SÜRPRİZ ZİYARET
Bundan iki ay önce dün biri bana "Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli ile buluşmuş, Hendek Belediye Başkanı'nı ziyarete gitti" dese, kesinlikle inanmazdım.
"Gözümle görmezsem inanmam" denir ya.
İşte öyle..
Bu yüzden dün yapılan ziyaret birçok insana göre sürpriz oldu.
* * *
Çünkü Toçoğlu, Dişli ve İnci, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı aday adaylığı sürecinde karşı karşıya gelmişler, yarışmışlar, yüzüne şans gülen kişi Toçoğlu olmuştu.
Bu sürecin ardından ilişkileri daha da ağırlaştıran ikinci bir raunt yaşanmıştı ki, o da İl Kongresi'nde yaşananlardı.
* * *
Parti teşkilatları açısından görüş ayrılıklarını sürdürmenin partiye çok büyük zararları olacağını daha önceki yorumlarımızda sizlerle paylaşmıştık.
Bana göre Toçoğlu, Dişli ve İnci en doğrusunu yaparak birlikte aynı kare içerisinde fotoğraf verdiler.
Bunun fotoğraf verme boyutunda kalmayarak devam etmesi durumunda, bundan en fazla AK Parti'nin istifade edeceği açık.
* * *
"Siyasette bir gün bile çok uzun bir süredir" derler ya..
İşte zamanların üzerinden çok günler geçti.
Bu siyaset için uzunca bir süre.
Şimdi önümüzde bir seçim var.
Normal zamanında yapılırsa 2011'de olacak.
Ama ben 8-9 ay sonra bir seçimin olabileceğini düşünüyorum.
* * *
Yaptığı başarılı hizmetlerin ardından, haklı nedenlerden ötürü Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmayı bekleyen Ali İnci ve Süleyman Dişli'nin, Milletvekili seçimleri öncesindeki düşünceleri çok önemli.
Teşkilatta yaygın kanı olarak, AK Parti'nin Milletvekili aday listesini büyük ölçüde yenileyeceği beklentisi gerçekleşirse, işte o zaman aday adaylığı süreci oldukça renkli geçecek.
Bu aşamada Hendek Belediye Başkanı Ali İnci'nin milletvekili aday adayı olması büyük bir oranda beklenebilir.
Süleyman Dişli'nin milletvekili aday adayı olma durumunun, akrabası olan AK Parti Sakarya Milletvekili Şaban Dişli'ye bağlı olduğunu düşünüyorum.
Şaban Dişli, bir şekilde milletvekili adayı gösterilmezse, Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli'nin milletvekili adaylığı gündeme gelebilir.
* * *
Önce Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı, ardından İl kongresi süreçlerinde yaşanan kırgınlıklar, her defasında daha fazla hasarla geride kaldı AK Parti için.
Ve yapılacak Milletvekili Genel Seçimleri öncesinde AK Parti'yi tüm bu süreçlerden daha sıkıntılı günler bekliyor olacak.
Parti'ye uzun süredir hizmet edenler, bunun karşılığını almak için son kozlarını oynayacaklar.
Ve yine sadece listeye girmek de yetmeyecek bir çok isme!
İlk 3 sıra içerisinde gösterilebilmek için olacak tüm mücadele..
* * *
Dönelim tekrar Başkan Toçoğlu ile Dişli'nin dünkü Hendek ziyaretine..
Ziyaretin ne kadar önemli olduğu sanıyorum önümüzdeki günlerde daha fazla anlaşılacak.
Şimdilik daha da fazla yorum yapmaya gerek yok.
TEKZİP HAKKI
Malum her gün onlarca haber yapıyoruz.
Yaptığımız haberler tabiki bazı durumlarda, habere muhatap olanların canını sıkabiliyor.
Çünkü gerçekler her zaman herkesin hoşuna gitmeyebiliyor.
Böylesine durumlarda, özellikle genç şirket avukatlarının, tabiri yerindeyse gazına gelen şirket sahipleri, çeşitli davalar açıyorlar.
"Haberi tekzip ettirebilmek" için.
* * *
Acemi gazeteciler veya yaptığı haberin arkasında durabilecek kadar doğru yapmadıklarını düşünen gazeteciler, hemen çoğu zaman faksla gönderilen, kimi zaman da noter aracılığıyla gelen tekzip metinlerini yayınlıyorlar.
Halbuki bunu da yayınlama zorunluluğu yok.
Tekzip ancak mahkeme kararı ile yayınlanabilir.
* * *
Bizim de başımıza geliyor tabiki bunlar.
Son olarak Birinci OSB'de faaliyet gösteren bir fabrikanın çevreye yaydığı kötü kokuları haber yaptık.
Firma ismi yok, görüntüsü veya logosu yok, olay haber yapılmış, şahıslar mevzubahis değil.
Her şey kuralına uygun.
Haber dört dörtlük.
* * *
Tekzip gönderdiler.
Haberde konusu bile olmayan konular da yazılmış tekzip metninde.
Zaten yüzde yüz haklı olduğumuza inanıyoruz.
Yayınlamadık tabiki.
* * *
Yayınlamadığımız için hukuki süreç gereği dava açmışlar.
Ve Mahkeme tekzip talebini reddetmiş.
* * *
Aslına bakacak olursanız, göreve yeni başlayan bir avukat bile bu durumda tekzibin red edileceğini bilir.
Şirket sahipleri veya yöneticilerini yanlış yönlendirmeleri, polis, adliye gibi kurumları gereksiz yere meşgul etmeleri de olayın cabası.
* * *
Oysa ki biz kendilerine daha haberi yapmaya gittiğimiz gün, "Cevap hakkını kullanmak ister misiniz?" diye sormuştuk.
İstemediler.
* * *
Bu konunun hukuki boyutu bilinmediği için çok karıştırılıyor.
Tekzip hadisesinin bu şekilde bilinmesinin, avukatların yanlış yönlendirmelerinin de önüne geçeceğini düşünüyorum.
GÜNÜN ATASÖZÜ
Cesurun bakışı, korkağın kılıcından keskindir.
Yazı Tarihi : 15 Ocak 2010 Cuma