KENTİME SAHİP ÇIKAMIYORUM.
Büyükşehir Belediyesi "Kentime Sahip Çıkıyorum" dedi hepimizi umutlandırdı.
Önce kaldırım işgallerine son verdiler.
Sonra diyeceğim ama diyemiyorum.
Orada durdular.
Kente sahip çıkmak için önce kenti sevmek lazım.
Yöneticiyseniz ve bizlerin gördüklerini göremiyorsanız o zaman nasıl kente sahip çıkacaksınız.
Elinizdeki yetkileri nereye kullanıyorsunuz?
İşiniz gücünüz sadece ruhsat denetimi, tabela denetimi, çöp parası, emlak vergisi toplamak mı olacak.
Garın yanında seyyar cep telefon satıcıları gözünüze çok hoş mu geliyor da bir tedbir almıyorsunuz?
Sadece onlar değil, bir çok seyyar satıcı için bir projeniz var mı?
Şayet önce onlara sahip çıkıyorsanız o zaman onların çalışma ortamlarını düzeltin.
Yok önce Kentin genel durumu diyorsanız o zaman hani tedbirler.
Sokak köpekleri sayısı her geçen gün artıyor.
Hele kış zamanı aç kalan köpekler sürüler halinde bulvarda cirit atıyor.
Şayet köpeklere sahip çıkıyoruz diyorsanız; kurun köpek barınaklarını olsun bitsin.
Yok biz daha kent olmadık, köy havamızı korumak istiyoruz derseniz o başka.
Yağmur yağıyor, yollar sular altında.
Kanalizasyonlar taşıyor, dükkanları su basıyor.
Vatandaş yollarda doğru dürüst yürüyemiyor.
Eskiden de Adapazarı su altında kalıyordu, hatta "adını bile oradan aldı" diyorsanız o başka.
Trafiği yazmama gerek var mı?
Hanginiz memnunsunuz?
Saygısız ve kural tanımaz sürücüler yüzünden vatandaşın sıkıntılarını görmek istemiyor musunuz?
Derseniz ki; ülkemizin her yerinde aynı sorun var o başka.
Aslında kimse kentine sahip çıkmak istemiyor.
Bir şey istense atılan adım bu kadar küçük olur mu?
Şimdiye kadar bazı olumlu çalışmaları görme şansımız olurdu.
Ama olmuyor.
Şehir bu haliyle insanları yormaya başladı.
Yaşanılmaz kent olma yolunda hızla ilerliyoruz.
İnsanlar merkezden kaçar hale geldi.
Buda kentin sahipsiz kaldığının göstergesi değil midir?
Yetkililer isterlerse bu sorunları en kısa zamanda halledebilirler.
Kent Konseyi ile birlikte alınacak olan kararlar doğrultusunda ilimiz için daha iyi işler yapılabilir.
Tabi ki bunlar hep istemekle oluyor.
Önemli olan istekleri hayata geçirebilmek.
Bu arada Kente sahip çıkmak sadece Belediyenin değildir.
Vatandaş olarak ta kentimize sahip çıkmalıyız.
Paylaşırsak, sorumluluğu yüklenirsek her işin daha olacağından hiç şüphem yok.
GÜZEL SÖZLER
Üç şey sürekli kalmaz;ticaretsiz mal,tekrarsız bilgi,cesaretsiz iktidar.
Sadi
GÜNÜN FIKRASI
Avcılar kendi aralarında atıp, tutuyorlarmış. Avcının biri;
- Geçenlerde İstanbul'da Belgrad Ormanlarında ava çıkmıştım. Birde ne göreyim, karşımda 5 metre boyunda bir ayı.
Avcılardan biri hemen atılır:
- Hadi be sende İstanbul'da Belgrad Ormanlarında ayı ne gezer.
Avcı hemen cevap verir:
- İyide arkadaş Allahın ayısı oranın Belgrad Ormanı olduğunu nerden bilsin.
Yazı Tarihi : 14 Ocak 2010 Perşembe