SİVİL TOPLUM KURULUŞU SEÇİMLERİ
Seçim denilince aklıma artık güzel şeyler gelmiyor.
Hele ki sivil toplum kuruluşu seçimleri var ya!
Bir çoğunda hile ortalıklarda dönüyor.
Çok büyük bir mucize olmadığı sürece ve Başkan bir hata yapmazsa, yönetimin ve başkanın değişmesi inanın mümkün değil.
* * *
İşte dün bir vakıfta seçim var.
Bazı üyeler "Hazirun listesini görebilir miyiz?" diyor.
Karşılığında aldıkları yanıt, ağır hakaretler..
Kanunlarda o kadar boşluklar var ki.
Bizim aklımız da bu boşluklardan istifade etmeye daha fazla çalışır ya!
Ayıkla pirincin taşını..
* * *
Bazı üyeler, hazirun listesinde vakfa üye olmayan kişilerin olduğunu iddia ediyorlar.
İyi de bu iddiaları kim araştıracak?
Gerçekten iddiaları doğruysa, hakkı, düzeni kim sağlayacak?
Hukuk devletinde bunun gibi şeyler olabilir mi?
* * *
Sadece vakıf seçimlerinde değil ki!..
Çok da büyük olmayan bir meslek odası seçimleri..
Meslekten olmayanlar hazirun listesine yazılmış.
Hazirun listesinde vefat etmiş üyeler bile var.
Ama seçim akşamı bakın, onlar da dirilmiş oy kullanmışlar..
Nasıl oluyorsa işte oluyor.
* * *
Ülkemizin gerçekten demokratikleşmesini istiyorsak, sivil toplum kuruluşlarından başlamalıyız.
Gerçek demokrasi ve denetim STK'larda işlemediği sürece, STK'lar küçük krallıklardan, başkanları da küçük kraldan başkası olamayacaklardır.
* * *
Dönelim tekrar Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi Vakfı'na..
Vakıf ile ilgili çok ciddi iddialar var.
Bu iddialar, hiç kimseyi rahatsız etmiyor mu merak ediyorum.
Ya da hukuken soruşturulmayacak kadar değersiz iddialar mı bunlar?
Çok ciddi bir bütçeye sahip olan vakıf, bu kadar mı denetimden yoksun!
* * *
İddiaların hepsi hayal ürünü de olabilir.
Vakfın bazı üyeleri bunları rüyalarında bile görmüş olabilirler.
Ama Alişan'ın hedef tahtasında bulunan Adapazarı Şeker Fabrikası ile ilgili, yine Alişan'ın bazı iddiaları nedeniyle çok sayıda soruşturma açıldıysa ve Fabrika denetimlerden geçtiyse, Vakfının da bugüne kadar çoktan aynı denetimlerden geçmesi gerekmez miydi?
Ya da Ayhan Alişan, Adapazarı Şeker Fabrikası'nı şeffaf olmamakla, kapalı kapılar arkasında işler karıştırmakla suçlarken, kendisi neden çıkıp bütün şeffaflığı ile vakıf ile ilgili bilgileri kamuoyu ile paylaşmıyor.
Ya da neden bu bilgileri kendi üyeleri ile paylaşmıyor.
Bence bu sorunun da yanıtının aranması gerekiyor.
* * *
Temiz bir toplum istiyorsak, herkes, her platformda hesap verebilmeli, hiç kimse bundan kaçmamalıdır.
Kaçanlar da gerekirse zorla bu hesabı vermeye mecbur bırakılmalıdır.
Gerek idari gerek ise de hukuki zeminler çerçevesinde tabiki..
SAKARYASPOR TOPLANTISI
Bugün Sakaryaspor Kulübü Yönetim Kurulu'nun aldığı bir karar doğrultusunda, son gelişmelerin istişare edileceği bir toplantı var.
Toplantıya şehir protokolü ve STK'larının temsilcileri de davetli.
Daha önceki toplantılarda veya Sakaryaspor'un Genel Kurul'larında, özellikle siyasi parti temsilcilerinin ve Milletvekillerinin katılımlarını göremedik.
100-200 üyeli meslek kuruluşlarının bile genel kurullarını kaçırmayan siyasetçilerimizin ve özellikle de milletvekillerimizin bugünkü toplantıya katılıp katılmayacaklarını gerçekten çok merak ediyorum.
Eğer bugün de yeterli katılım olmazsa, artık söylenecek bir söz de kalmamış demektir.
BİR FIKRA
İki emekli parkta güvercinlere yem atıyorlardı.
Birinci ihtiyar:
"- Şu güvercinlere ne zaman yem atsam, siyasetçileri hatırlıyorum."
Diğer ihtiyar:
"Neden??"
İlk ihtiyar:
"Neden olacak. Yerde dolaşırken elimizden yiyorlar. Havalanınca da kafamıza pisliyorlar"
GÜNÜN ATASÖZÜ
Halka verir talkını, kendi yutar salkımı.
Yazı Tarihi : 27 Şubat 2010 Cumartesi