ONLAR İÇİN MUTLULUK;BAŞKALARINI MUTLU ETMEK
Kulüp hakkında bilgi veren Sakarya Çark Rotaract Kulübü dönem başkanı Tarık Döğer: "Bu insanlar hayatlarında iyiliği amaçlamış, iyilik için çalışan insanlar. Belki de bazı şeylerden yeteri kadar mutlu olmayıp insanları mutlu etmekten mutlu olan insanlar…" dedi.
Bu hafta Sakarya Çark Rotaract Kulübü'nün 3 yıllık üyesi ve dönem başkanı Tarık Döğer ile bir aradayız. Mono Cafe'de buluşuyoruz…
Rotary ve Rotaract Kulüpleri ile ilgili merak edilenler, söylenenler var. İşte bu röportajda tüm bu sorunların cevaplarını bulacaksınız.
Sakarya Çark Rotaract Kulübü'nde her dönem başkanlar değişiyor. Siz de bu dönem başkanısınız, dönemler yani görev süreniz ne kadar?
Temmuz 1'de başlar, Temmuz 1'de biter. Yani 1 seneliktir. 1 senede hem yönetim kurulu hem de başkan değişir. Böylelikle canlılık sağlanır. Ben aslen Sakaryalıyım. Ailem İstanbul'da yaşıyor. Sakarya'daki arkadaşlarımla birlikte olduğumdan ve genelde zamanımı Sakarya'da geçirdiğimden dolayı bu kulüpteyim.
Rotary ve Rotaractlar için neler söylersiniz?
Öncelikle bu insanlar hayatlarında iyiliği amaçlamış, iyilik için çalışan insanlar. Belki de bazı şeylerden yeteri kadar mutlu olmayıp insanları mutlu etmekten mutlu olan insanlar… Rotary ve Rotaract arasında bir farklılık var. Rotary'nin 30-18 yaş arasındaki kısmındayız. Bu kısmın birazcık farklılıkları var, Rotary gibi değiliz. Sponsor bulup projeler yapmaya çalışan hem insanlara yardım eden hem de yardım ederken ciddi olarak gelişim de sağlamayı hedefleyen insanlarız. 30 yaşından sonra belli bir kapasitemizin olmasını istiyoruz. Onun için zorluyoruz kendimizi. Dolayısıyla hep istediğimiz şey hem lider vasıflı insanlar yetiştirmek hem de olabildiğince insanların hayatlarına güzel şekilde dokunmak, onları mutlu etmek… Ne kadar elimizden gelir bilmiyoruz ama her seferinde deniyoruz.
Bu kapsamda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Öncelikli olarak şöyle söyleyeyim; Rotaract'ım. Lider yetiştirmekten kastım; tek bir konuya adapte olamayız. Tek bir konuda zorlayamayız kendimizi. Çok konularımız var. Mesela yaşlılarımız var. Yaşlılara iftar yemeği veriyoruz. Onları mutlu etmek istiyoruz ki konuşmaya gerçekten çok ihtiyaçları var. Bunun yanında ben otistik çocuklarla Rotaract sayesinde tanıştım. Otistiklerden çok da korkardım; ama şimdi onlara çok daha yakınım. Onların gözlerinde o sevgiyi görebiliyorsunuz. Engellilerle alakadarız. Mesela bölgemizin bir körler projesi var. Körler için ÖSS'ye hazırlık anlamında CD hazırlıyoruz. Bunu 2430'ncu bölge olarak yapıyoruz. Biz de bu projenin içindeyiz.
