GEL ARTIK FATİH!
İnternette müthiş bir hızla dolaşıyor
Bu video.
Sonuna kadar dinledim,
Tekrar, tekrar
Ve sizin için bu satırlara yazdım
Fatih'in nezdinde bugünkü hallerimize yazılmış
Bu güzel, derin, anlamlı ve noktası virgülüne kadar
Doğru cümleleri, şiiri ya da makaleyi.
Lütfen sonuna kadar okuyun.
Bu Gençlikten utanıyorum, gel artık FATİH!
Berke Can Güneş? Burada!
Büklüm Ayaz? Burada!
Orçun Demir? Burada!
Yalın korkmaz? Burada!
İdil Lara Canayakın? Burada!
Fatih Sultan Mehmet? Yok!
Bu yoklama kâğıdını bugün
Galata Köprüsü'nden denizin saçlarına bıraktım.
Bir balıkçının gülümseyerek
Küreğiyle kurtardığı tek isimdi, ‘'Fatih Sultan Mehmet.''
İstanbul'un sokaklarına, sınıflarına,
Cafe önlerinde çiğ kahkahalar atarak boşluğa düşenlerin mekânlarına,
Gazeteleri günlük fallarını öğrenmek için
Lime, lime eden aklı sarışınların
Ve fikri kararmışların takıldığı yerlere seni arayarak girdim bugün.
Yoktun Fatih… Yoktun.
Konser salonlarından yozluğun nakaratlarıyla ayrılan,
Seni hayat bilgisi kitaplarında bir kez gördükten sonra
Bir daha hiç hatırlamayan,
Çok modern gençliğin içinden istifa ettim bugün.
Tek başınayım.
İçimde küçük bir atlıyla kalbine siyah batırılmış
Bir bankın üzerinde, sensizliği seyrediyorum.
Teneke kutulara tekme atan özgür kızlara,
Eve bedenleri uyuduktan sonra dönen erkeklere,
Modernliği köhnelikle karıştıran tenha kafalara
Acı, acı gülümseyerek yürüyorum.
Mahalle aralarında yakışıklı oğullarının gençliklerine
Beyhude methiyeler dizen babalardan,
Kaldırımlara oturup kızlarının kadife sesleriyle övünen annelerden,
Pembe kompozisyonlar dinleyerek kırılıyor kalemdeki kalbim
Ve sana karşı mahcup olmuş bir kâğıdın üzerine düşüyor
Utangaç harflerimin küçük adımları
Otobüs duraklarında saati soran yaşlı adamlara,
Kulaklarına taktıkları tıpaları işaret ederek
Cevap vermeyen merhamet iskeleti gençliğin içindeyim
Ve dışarı çıkmak istiyorum Fatih
Dışarı çıkmak istiyorum.
Sınav öncesinde oyalı yazmalar takarak,
Türbe önlerinde test çözenlerden
Bütün şıkları doğru cevaplanmış hurafe problemlerinden,
Dedeleri gelince odayı terk edenlerden,
Vitrinde gördüğü sahteliğin aynısını alamadığı için
Depresyona giren gençlikten,
Asitli içeceklerin yanında estetik çöplüğüne dönmüş
Hamburgerler yiyerek,
Ekmeğin ve zeytinin olduğu masaya beyin bükenlerden,
Üç-beş popüler kitap okuyarak
"üstad" diye çağrılmayı bekleyen entelektüelleri
Muşambaya dönüştürenlerden
Hepsinden ama hepsinden dışarı çıkmak istiyorum Fatih.
Sen surların saçlarını kılıcıyla tarayan,
Şeytanın kasvetine kalbinden tekbir oklarını
Çıkarıp, çıkarıp saplayan
Atlıların alnındaki secde izini takip ederek,
İlk hücumda nefsin kalesini yıktığı Fatih,
Denizin hırkasından o karanlık gemileri
Kolay bir düğme gibi çözüp atan,
Her sözcüğüyle düşman toprağının dizlerini titreten,
Her duasıyla İstanbul'un gönlünü gülümseten Fatih.
Bugün cebimden çıkardığım kurşun kalemimi uykudan kaldırdım.
Vakit cesetlerinin içinde bulmaca çözmekten bıkmış kalemim,
Sana senin gibi uyandı.
Ve hiç bu kadar düşük yakalamamıştım kendimi…
Hiç bu kadar ayakta bekletmemiştim kalemimin damarlarını.
Ve kılıcının değdiği yerlere
Kalemimle dokunacağım hiç aklıma gelmemişti.
Senin bıraktığın İstanbul'la
Fethettiğin İstanbul arasındaki 1453 farkı
İçimi dökeceğim hiç hatırımdan geçmemişti.
Ama sen yine sen yine de bizi ve İstanbul'u
Bıraktığın gibi hatırla Fatih.
Çünkü Cennette fethedilecek yerler seni bekliyor!
Çocuklar Olmasaydı Böylesine Sevmezdim Yaşamı,
Böylesine Umutlanmazdım, Böylesine Sevinç Sarmazdı Yüreğimi...
Yazı Tarihi : 02 Mart 2010 Salı