DEMOKRATİK AÇILIMA BAK!
DEMOKRATİK AÇILIMA BAK!
Daha önce de sizlerle paylaşmıştık.
Spor muhabiri arkadaşlarımızın görüntü ve fotoğrafları bir bir yayınlanma devam edince, hafta sonu Pendik'te yaşanan rezalete karşı öfkemiz daha da artıyor.
Tribündeki taraftara göz yaşartıcı bomba ve biber gazı ile "saldıran", evet "saldıran" kelimesini özellikle kullanıyorum, Pendik polisinin müdahalesine karşı, bugüne kadar herhangi bir idari gelişme olmadı.
* * *
Geçtiğimiz hafta sonu yaşananlarla ilgili sorumlulara ceza verilmeden, kimse gelip Sakarya'ya, "demokratik açılımı" falan da anlatmaya kalkmasın.
Sakaryaspor taraftarı, kendisinden de kaynaklanmayan nedenden dolayı, hafta sonu Pendik Stadı önünde mağdur oldu.
Topluluk psikoloji ile her maçta yaşanabilecek veya her toplumsal olayda karşılaşılabilecek tepkiler vermiş de olabilirler.
Ama yapılan müdahale tam anlamıyla insanlık dışıdır ve sorumlular hesap vermelidir.
* * *
Olaya bir başka noktadan bakalım.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, 29 Ocak'ta İl Emniyet Müdürlerini topluyor.
Bakın orada Emniyet Müdürleri'ne ne diyor Bakan:
* * *
"Vatandaşımızın güveni, teşkilatımızın elindeki en önemli değerdir. Göreve geldiğimizden bugüne kadar, devlette, kollukta ve vatandaşta algılamayı değiştirdik. Güvenliği baskılama olarak algılayan, korkutan, şiddet uygulayan, sindiren polislik algılayışını ortadan kaldırdık. Polisten çekinen, polis merkezlerine gitmekten çekinen vatandaşımız eskisi gibi yok. Polisten destek isteyen, işbirliği yapmaya hazır vatandaş var. Kollukta ise vatandaşını seven, sevecen, iyi muamele eden, görevini yapan, suçu önleyen, suçluyu takip eden, vatandaşına eziyet etmeyen, her halükarda anlayış gösteren polisimiz var. İşkenceye ve kötü muameleye sıfır tolerans politikasıyla işkenceyi ülke gündeminden çıkardık. Polisi, güvenlik adına hak ve özgürlükleri kısıtlayan değil, hak ve özgürlüklerin teminatı ve bekçisi haline dönüştürdük." (Beşir Atalay-İçişleri Bakanı)
* * *
Pendik polisi, çok geçmeden, ertesi günü Sakaryaspor taraftarına saldırarak cevap veriyor İçişleri Bakanı'na..
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, aynı toplantıda bir cümle daha söylüyor:
"Bütün polisimiz bizim için değerli ama hata yapanları korumayın. Korursanız teşkilata zarar verirsiniz"
* * *
Evet.
Emniyet Teşkilatının bağlı olduğu bir Bakanlığın en üst düzeydeki ismi; İçişleri Bakanı Beşir Atalay, sadece 2 gün önce bu sözleri söylemişti.
Uygulama ise ortada..
Aslına bakacak olursanız fazla söze de gerek yok.
Geri kalan yorumu sizlere bırakıyoruz..
(Not: Fotoğraf da yayınlayalım)
"NE BİÇİM MEDYASINIZ?"
Biz bu türlü eleştiriler çok yapılıyor.
"Efendim filanca yerde bir haksızlık, olumsuzluk var. Vatandaş mağdur. Neden haber yapmıyorsunuz? Ne biçim gazetesiniz. Ne biçim televizyonsunuz?"
Vatandaş öfkeli tabiki.
"Halkın sesiyiz ve tam bağımsızız" diyoruz ya!
Gidiyoruz vatandaşa.
Ya da mağdur olan kuruma.
* * *
Başlıyor size anlatmaya.
Not alıyorsunuz.
"Çok güzel. Şimdi kameraya da aynı şeyleri söyleyin"
"Amaaan! Sakın beni karıştırmayın. Siz yapın haberi"
"E kaynak ne olacak? İddiayı neye dayandıracağız?"