Bunun yanı sıra bizim çok önemsediğimiz bir şey var. Türkiye'nin geleceğiyle alakalı bir konu; eğitim. Kuruçeşme İlköğretim Okulu'nda bir okul var. Okulun 2'nci ve 3'ncü sınıfı bir odada. Yani 2 ve 3'ncü sınıf birlikte okuyorlar. Sobayla ısınıyorlar. Camlarından soğuk giriyor. Bu okulla bizim baya duygusal bağımız var. Çocuklarla önce çizgi film izliyoruz. Diş taraması yaptırıyoruz. Göz taraması için sponsorluk aşamasındayız. Bu okul aslında belki de Adapazarı'nın bir ayıbı; ama o okulu baştan yapmak istiyoruz. 5 sınıflık 300 metre karelik bir okul yapmak istiyoruz. Umarım başarılı oluruz. Tabi bu bir dönemlik mesele de değil. 3-4 hatta 5 yıl belki de…
Ama sonuçta biz o okulu bitirdiğimiz zaman, ‘bir işe yaradık. Artık bu çocuklar çok daha güzel imkanlarla okuyacaklar' diyebileceğiz. Bu da bizi mutlu ediyor. Aslına baktığınız zaman Rotaract'lar da Rotaryenler de bence önce kendilerini düşünüyorlar. Mutlu olmak istiyorlar. Onlar için mutlu olmak biraz daha başkalarını mutlu etmek. Dediğim gibi o otistik çocuklarla yaşadığınız şey hayatınızda yaşayamayacağınız şeylerden. Çok farklı dünyaları var. Mesela ben aile bağları kuvvetli olan birisiyim. Çoluğumun çocuğumun olmasını çok istiyorum ve o çocukların engelli olması olağanüstü korkuturdu beni; ama onlara da verdiğiniz sevgiyi alıyorsunuz aslında. Bazen çok aşırı hareketler yapıyorlar; ama o sıcaklığı hissediyorsunuz.
Anlatırken bile yüzünüzün ifadesinden belli oluyor…(Gülüyoruz)
Evet. Ben otistiklerle Yüksel Büyükakten sayesinde piknik yaparken tanıştım. Gerçekten farklı bir durum. Çok tedirgin gittim, çok sevinçle döndüm. Güzel işler yapıyoruz herhalde.
Bir başkanın döneminde yarım kalan projeleri diğer başkan kendi döneminde devam ettiriyor mu?
Mesela biz okula proje yapıyoruz. Gelecek dönemin başkanı tamamen farklı düşünüp ‘ben okula değil de sağlığa önem vermek istiyorum. Okula yaptık yapacağımızı' diyip farklı bir yere çekebilir. Bu başkanların kişisel olarak düşünceleriyle alakalı; ama başkan grup içerisinde, benim seçtiğim verimli olan birisi, aynı yönde düşünüyoruzdur mutlaka. Yani okulla yine devam edecektir. Veya yine biz otistiklerle yakın ilişki içinde olacağız.
Dediğim gibi biraz da başkan ve döneminin sorumluluğunda. Her ne kadar 10 yıllık bir proje yapmak istesek de bir başkan gelip ‘yapmıyorum' diyebilir. Öyle bir hakkı olur. Çünkü lider vasıflı insan yetiştirmek istiyorsak eline imkan veriyoruz. Kişisel düşünceleri olabilir. Bazı şeyleri istemeyebilir yada isteyebilir. Bu benim dönemimde olduğu gibi gelecek dönemde de var. Ben şuandan başkanı bağlayamam ‘şunu yap' diye. Gelecek dönem başkanı kendisi karar verecek.
Kaç üyeniz var?
Şu an 26 üyeyiz. Bu 26 üyeye misafir adaylarımız da var. Bunun yanı sıra kulüpten ayrılmak zorunda kalanlar var. Çünkü üniversite öğrencilerimiz var mesela… Onlar iş sahibi oluyorlar, dışarıya gidiyorlar. Onları farklı Rotaract kulüpleriyle tanıştırıyoruz. 2430'ncu bölgede 55 kulüp var ve onlarla da çok yakından ilgiliyiz. Mesela Ankara'ya gitmiş bir arkadaşımız varsa Ankara'daki sevdiğimiz bir Rotaract kulübüyle tanıştırırız. O orada devam eder hayatına. 26 kişilik o ekipten ayrılacak olan arkadaşlarımız var; ama bunun yanı sıra eklenmek isteyen arkadaşlarımız var. Sayı mesela 80 olsaydı bu ortam yakalanmazdı herhalde.
