TEK BAŞIMIZA BİR ‘'HİÇ''İZ…
TEK BAŞIMIZA BİR ‘'HİÇ''İZ…
Bir belgeselde izledim;
*Yeşilliklerin içinde,
Yere uzanmış bir erkek ve bir kadın.
Kamera onları yukarıdan çekiyor,
Gökyüzüne bakıyorlar.
Etrafta sadece çimenler görünüyor.
*Kamera uzaklaşıyor,
Küçük bir adada yeşillikler içinde uzaktan görünüyorlar.
*Kamera uzaklaşıyor,
Bu küçük ada büyük bir denizin ortasında,
Kadın ve erkek, çok küçük görünüyorlar.
*Kamera uzaklaşıyor,
Erkek ve kadın gözükmediği gibi,
Ada da denizin ortasında küçücük görünüyor.
*Kamera uzaklaşıyor,
Denizin ortasında, nokta kadar bir yeşillik görünüyor.
*Kamera uzaklaşıyor,
Uçsuz bucaksız bir manzara
Deniz, ağaçlar, evler her şey karınca gibi görünüyor.
*Kamera uzaklaşıyor,
Bütün bunlar sadece renk kütleleri olarak görünüyor.
*Sonra sadece bulutlar görünüyor.
*Sonra dünya uzaydan bir toz bulutu olarak görünüyor.
*Uzaklaştıkça,
Ay, Güneş ve Samanyolu galaksisi arasında
Dünya da küçücük kalıyor.
*Ve daha sonra uçsuz bucaksız uzayın derinliklerinde,
Küçük noktalara dönüşen galaksi,
İnsanı dehşete düşürüyor.
*Sonrası dipsiz ve sonsuz bir uzay karanlığı,
Sonunu bilemediğimiz, göremediğimiz
Uçsuz bucaksız bir karanlık.
Şu ‘'Uçsuz bucaksız galakside,
Bir defterde,
Küçük bir noktanın bile kapladığı yerden
Daha az yer kaplayan biz insanoğlu,
Tek başımıza aslında bir hiçiz
Ama kâinat bizim için var.''
Yaşam, zaman, mutluluk,
Üzüntü, hastalık, sağlık, ölüm, acı,
Yemek, içmek, sevmek,
Oksijen, ağaç, kuş milyonlarca örnek.
Hepsi biz bu ‘'noktacıklar'' için var.
Bizim için işliyor zaman,
Yağmur bizim için yağıyor, çiçekler bizim için açıyor.
Güneş bizim için ışıldıyor.
Sonra düşünüyorum,
Hayatın çarkı dediğimiz kader,
Herkes için farklı sürprizler hazırlıyor.
*Çevrenizde ki evlerde neler yaşanıyor acaba şu anda?
*Ne hayatlar, ne kavgalar, ne mutluluklar?
*Kaç kişinin canını alıyor Azrail şuanda?
Siz bu yazıyı okurken.
*Şu bir saniyede kaç bebek doğuyor?
*Kaç kadın doğum sancısı ile hastanelerde kıvranıyor?
*Kaç trafik kazası olmuştur acaba şu anda dünya yüzünde?
*Düşünsene kim bilir kaç insan evleniyordur şimdi?
*Kim bilir kimler yeni evlerine taşınıyordur?
*Ve acaba kaç çocuk
Acımasız insanlardan
Şiddet ve işkence görüyordur şu saniyelerde?
*Kaç yuva yıkıyordur mahkeme salonlarında?
*Kaç suçlu idam sehpasında?
Herkes ayrı noktalarda ayrı birer nokta.
Hayat ise sadece bir mola.
Ve bu mola için hazır kıta, ‘'kâinat ve içinde ki dünya.''
Öyle sanıyorum ki, hal-i mecalimiz de,
Küçük dünyalarımızda ki performansımıza bağlı,
‘'o'' hızla gitmekte olduğumuz ‘'son durakta.''
Üç ‘'N'' Bir ‘'K''
(Kim, nerede, ne zaman, nasıl?)
*Zerrin Çağlayan Anıl ve sıra dışı konukları
Yani Aşçılarımız
*Bu akşam saat 21.00'de
*Canlı yayında SRT ekranlarında.
Hem de çok renkli bir sohbetle sizlerle.
Bilginize ve dikkatinize…
KİM NE DEMİŞ?
Âşık Veysel demiş ki;
Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece.
Yazı Tarihi : 12 Ocak 2010 Salı