2002 VE 2010 BENZERLİĞİ
Yıl 2002.
Koalisyon ortakları arasında bir sorun varmış gibi gözüküyor.
Kimilerine göre kasıtlı bir şekilde Başbakan'ın rahatsızlığı artırılıyor.
Hükümetin başında sağlık nedenlerinden ötürü, ayakta zor duran bir Başbakan var.
Ekonomiye vurulan neşterin ardından gelecek ne kadar parlak olsa da mevcut durumda büyük bir sıkıntı söz konusu.
* * *
Faizler tavan yapıyor, nakit sıkıntısı had safhada..
Vatandaş geleceğini göremiyor.
Çok geniş bir zeminde endişe söz konusu.
Durumundan memnun olanlar, bol parası bulunanlar, bankalar ve Hükümetin çevresinde nöbet tutan rantçılar.
* * *
Yıl 2010.
Tek partili Hükümette bir sorun varmış gibi gözüküyor.
Başbakan'ın "Biz yüzde 47 oy aldık" diyerek, uzlaşı aranmaksızın, çoğu zaman da antidemokratik bir şekilde sergilediği eylem ve söylemler rahatsızlığı artırıyor.
Başbakan'ın ve kabine üyelerinin çok sert cümleleri, memuru, işçiyi ve vatandaşı azarlar gibi sözleri gönlü kırılanların sayısını çoğaltıyor.
İşsizlik rekor üstüne rekor kırıyor.
Ekonominin geleceği de parlak değil, mevcut durumda büyük bir sıkıntı söz konusu.
* * *
Faizler yüksek değil ama nakit sıkıntısı had safhada..
Vatandaş geleceğini göremiyor.
Çok geniş bir zeminde endişe söz konusu.
Durumundan memnun olanlar; bol parası bulunanlar, bankalar ve Hükümetin çevresinde nöbet tutan rantçılar.
* * *
Şimdi AK Partili seçmenden bazıları bizlere kızabilir ama ortada bir gerçek var.
Ve bu gerçeği görmezden gelip, "her iki kişiden biri bize o vermiş, bize bir şey olmaz" gibi bir mantıkla "yola devam" etmeyi düşünürlerse işleri bu seçimde gerçekten çok zor.
Tabanın yaptığı özeleştiriyi, parti üst yönetiminin yapmaması, öyle sanıyorum ki oy kaybının devam etmesine neden olacak.
* * *
Az önce de gördük ki, 2002 seçimleri öncesinde oluşan atmosferden çok da farklı bir durum yok.
Hükümet ortaklarının tamamını tasfiye eden seçmenin, hangi konularda hassas olduğu çok açık.
Seçmen öncelikli olarak para ve iş istiyor.
İşte asıl sıkıntı burada başlıyor.
* * *
İşsizlik oranı yüzde 13,1'e yükselmiş.
Geç işsizlerin oranı da yüzde 24,4.
Yani her 4 gençten biri işsiz..
Kasım ayı rakamları bunlar.
Muhtemelen 2,5 ayda daha da yükselmiştir.
Bu ne demek.
Yüzde 9'lar seviyesindeki işsizlik miktarının yüzde 50'ye varan oranlarda artması demek..
* * *
Hükümetin bu konuda elinde bir koz da var.
IMF'den gelebilecek para ile piyasalar rahatlayabilir.
Belediyelere aktarılacak olan kaynaklar, kamu ödemelerinin hızlandırılması ve artırılması gibi seçeneklerle, piyasada nakit para dönüşümü sağlanabilir.
İşte bu sırada, bu politikaları çok iyi bilen ve çok iyi uygulayabilen eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın yeniden göreve gelmesi de sürpriz olmaz herhalde.
* * *
Ne olursa olsun, AKP en zor seçimlerinden birine girecek.
Konjonktür ve dış etkenlerin de etkisiyle, yüzde 47'de zirve yapan AKP'nin muhtemelen bu sonbaharda yapılacak seçimlerde alacağı oyu gerçekten merak ediyorum.
* * *
Bu arada her ne kadar "erken seçim yok" mesajları da verilse, ben bu mesajların ciddi olmadığını düşünüyorum.
Özellikle IMF ile anlaşmanın imzalanması ile bana göre seçim süreci de resmen başlamış olacaktır.