Üye olmak için şartlarınız var mı?
Yazılı olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin iyi bir vatandaşı olması önemli; ama üye alımında başkanın ve yönetim kurulunun sözü biraz daha geçerli. Biz neye göre üye alırız? Bir kere öncelikli olarak toplantılarımız var ve bu toplantılarımız herkese açık. Toplantılarımıza katılım gösterirsiniz, bize istekli olduğunuzu anlatırsınız, biz artık istekli olduğunu düşünmeye başlarız. Sonrasında diyelim ki siz bir projede fazla aktifsiniz veya ‘ben şu projeyi yapmak istiyorum' dediniz. Bu projeyle sizin isteğinizi anlamamız lazım. Bir de benim şahsi görüşüm benim dönemimde üye alımında dürüstlük ve iyilik iki önemli şeydir. Çoğu koşuldan daha öte bir şeydir benim için. Bu şeyleri taşıyorsanız ve süreklilik arz ediyorsanız bizim için bir üye adayısınız demektir. Sonrasında kolay bir süreç var. O sizinle alakalı aslında.
Şu anda devam eden projeniz var mı?
Göz taraması yapmak için İnci Göz Hastanesi'yle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Tütün Koordinasyon Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Pınar Pazarlı ile de bir görüşme yapmak istiyorum. Çocuklara çocuk yaşlarda -7-8 yaşlarındalar- sigarının kötülüyle ilgili bir seminer vermek istiyoruz. Hem onlara gittiğimizde hediyeler veriyoruz. Bazı şeylerin kötülüğü hakkında onları bu yaşta bilinçlendirmek istiyoruz. Böyle şeyler yapmak niyetindeyiz. Bunun yanı sıra kulüp hizmetleri projelerimiz var. İlk olarak SRT'yi ziyaret ettik. Diğer kurumları da ziyaret edeceğiz.
Çevreyle ilgili panel düzenlemeyi düşünüyoruz. Bunun için Ediz Hun'u davet ettik. Ediz Hun programı sebebiyle eylül ayında gelebileceğini söyledi. Bu da diğer döneme denk geliyor. Muhtemelen başkanımla konuşup onu eylül ayına onaylayacağız ve eylül ayında Ediz Hun'u Sakarya'ya konuk alacağız. Öncesinde bu dönemde de su kirliliğinin zararları ve suyun önemi ile ilgili üniversitede bir panel vermeyi düşünüyoruz. Çeşitli projelerimiz var. Mesela toplantıda yeni projeler de çıkabilir. Sürekli aktif çalışan bir kulüp bu. Başkan olsun, yönetim kurulu olsun, üyeler olsun aktif olarak devam ediyorlar.
Tüm bunları yaparken ne kadar destek görüyorsunuz?
İnsanların da aslında sosyal etkinliklere o kadar soğuk olduğunu düşünmüyorum. Ben herhangi bir kapıyı çaldığım zaman o kapı hiç kapanmıyor. İstekliler bu konuda. Çok zorluk çekmiyoruz. Okul yapımında sponsorluk anlaşması kısmında bile çoğu kişi ‘yaparız, isteriz, tabi ki' diyor. Sakaryalıları bu konuda seviyorum. O kadar zorluk çektiğimizi söyleyemem. İnsanlar zor olduğunu düşünüyor, çoğu kişi dokunmak istemez diye düşünüyor ama mesela göz taraması için doktorla görüştüğümüzde ‘sizin gibi gençlerin böyle şeyler yapması bizi çok sevindirir, tabi ki yardımcı oluruz' dedi. Belki de istemeyi bilmekle alakalı.
Sizden sonraki başkan kim olacak, belli mi?
Evet.
Kim?
Altuğ Balcıoğlu.
Başkan neye göre belirleniyor?
