KARASOĞUK
Kara kışı gördük dersek yalan olur.
Ama kara soğuğu gördük.
Dün gece -4'lere çıkan soğukluk gündüz saatlerinde 0 ile 2 derece arasında değişti.
Gündüz güneş olmasına rağmen iyi soğuk vardı.
Cuma günü başlayan kar yağışı cumartesi günü de devam etti.
Ve Cumartesi günü ilimizi ve bir çok ili soğuk hava etkisi altına aldı.
En çok korktuğumuz buzlanma idi.
Buzlanmanın yoğun olması nedeniyle yol tuzlama işleminin yeterli olmayacağını düşünenler yanıldıklarını gördüler.
Bu sefer belediyelerin hepsi çok iyi bir performans sergiledi.
Her mahallede tuzlama işlemi yaptılar.
Olası kazaların önüne geçmiş oldular.
Özellikle Serdivan belediyesini kutluyorum.
Sabah 5'te rampa olan yerlerdeki karları temizlediler ve tuz döktüler.
Sabah yollara çıkanlar rahat bir nefes aldılar.
Demek ki istenince oluyormuş.
Soğuk hava Perşembe gününe kadar devam edecek.
Özellikle bugün Trakya bölgesinin -10 dereceyi göreceği söyleniyor.
Bu soğuktan ilimizin payına ne düşer bilmiyorum ama yine -5,6 derece soğuk olur diyorum.
Uzun yıllar sonra bu kadar soğuk havayla karşılaşınca insanlar şaşırdılar.
Oysa 1967 yılında da kar yağdığı zaman bir hafta kalkmaz, saçaklardan buzlar sarkardı.
Kaldırımlar 30-40 cm kar ve onun üstü buz tutardı.
Kardan tepeler yapar, üzerine su döker kayma yerlerini buzlaştırırdık.
Ve o kayma yeri kolay kolay erimezdi.
O zamanlarda hava sıcaklığı eksilerde dolaşıyordu.
Okulların tatile girmesi bir noktada öğrenciler için de iyi oldu.
Okul yollarında eziyet çekmemiş oldular.
Ulusal basın soğuk hava şartlarını biraz abartılı şekilde ekranlara taşıdı.
Oysa İstanbul'un geçmişine baktığınızda Marmara denizinin donduğunu görürsünüz.
İstanbul -7 derecelerdeyken, Erzurum, Kars -20 derece soğukları görüyordu.
O yöre insanı yıllardır bu soğukla ve karla mücadele ediyor.
Eskiden Kasım ayında başlayan soğuklar ve kar şimdi Aralık ayı sonunda başlıyor.
İklim değişikliği aslında her geçen yıl kendini hissettiriyor.
Yarın öbür gün kar yağsın diye çok bekleriz gibime geliyor.
Onun için şikayet etmeden karın tadını çıkartalım.
TEKEL İŞÇİLERİNE UYARI
Hükümet top yekün Tekel işçilerine savaş açtı.
Başbakan " başkalarının hakkını Tekel işçilerine yedirmem" diyor.
Diyor ama; Tekel'i düşük fiyata sattıkları adam 600 milyon dolar karla başka birine satıyor.
Koca milletin hakkı yenmiş olmuyor mu o zaman?
Şimdi de Ankara Valisi "çadırlar kötü görüntü veriyor" diyerek, çadırları kaldırma kararı aldı.
Bu Valinin bahanesi.
Asıl amaç grev kırıcılığı yapmak, işçiye ızdırap çektirmek.
Hem ne zamandan beri çevre görüntülerine Valiler karışmaya başladı bilmiyorum.
Yoksa Belediye Başkanları ile görev değişikliği mi yaptılar.
Her neyse topyekünde olsa Tekel İşçileri eyleme devam ediyor.
GÜZEL SÖZLER
Aklın güzelliği dil ile, dilin güzelliği söz ile, kişinin güzelliği yüz ile, yüzün güzelliği göz ile belli olur.
Yusuf Has Hacip
GÜNÜN FIKRASI
Temel ölüm döşeğindedir.Karısı Fadime de bu son anlarında onun yanındadır ve çok
üzgündür. Kocasının elini tutar ve gözlerinden yaşlar boşanır.
Temel son gücüyle fısıldar: "Fadime!"
Fadime yaşlı gözlerle; "sus sevgilim!"der.
Temel; "Fadime sana itiraf etmem gereken bir şey var" der.
Fadime; "Kendini yorma sevgilim. İtiraf edecek hiçbir şey yok!"der.
Temel ısrarla; "Hayır var! Huzur içinde ölmek istiyorum" der.
Fadime susar ve dinler. Temel devam eder; " Kız kardeşinle yattım. En iyi arkadaşın ve annenle de yattım" der.
Fadime sükuneti bozmadan ve kocasının elini bırakmadan cevaplar; " Biliyorum sevgilim. Seni o yüzden zehirledim zaten"
Yazı Tarihi : 28 Ocak 2010 Perşembe