AĞCA'NIN ŞOVUNDAN RAHATSIZ OLANLAR!!!
AĞCA'NIN ŞOVUNDAN RAHATSIZ OLANLAR!!!
İlk günün sıcaklığı ile bütün tv ve gazeteler Mehmet Ali Ağca'nın cezaevinden çıkışını baş haber olarak işlediler.
Televizyonlar canlı yayın yaptılar.
Kameramanlar birbirini ezdi, haberciler trafik kazaları yaptılar.
Her şey, birkaç saniyelik haber görüntüsü içindi.
Ağca, müthiş bir reklam yapıyordu bu arada..
* * *
Aradan bir gün geçti.
Gazeteler ve televizyonlar bu sefer ağız değiştirdi.
Okurlarının ve izleyicilerinin, görüntü ve fotoğraflarını dahi görmek istemediğini belirterek, Ağca'ya tepki göstermeye başladılar.
"Ağca bir katil" değil miydi?
Yeni akıllarına geldi.
* * *
Ne kadar ilginçti değil mi?
Oysa aynı basın yayın kuruluşları, senelerdir, 30 bin kişinin doğrudan veya dolaylı katili olan terörist başını her gün ekranlarına ve gazetelerine taşımışlardı.
O terörist başına "liderimiz" diyen bir siyasi partinin kapısında yatıp, sürekli canlı yayınlar yapmışlardı.
Aynı televizyonlar, teröristlerin dağdan inişlerini canlı verip, sözde bayramlarını tüm yurda servis yapmışlardı.
* * *
Bakın Ağca'nın şovundan rahatsız olan okuyucuları bulunan Milliyet Gazetesi'nde, dün Can Dündar, terör örgütü elebaşlarından Şemdin Sakın ile yaptığı röportaja nasıl başlıyor:
"Dile kolay; üst üste iki gece aynı yerde yatmadan, bazen ağaç kovuklarında bazen mağaralarda saklanıp sadece otlarla beslenerek, en yakınlarının ölümünü izleyerek, her an tetikte bekleyip yeri geldiğinde acımasızca öldürerek geçen 18 yıl...
Sonra bir kadına gönül vermiş...
"Silahın artık çare olmadığı"na inanmış...
Önce Barzani'ye sığınmış... sonra yakalanmış...
Her gece aynı yerde yatacağı hücre dönemi başlamış.
12 yıldır Diyarbakır Cezaevi'nin bir hücresinde yaşıyor Şemdin Sakık...
Kendi deyimiyle "dershane"sinde...
Görüşe geleni yok. Avukatı, arkadaşı, arayıp soranı yok. 5 yıldır tek görüşe çıkmamış.
Her sabah 6.30'da kalkıyor. Günde 10 saat çalışıyor. TV izliyor, gazeteleri okuyor, kitap yazıyor. Kilo almamak için kitabını volta atarak okuyor. Penceresi önüne gelen kuşları, kedileri besliyor.
30 yılı dağlarda ve hücrede geçen ömrünün muhasebesini yapıyor."
* * *
Öyle bir anlatıyor ki teröristi, acıyasınız geliyor.
Bilmeseniz adamın binlerce kişinin katili olduğunu, ağlayacaksınız neredeyse..
* * *
İşte Ağca'nın şovundan rahatsız olanlar bunlar.
* * *
Hayır bunlar birkaç kişinin şahsi görüşü değil.
Ülkemizde maalesef böyle düşünen çok sayıda insan var.
Onların böyle düşünmelerini sağlayacak siyasetçilerimiz de var maalesef.
* * *
Mehmet Ali Ağca'yı haber yapmayan gazeteciler.
Çok doğru bir iş yapmış olursunuz.
Siz adamı 24 saat ekranlarda tutmazsanız, her gün manşet yapmazsanız, adamın hiçbir forsu kalmaz zaten.
Ama "yeni mi uyandınız" demek de geliyor içimden..
Aynı uygulamayı, binlerce insanın katili, terör örgütü elebaşı ve mensupları için de yapmanız gerekmez mi?
* * *
Oysa ki gayet iyi biliniyor ki, terör örgütünün adını bile haberlerinizde yazmak, elebaşısının ismini bile zikretmeniz, onların propagandasını yapmasına yardımcı olmanız demek.
Evet bu gayet iyi biliniyor.
Belki de bilinerek yapılıyor..
ÜÇÜNCÜ SEÇENEK YOK MU?
Kapı ya "açık"tır.
Ya da "kapalı."
