MESELE İNSAN OLABİLMEKTE!
Gazeteleri okuyorsunuz.
Televizyonları izliyorsunuz.
Filanca siyasi partinin bilmem ne görevindeki kişi, neler yapmış.
Efendim askeriyenin içinde bir subay, şunları yapmış.
Ya da yargıda bilmem kim, hatalı karar vermiş.
* * *
Bir kişi yanlış yapıyor, çalıştığı tüm kurumu "tükaka" yapıyoruz.
Maalesef, bazı siyasetçilerimiz tarafından bu da malzeme olarak kullanılıyor.
* * *
Kurumlarda çalışan kişiler ve onların yaptıkları "olası" hataları, tüm kurumla bağdaştırmak ne kadar büyük bir yanlış.
İnsanların gruplara ayırarak değerlendirmek de yanlış.
* * *
Şu veya bu siyasi partiden olabilirsiniz.
Sivil ya da asker de olabilirsiniz.
Üniversitede profesör, sanayi çarşısında kaporta çırağı, holdingde ciosu veya sokakta simit satan bir insan da olabilirsiniz.
Ne işi yapıyor olursanız olun, hangi safta duruyor olursanız olun mesele bu değil ki!
Mesele insan olabilmekte!..
İnsan..
* * *
İnsan olabildikten sonra, dini, mezhebi, dili, siyasi görüşü, üye olduğu derneği vs. hiç önemli değil.
Hiçbir din, çalmayı öğütlemez.
Hiçbir siyasi görüş, ülkenin kötülüğünü istemez.
İşte bu noktadan sonra "insan olabilmenin" önemi çıkıyor ortaya..
"İnsan olabilirsen" hangi düzende, hangi dinde, hangi dilde, hangi kültürde olursan ol, güzellik bekliyor olacaktır bizleri.
* * *
Bu söylediklerimizi tasdik eden onlarca örneği bulabilirsiniz etrafta.
Farklı siyasi partiye mensup bir arkadaşınızı düşünün.
Kefil olmaz mısınız yaptıklarına.
Ya da farklı bir dini inanca sahip ama bütün varlığınızı emanet edebileceğiniz bir insan tanımıyor musunuz?
İşte anlatmak istediğim de bu.
MAHKEME YÜRÜTMENİN İŞİNE KARIŞMASIN!
Son dönemlerin en meşhur sözü bu.
"Mahkeme yürütmenin işine karışmasın"
En son olarak Ankara'da ulaşıma yapılan zamların ardından Tüketici Derneklerinin açtığı dava üzerine mahkeme fiyatların geri çekilmesine karar verince sarf edilen bir söz bu.
Bunu söyleyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek.
Cümlesi aynen şöyle: "Mahkemeler Belediyeleri yönetmemeli."
* * *
Ortada kanuna aykırı bir durum yoksa, mahkeme tabiki yürütmeyi durdurmayacaktır.
Eğer aykırı bir durum varsa, yürütmeyi durduracak veya alınan bir kararı iptal edecektir.
Bundan doğal bir şey yoktur.
Kanunsuz eylemleri durdurmak ne zamandan beridir "Mahkemenin yürütmenin işlerine müdahalesi" anlamına geliyor merak ediyorum.
* * *
İktidarı elinde bulunduranların, kanun yapma yetkisi ve erki elinde bulunduranların, kendi kanunlarına aykırı eylemlerde bulunmalarına karşı mahkemelerin verdiği kararlar, ne zamandır "Yürütmenin işine karışmak" oluyor anlamadım.
* * *
Diyelim ki mahkemeler yürütmenin işine karışmasın.
Peki kim denetleyecek Yürütmeyi?
Ben neden bu kadar güven duyayım Yürütmeye?
Nereden bileceğim gerçekten benim haklarımı sonuna kadar savunacağını.
Her insanın hata yapma ihtimali yok mudur?
Hükümette olanlar sıfır hatalı, mükemmel icraatlarda bulunan insanlar mıdır?
* * *
Farkındaysanız, son dönemdeki hareketler, daha fazla demokratikleşmenin tartışıldığı bu günlerde, bizleri daha fazla demokrasinin dışına itecek gelişmelerdir.
Oluşturulan bu kamuoyu baskısı ile yargı üzerinde büyük bir toplumsal baskı oluşturulmuş durumda.
Böyle bir durumda, Allah yargıçlarımıza daha fazla güç versin.
Vicdanlarının sesinden başka seslere kulaklarını tıkamak için, eskisinden daha fazla dirayetli olsunlar.
Aksi halde biz kaybederiz.
BİR FIKRA
Çocuk babasına
-Babacığım annem ile nasıl evlendin?
Adam eşine dönüyor:
-Görüyor musun çocuk bile anlam veremiyor..
GÜNÜN ATASÖZÜ
Oğlum sen doğru dur, eğri belâsını bulur.
Yazı Tarihi : 03 Mart 2010 Çarşamba