Bazı kurallar vardır. Bu kuralardan bir tanesi de başkanın nasıl seçileceği ile alakalıdır. Bu dönem ben birazcık daha farklılaştırdım bunu. As başkanı ve diğer çalışanlarını başkanımız seçer. Ben Altuğ Balcıoğlu'nu seçtim. Benim seçmemden dolayı Altuğ Balcıoğlu as başkan olarak gelecek döneme hazırlandı; ama ben bu dönem bir şey daha istedim. O da şuydu; as başkanımızı acaba onaylıyor muyuz? Yani bireysel anlamda sadece ben mi istiyorum? Yoksa diğer arkadaşlarımız da onaylıyor mu? diye bir seçim talebinde bulunduk. Seçimi yaptık ve Altuğ Balcıoğlu'nu gelecek dönem başkan olarak görmek istediğimiz konusunda hem fikir olduk. Bu dönem bir seçimde daha yapıp, artık as başkanları seçeceğiz.
As başkanları başkan seçmeyecek, seçimle mart ayının sonlarına doğru bir toplantı yapıp gelecek dönemin değil, ondan sonraki dönemin başkanını belirleyeceğiz. Bu sistemin oturması bize hem disiplinli olmamızı hem de iş hayatındaki gerekli kuralları yerine getirmemizi öğretiyor bize. Kulübümüz 5 yıllık bir kulüp. Her dönem üstüne bir şeyler ekliyoruz. Ben kulübe geldiğimde 8 kişilik toplantı yapardık. Şimdi misafirlerimizle birlikte 48 kişi olabildik; ama bu sadece benim dönemimle alakalı bir şey değil. Hep çıtayı yükseltiyoruz.
Muhtemelen Altuğ'da benim yaptıklarımın üzerine bir şeyler katacaktır. Kulüp ne kadar iyi giderse o kadar çok insan hayatına dokunabilirsiniz. Bu da zaten bizi mutlu eden bir şey. Amacımız bu. Yapamadığı şeylerden başkan sorumludur. Futbolda de eleştirilir ya, haklılar. Başkan eğer bir şeyi yapamıyorsa eleştirilebilir; ama yapıyorsa biz gurup olduğumuz için ekip olduğumuz içindir. Yani arkasında bir güç var.
Sakarya için ne hedefliyorsunuz, Sakarya'ya katkılarınız ne?
Ben siyasetle de ilgilenen biriyim –kulüpte siyasetten çok uzağızdır- siyasetle ilgilenirken şunu düşünürdüm; bana göre gençlik kolları başkanı Türkiye'yi kurtarmayı düşünmemeli. Türkiye'yi kurtarmayı düşünmek bizim işimiz değil. Kimse kusura bakmasın 30 yaşındaki biri çıkıp da ‘ben Türkiye'yi kurtaracağım, siz şunları şunları yapamadınız' derse ben bile otur çocuğum ben bir kenara derim. (Gülüyoruz)
Bizim amacımız biraz daha gelişimle alakalı. Biz biraz daha yapmak istediklerimizi yapalım ve her kademede o çıtayı yükseltelim istiyoruz. Kendimizi duyarlı olarak söyleyebilirim, duyarlı olan insanlar mutlaka belli bir yaştan belli bir olgunluktan sonra Sakarya için Türkiye için bir şeyler düşünecektir. Şu andaki amacımız bizim için o okul biterse olağanüstü bir şey olacak. Çocuklar için olağanüstü bir şey olacak. Çocuklar artık düzgün bir sınıfa girecekler. Sakarya'da biz şunu kurtarırız değil ama mesela Sapanca'nın çevresini ağaçlandırdık geçen sene. Bu sene de ağaçlandıracağız. Şu andaki hedef biraz daha kişisel gelişimle birlikte bir şeyler yapmak.
‘MASON DEĞİLİZ'
Kulüple ilgili söylenen bir takım olumsuz şeyler var. Bunlar için neler söylersiniz?