"Aralık kapı" diye bir tabir yoktur.
Çünkü aralık olduğunda da kapı aslında açıktır.
İşte bu örnekte üçüncü bir seçenek yoktur.
Ama her konuda bunu söyleyebilir miyiz?
Tabiki hayır.
* * *
Şehrimizden, güncel bir örnek üzerinde tartışalım isterseniz.
Şu meşhur "Tünel geçişli kavşak" var ya!
Ben oraya "Tabata kavşağı" demek istiyorum.
Beşiktaşlı Tabata var ya!
Hani milyon dolarlara transfer edilmesine rağmen kadroya bile giremeyen Tabata'dan bahsediyorum.
* * *
İşte milyon TL'ler harcanmasına rağmen, faydası kadar zararı da dokunan, Tünel geçişli kavşaktan bahsedelim.
"Hangisi" diye de mantıksız bir soru oluşmasın kafanızda.
Çünkü şehrimizde bir tane tünel geçişli kavşak var.
* * *
Efendim deniliyor ki; "Bu kavşak doldurulsun."
Hatta bir sponsor işadamı da gündemde..
Diğer yandan, kavşağın mevcut haliyle devamı ile ilgili bir görüş var.
Ama nedense üçüncü bir seçenek gündeme gelmiyor.
* * *
Üçüncü seçenek ne olabilir?
Hadi birlikte bir beyin fırtınası yapalım.
Şimdi tünel başlangıçları 50-100 metre geriye çekilse..
Araçlar daha erken yer altına girseler..
Şu anda üstü açık olan kısımların büyük bölümünün üstü kapansa..
Diğer yerlerin üstü 1,5-2 metre kadar kenarlardan kapansa..
Şu anda uzunluğu (Tahmini olarak 30 metre civarında olan) tünelin uzunluğu iki katına çıksa..
Üzerindeki trafik ışıkları kaldırılıp, büyük bir göbek yapılsa..
Geçişin üstü kapanacağından ötürü yan yollar için daha fazla yer açılsa ve kaldırımlar da genişlese..
Nasıl olur?
* * *
Bana göre her zaman, her olayda mutlaka bir üçüncü seçenek vardır.
İşte bu kavşak ile ilgili olarak da üçüncü seçeneği tartışmalıyız.
Bu kavşağı projelendirenler büyük bir hata işlediler.
Yapanlar da öyle..
Ama biz bugün o kavşağı doldurmayı düşünürsek ve bunu yaparsak, onlar kadar hata yapmış oluruz.
Milyonlarca TL'nin israf edilmesinin günahına da ortak olmak var.
GÜNÜN ATASÖZÜ
Öpülecek el ısırılmaz.
Yazı Tarihi : 20 Ocak 2010 Çarşamba
çok doğru ve güzel yazdınız.katilleri kahraman yapan bu basındır.terörist başını da,onun sözcüsü siyasi teröristleri de gündemde tutan, reklam eden, hep şerre alet olan, hep şerrin sözcülüğünü yapan bu bahsettiğiniz medyadır.bu şer medya, bu şeytanın ve onun düzeninin temsilcisi medya hiçbir zaman hakkın, hukukun,adaletin,ahlakın, güzelin,temizin, namus ve namuslunun sesi olmamıştır.bu ülkenin bu hale gelmesinde en büyük röl bu malum medyanındır.
osman karagüzel @ 20.01.2010 22:10:50
Tebrik ederim Sayın Gürkan Kılıç.Bu kadar güzel bir tesbit olabilirdi.Dediklerinize katılıyorum.Buradan ne çıkıyor?Bazıları torpilli,bazıları ise vur abalıya maalesef!Bu memlekette Hırant Dik ten başka öldürülen(öldürülmesini şiddetle kınıyorum)gazeteci yok mu?Neydi o tv lerde canlı yayınlar oğlu kin kusuyor.Toplananlar katil devlet diye bağırıyor!Kim o katil dedikleri?Türkiye Cumhuriyeti Devleti.Hiçbir ülke yoktur ki devletine küfrettirsin ve tv lerden canlı yayınlarsın.Bu da işin başka bir tarafı değil mi?Kimsenin öldürülmesini aklı başında kimse istemez.Ama bu çifte standartlar yok mu?Kimlerin hangi safta olduklarını belli eden manzaralar.Yazık çok yazık.Tekrar tebrik eder ,başarılarınızın devamını dilerim.Saygılarımla
faruk feyzi @ 20.01.2010 18:30:39