"Siz bulun onları da"
* * *
İnanın az önce sizlerle paylaştığın diyalog o kadar sık yaşanıyor ki!..
Hele ki Sakarya'da..
Yani kurum veya şahıs olarak, mağdur olduğunuzu düşünüyorsunuz ve bu mağduriyeti basın neden dile getirmedi diye sert bir şekilde eleştiriyorsunuz ama mikrofon size uzatıldığında sus pus!
Kendi haklarımızı aramayı bile bilmiyoruz.
"Aman birilerini karşıma almayayım" diyerek de konuşmuyorsunuz.
Böyle yapma yok.
Önce siz sahipleneceksiniz sorununuzu.
Ondan sonra basın sizin sesinizi duyurmazsa, o zaman haklısınız her türlü feryatlarınızda..
DARBECİ İŞÇİLER!!
Başlığa bakıp aldanmayın.
Ama Sayın Başbakan'ın dünkü konuşmasının ardından, bu sözler geldi aklıma.
Sayın Başbakan Partisinin Grup toplantısında, Tekel işçilerinin eyleminin hak arama mücadelesi olmadığını, eylemin amacını aştığını, Hükümet karşıtı bir takım eylemlere dönüştüğünü ifade ediyor.
Bu ay sonuna kadar da süre veriyor ve "daha sonra kanunlar neyse onu yapacağız. Bu ülke yol geçen hanı değil" diyor.
* * *
"Hükümet karşıtı eylemler" ibaresi, sözde darbe planlarında çok sıkça kullanılan ithamlar olduğu için, bu sözlerin ardından "Tekel İşçileri de mi darbeci" gibi bir düşünce düştü aklıma nedense!
İddia olunan Ergenekon yapılanmasındaki şahıslar hakkında da "Hükümet karşıtı", "Hükümeti yıkmaya yönelik" gibi ibareler kullanılıyor ya!
* * *
Az kaldı sevgili dostlar.
Bir süre sonra, muhalefet siyasi partileri de "Hükümete karşı söylemler veya eylemlerde bulundukları" gerekçesiyle, suç işledikleri ile itham edilebilirler.
Hükümetin yaptığı politikaların ardından sokaklara çıkan işçiler, tabiki Hükümet karşıtı eylemler yapacaklar.
Demokratik haklarını kullanacaklar.
Demokrasinin artık hazmedilmesi gerekmiyor mu?
GÜNÜN ATASÖZÜ
Evi ev eden avrat, yurdu şen eden devlet.
Yazı Tarihi : 02 Şubat 2010 Salı
Demokratik Açılım adı altında atılmak istenen adım, ABD'nin Kuzey Irak politikasıdır.Irak, şu anda kesin olarak bölünmüştür. Irak'ın Kuzeyinde de Bir Kürt Devleti kurulmuştur ve yakında resmen ilân edilecektir. ABD, Irak'ın Kuzeyinde İncirlik Üssü'nden daha büyük bir askeri üs kurmuştur. Ortadoğu ve Orta Asya politikalarını da, bu sayede gerçekleştirecektir. Bu sebeple ABD, kendisine tabî bir taşeron aramaktadır. Türkiye'yi de, PKK vasıtasıyla köşeye sıkıştırmak istemektedir. Aslında Demokratik Açılım, zordaki iktidarın gayesiz ve çaresiz bir atılımıdır ki, on sene sonra olacakları düşünmek bile insanı ürkütüyor. İktisaden tam anlamıyla dışa bağımlı bir Türkiye, bu belâdan kurtulma çarelerini bulmalıdır.
Hüsnü Akıncı @ 05.02.2010 22:50:49
soruyorum acaba sakarya halkı mı suçlu sessiz kalmak karşı çıkmamak mı suçluluk oradaki sakaryaspor taraftarının kalmış olduğu zor durum polise taş atanların bile başına gelmiyor adamlar elini kolunu sallayarak taş atıyor ateş yakıyor olay çıkarıyor ama hiç bir müdahale altında kalmıyor fakat takımını desteklemek için stadyuma giden insanların ne durumda olduğu herkes tarafından görülüyor çok merak ediyorum neler oluyor. . .
kaan @ 03.02.2010 19:06:06