MUHALEFET NEREDE HATA YAPIYOR?
MUHALEFET NEREDE HATA YAPIYOR?
Yapılan son anketlerde, gözle görülebilen bir gerçek su yüzüne çıkıyor.
Örneğin MHP'ye oy veren her 4 kişiden 3'ü erkek ve sadece biri bayan.
Diğer bir ifade ile MHP'ye oy veren erkekler, anneleri, kız kardeşleri, eşleri veya sevgililerini de MHP'ye oy verdirmeyi başarabilirlerse, MHP'nin tek başına iktidar olması kaçınılmaz olacak.
* * *
Buradan ilk etapta iki sonuç çıkarabiliriz.
Birincisi; MHP'ye oy verenler evde sözlerini geçiremiyorlar..
İkincisi; MHP'ye oy verenler gerçekten aile içinde tam bir demokratlar..
* * *
Bunlar tabiki işin esprisi.
Ama ortada çok net görülen bir gerçek var.
Kadınlar neden Ak Parti'ye yöneliyor?
* * *
İşte bana göre bunun iki baş nedeni var.
Birincisi ve bana göre de en önemlisi, AK Parti kadın ve gençlik teşkilatları, siyasi olarak daha fazla çalışıyorlar.
Erkeklerin bile giremediği bir çok eve defalarca kez girip çıkıyorlar.
Hanelerin lokal sıkıntılarını daha iyi takip edebiliyorlar.
Sosyal Yardımlaşma ve Belediyelerin imkanları ve yardımlarıyla da zor günlerde, dost eli uzatıyorlar.
* * *
İkinci neden de bununla bağlantılı.
Yani yapılan yardımlarla..
Mutfağı idare etmek zorunda kalan kadın, evlerine giren bir kilo pirincin bile kıymetini çok iyi biliyor ve sandığa giderken, bu yardımları asla unutmuyor.
* * *
Muhalefetin ikinci gerçek ile baş edebilmesi, devlet imkanlarının olmaması ve belediye imkanlarının çok kısıtlı olması nedeniyle mümkün değil.
Ama onların da çalışabilmelerinin önünde hiçbir engel yok.
Sadece seçim dönemlerinde alevlendirilen kadın kolları ve gençlik kolları, bugünlerde aktif bir şekilde çalışabilirlerse, çok daha başarılı olabilirler diye düşünüyorum.
* * *
İki önemli siyasi parti CHP ve MHP'nin, Sakarya'da başarılı olabilmesinin yolu, kadın ve gençlik kollarının aktif bir şekilde örgütlenebilmesi ve çalışabilmesinden geçiyor.
Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Ak Parti'nin iktidarlara gelebilmesinin en büyük nedeni, bu siyasi partiye gönül vermiş kadınların aktif bir şekilde çalışabilmeleri değil miydi?
Partilerin normal teşkilatları ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar, birebir temaslarda, özellikle kadın kolları ve sonrasında da gençlik kolları aktif bir şekilde çalışamadıkları halde, başarıya ulaşmaları çok zor görülüyor.
ŞEKER'DE NELER OLUYOR?
Adapazarı Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aya'yı, bu akşam SRT'de yayınlanan "Son Nokta" programımda ağırlayacağım.
Kritik günler yaşayan Adapazarı Şeker Fabrikası ile ilgili tüm gelişmeleri ve geçmişte olanları Aya'ya soracağım.
Binlerce çiftçimizi, yüzlerce işçiyi ve yine binlerce esnafımızı yakından ilgilendiren bu önemli konunun, bir hayli ilgi görmesini bekliyorum.
Bu akşam saatlerinizi 21.00'e kurun.
SRT ekranlarında buluşmak üzere..
BÜYÜK AYIP
Sakarya'daki Süs Bitkisi üreticileri, Almanya'nın Essen kentindeki, süs bitkileri fuarına katıldılar.
Şu anda halen Almanya'dalar.
Türkiye'den Almanya'ya gittiklerinde, "nasıl olsa orada Türk Bayrağı bulabiliriz" düşüncesiyle, yanlarına bayrak almamışlar.
İşte büyük ayıp bu aşamadan sonra başlıyor.
* * *
Essen'deki Türkiye Büyükelçiliğine gidiyorlar.
İstekleri sadece Türk Bayrağı.
Büyükelçilik yetkililerinden hakaret üstüne hakaret gören Sakaryalı süs bitkisi yetiştiricileri, moralleri bozuk bir şekilde yeniden fuar alanına dönüyorlar.
Almanlar, kendilerine ne olduğunu ve neden morallerinin bozuk olduğunu sorunca, durumu anlatıyorlar.
Ve Almanlar 5-10 dakika içerisinde Türk Bayraklarını temin ederek, fuar alanına getiriyor, bununla da kalmayıp, bayrağımızı stantlara asıyorlar.
* * *
Yurt dışındaki temsilciliklerimizi ve kendi vatandaşlarımızı koruyup gözetmekle yükümlü Büyükelçiliklerimiz ile ilgili gelen ilk şikayet değil.
Son olarak Sakaryalı işadamlarımızın uğradığı bu tutuma da ne demeli bilemiyorum.
Saygısızlık.
Ahlaksızlık.
Kendiniz bilmezlik.
Umarım bir gün bu zihniyetteki kişiler, hak ettikleri cezalara çaptırılırlar.
BİR FIKRA
Bir doktor anısını anlatıyor:
"Yıllar önce bir Karadeniz kasabasında görev yaparken, kansızlık nedeniyle başvuran bir hastamı muayene ediyordum. Konjoktiva dediğimiz alt göz kapağının içine bakarken, bir yandan da : ‘Amca sende basur mu var?' dedim. Kansızlığın baş sebeplerinden biridir ve Karadeniz'de bu duruma sık sık rastlanır.. Amcanın dışarı çıkarken yanındaki arkadaşına söylediğini hâlâ hatırlarım... ‘Ne doktormuş be, helal olsun..! Gözümden baktı, şeyimdekini gördü."
GÜNÜN ATASÖZÜ
Çok bilen çok yanılır.
Yazı Tarihi : 28 Ocak 2010 Perşembe