Bizim için eğitim müthiş derecede önemlidir. Eğitim seviyemize baktığınız zaman, maalesef belki 20 yıl sonra çocuklarımız veya babamın çocukları seviyesindekiler artık üniversitelerde veya kendilerini yetiştirdikleri için ön yargıdan birazcık arınmış vaziyette. Ön yargısı fazlasıyla olan çok insan var.
Ön yargıyı biraz açar mısınız?
İnsanlarla tanıştığımızda ‘mason musunuz?' cümlesiyle karşılaşırız.
Öyle misiniz?
Değiliz. Ben daha hayatımda şu ana kadar mason birisiyle tanışmadım; ama mason olduğum söyleniyor. Belki de ismimizin yabancı kökenli olması veya kulübümüzü kuran kişinin masonlukla bağlantısının olması bizim de o tür bir çalışma içinde olduğumuzu düşündürüyor; ama dediğim gibi Sakarya'da masonluk var mıdır bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla da yok. Alakamız var mı? Hayır. Ama şu var; bize Rotaract tanıtım seminerlerinde şu laf söylenir; masonluğun istediği kriterlerle Rotaryan'ların istediği kriterler birbirleriyle örtüşüyor. Biz de kişisel anlamda gelişmiş insanların daha da gelişmesini sağlamak istiyoruz. Bu insanların gerekli mantalitesinin olması, insanlara yardım edebilecek halde olabilmeleri lazımmış. Bu özellikler masonlarda da var bizde de var. Arada ortak parantez içerisinde insanlar olabilir; ama bu şu anlama gelmiyor; biz onların ne alt koluyuz ne yan koluyuz. Dediğim gibi hayatımda daha bir masonla tanışmadım. Veya tanıştım mı tanışmadım mı bilmiyorum. Onlar gizli de tutabiliyorlar; ama bize öyle deniyor. Biz de gülüyoruz. (Öyle mimiymişim?' dediğim zaman oluyor. (Gülüyoruz)
‘Projeler geliştirebiliyor'
Peki projeleri kararlarını ortak mı alıyorsunuz?
Toplantılarımız oluyor. Mesela pazartesi günü bir toplantı yapacağız. Toplantıya üyeler gelecek, fikirlerini söyleyecekler. Bir tanesi diyecek ki, ‘bizim takvim projemiz var. Takvim gelirini okula vermek istiyoruz.' Öyle bir proje sunacak. Biz de olumlu mu olumsuz mu bakacağız. Ondan sonra konuşcağız. Bireysel anlamda kulüp hizmetlerine, toplum hizmetlerine bağlı olarak projeler geliştirilebiliyor. Tabi burada yine başkanın veya kulüp hizmetleri, toplum hizmetleri başkanının onayıyla oluyor. Düşüncemiz, bakış açımızla nasıl alakası vardır? Onu da bir tartıyoruz.
Yazı Tarihi : 22 Şubat 2010 Pazartesi
Ayla hanım,güzel bir yazı ve röportaj. Ama sondan ikinci parağrafta açık bir şekilde mason olduklarını söylediler. mason değiliz ama masonluğun tüm kriterleri bize uyar. bu ne demek. dolaylı onaylamadır. Rotary ismi zaten kökü dışarıda olduğunu açık gösteriyor. bu kulubü internetten indirin.Bakın neler göreceksiniz.Kökü, merkezi benim ülkemde değil. Tüm dünyada örgütlenmişler ve merkezlerine bakınız. ABD VE ab OLDUĞUNU GÖRECEK,yahudi ve siyonist bir çizgiyi apacık tebit edeceksiniz. Zaten sağır sultan da biliyor. o kardeşimiz de zaten itiraf etti. Eğermasonluğu ve kulübün bu yapısını bilmiyorsa öğrensin ve bu ülkenin hamurundanım diyorsa derhal ayrılsın.Neden KENDİ KULÜBÜMÜZÜ KURUP ORADA YARARLI FAALİYET YAPMIYORUZ.
ayla şensoy @ 23.02.2010 23:58:47