemi kapısında dilenci yaptım.
En sonunda kardeşimle tanıştırdım.
Su an da evlendiği kişi benim kız kardeşim.
O hala benim CAN DOSTUM!
KİM, NE DEMİŞ?
Goethe demiş ki;
Kardeşlerimi Allah yarattı fakat dostlarımı ben buldum.
Yazı Tarihi : 11 Ocak 2010 Pazartesi