REFET ANGIN'A SAYGISIZLIK
REFET ANGIN'A SAYGISIZLIK
Refet Angın Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk kadın öğretmenlerinden dir.
Babası bir Kuvay-i Milliye üyesidir.
Mustafa Kemalin arkasından Anadoluya gidip orta cephede üç yıl savaşmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk ile yolları birçok kez kesişen Refet Angın, birinci karşılaşması olan ilk okul yıllarında Atatürkün "Büyüyünce ne olacaksın çocuk" sözüne, "öğretmen" diye cevap verir.
İkinci karşılaşmalarında ise Öğretmen Okulu öğrencisidir ve Atatürke "Bakın sözümü tuttum Paşam. Öğretmen olacağım işte" dediğinde, Atatürk onun Geliboludaki küçük kız olduğunu derhal hatırlar ve bunu belirterek, ne öğretmeni olmak istediğini sorar.
Matematik cevabını alınca "Hayır tarih öğretmeni olacaksın.
Çünkü nesillere tarihlerini öğretmek en önemli vazifedir" sözü üzerine Refet Angın, tarih öğretmeni olmaya karar verir.
1955 - 1975 yılları arasında Ankarada görev yapan Angın, Ankara Bahçelievler Deneme Lisesi Müdüreliğini de yürütür. Daha sonraki meslek hayatını İstanbulda sürdüren Angın, Atatürkün 100üncü yaş kutlamalarında görevlendirilir. İlk Öğretmenler Gününde ise yılın öğretmeni seçilir. Tarih öğretmenliğinden 1982de emekli olan Refet Angın, Yıldız Teknik Üniversitesi senatosunun 29 Haziran 2006 tarihinde aldığı kararla onursal doktora unvanını yapılan bir törenle almıştır.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde uzun yıllardır Bakanlık Danışmanı olarak görev alan Refet Angın'ı (95) kaybettik.
Koca bir çınardı o.
Adapazarına Anadolu Lisesinde konferans verdiğinde tanımıştım onu.
Önünde tek bir not olmadan 2 saate yakın Cumhuriyet tarihini anlattı.
Yaşarcasına, o günlerdeki gibi.
Atatürk ve Cumhuriyet onun yaşam tarzıydı.
Nereye çağrılırsa seve seve gider, ilk öğretmenlik günlerindeki gibi öğrencilere ders verirdi.
En çok ihtiyacımız olduğu zamanda kaybettik Refet Öğretmenimizi.
Ve Milli Eğitim Bakanlığı veya İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü her neyse.
Beyinlerinin almadığından olsa gerek Refet Angın'ı Rafet Angın yaptılar.
Utanmadan, arlanmadan.
İşte Milli Eğitimin hali.
Hepsi okumuş, okuduğunu anlayamamış zat-i muhteremler.
Yıllardır bünyenizde Bakanlık Danışmanı olarak görev yapan bir yüce insanın adını nasıl yanlış yazarsınız.
Bir tane aklı başında insan görmedi mi o yazıyı.
Refet öğretmenimizin son gününde bu yaptığınızdan içiniz hiç sızlamadı mı?
Ben olsam önce İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki personele Refet Angın'ın kim olduğunu öğretirim.
Bir sürü hoca efendi isimlerini ezbere bilenlerin Refet Angın ismini yanlış yazması kabul edilebilir bir hata değildir.
Kendi kafalarınca " Refet" diye isim olmaz deyip " Rafet" yazmışlardır.
Devam edin bu yolda.
İş bilir yöneticilerimiz sayesinde daha çok şeyler öğreneceğiz.
Saygısızlığın bu kadarına pes doğrusu.
Dirisine zaten saygı göstermezdiniz bari ölüsüne saygı gösterin.
Refet Angın Öğretmenime Allah'tan rahmet diliyorum.
Onun gibi Öğretmenlere çok ihtiyacımız var ve bu gidişle cımbızla arayacağız.
Biz Hakkımızı helal ediyoruz.
Sen bize Hakkını Helal ettin mi?
GÜZEL SÖZLER
Kibir bele bağlanan taş gibidir, onunla ne yüzülür, ne de uçulur.
Hacı Bayram-ı Veli
GÜNÜN FIKRASI
Temel'i asansörün önünde beklerken görürler ve ona sorarlar;
"Hayrola neden asansörün önünde bekliyorsun?"
Temel,
"Asansörün kapısında ‘4 kişiluktur' yazayi,3 kişinun daha gelmesini bekleyirum" der.
Yazı Tarihi : 02 Şubat 2010 Salı