BEDAVA ARSA!
Çinli Chery firması yatırım için şart koştu:
"2 bin dönüme yakın arazinin bedava tapusunu isteriz."
8-10 bin kişilik istihdam söz konusu ya!
Aslına bakacak olursanız bu bir fırsat.
Bu fırsatı da iyi değerlendirmemiz lazım.
* * *
İyi ama 2 bin dönümlük arazinin bedava verilmesine taktım ben kafayı.
Karasu ve civarı o kadar cazip bir bölge ki, o arsaları bedava verseniz, bırakın Chery'yi yüzlerce firma sıraya girecektir sanırım.
Örnek mi verelim.
* * *
Hanlı'da kurulu 1'İnci Organize Sanayi Bölgesi..
Bin 400 dönüm arazi üzerine kurulu.
61 Fabrika var.
Krizden önce vardı demek daha doğru olur.
Yine ekonomik krizden önce toplam 8 bin 500 kişi çalışıyordu.
Şimdi 4 bin 500'e düştü.
* * *
Bin 400 dönüm arazi üzerinde kurulan onlarca fabrika.
Krizden bir kapansa, diğeri üretimine devam ediyor.
Bu handikap da yok ortada..
* * *
Şimdi bir önerim var.
Chery'e sağlanan imkanlar, bizim kendi sanayicimize de sağlansın.
Yeni Organize Sanayi Bölgeleri oluşturulsun ve yatırımcılara bedava dağıtılsın.
Görelim bakalım 2 bin dönümlük arazide 8-10 bin kişiden fazla istihdam sağlanıyor mu sağlanmıyor mu?
* * *
Evet kendimizi pazarlamalıyız.
Ama bedava arsa verecek kadar da düşmemeliyiz.
Eğer birine bedava arsa vereceksek, herkese vermeliyiz.
Aksi halde hiçbir şey bedava olmamalı.
* * *
Fakat Sakarya'da bunu yüksek sesle konuşamazsınız.
Vatan haini olursunuz iki dakikada..
Onun için herkes susuyor, herkes Chery'e bedava arsa verebilmek için birbiriyle yarışıyor.
BİR TEŞEKKÜR
Mesai arkadaşımız Mehmet Ali'nin kardeşi vefat etti.
Dün kılınan cenaze namazının ardından Emirsultan Mezarlığı'na defnedildi.
Büyükşehir Belediyesi'nin acı günde, üstelik ücretsiz olarak vatandaşın yanında olması gerçekten çok güzel.
Gerek cenaze aracı, gerek ise cemaatin mezarlığa ulaşımı konusunda belediye otobüsü tahsisi yapılması, üstelik cenaze hizmetlerinin ücretsiz olması gerçekten takdir edilecek bir durum.
Acı gününde vatandaşın yanında bulunan ve görevlerini başarı ile yapan Belediye görevlilerine teşekkürler..
GÜNÜN ATASÖZÜ
Minare ne kadar uzun olursa olsun, hoca bildiğini okur.
Yazı Tarihi : 16 Şubat 2010 Salı
Ülkemiz ilginç hale geldi.İlk defa bir Cumhuriyet başsavcısını başka bir yetkili savcı tutukluyor ve başsavcının evi aranıyor.At ve eşek etini tüketenler artıyor.Dünyanın en pahallı etini ve benzinini tüketiyoruz.Yetim hakkı yemem diyerek belediyelerine un,şeker en son valilere beyaz eşya dağıttıranlar 8 yıldır iktidardalar.Hazineye ait arazilerin büyük bölümü değişik nedenlerde elden gitti.Nüklüer enerjiyi,ergenekonu,kafes ve diğer planları kafamıza taktık.Ülkemizin ekonomisi 2008-2009 yılları arası % 8 küçüldü bu oran dünyanın en büyük küçülme oranı.İşsiz nüfusumuzun %25'i 28 yaş altında.Bankalardan kredi alıp borç yapan(batıran) iller arasında sakarya %129,5 oran ile 9 ncu sırada.Hamdolsun kriz teğet geçti.YA TEĞET GEÇMESEYDİ?
tamerkekilli @ 17.02.2010 10:14:24
günah keçisi olsan bile doğruları yazmaya devam et gürkan bey
ahmet çetin @ 16.02.2010 14:48:12