HOŞGÖRÜ DİYE BİRŞEYİ HATIRLIYOR MUSUNUZ?
Önce ikiye bölündük.
Sağcı..
Solcu..
* * *
Sağcılar kendi içinde ikiye bölündü.
Solcular da..
* * *
Sonra, bölünen sağcıları da solcuları da, mezheplerine göre ayrıca bölündüler..
* * *
Bölünmeler sonrasında çıkan bölünmüşler, kendi aralarında "filancasının adamı" diye bir daha bölündüler..
* * *
Her geçen gün bölündükçe bölündük.
Bölündükçe büyümeyi ve demokratikleşmeyi düşlüyorduk ya!
Böyle olmadı.
Küçüldükçe, küçüldük!..
* * *
Karşı fikre saygı da kalmadı.
Hoşgörü Türkçe sözcükten çıkardık.
Onun yerine "taraf olmak" girdi sözlüğe..
* * *
Taraf ol!
Cephe al!
Vur karşı tarafa!
* * *
Herkes düştü bir "tarafın" peşine..
Karşı cephenin görüşlerine değer vermeyi bırakın, dinleme nezaketinde bile bulunmamaya dikkat eder hale geldi.
Herkesin şimdi tek bir hedefi var.
"Tek sesli bir demokrasi"
* * *
İyi de tek bir sesin çıkmasında değil ki marifet, birçok sesin ahenkli bir şekilde çıkmasında keramet!
* * *
Yok olmaz!
Başbakan, muhalefet partilerinin liderlerinin isimlerini ağızlarına bile almaz, Adalet Bakanı HSYK ile kavgaya tutuşur, Başbakan Yardımcılarından biri Anayasa Mahkemesi, diğeri Danıştay, bir başkası da Yargıtay ile güreş tutmuştur çoktan.
"Askeri sevenler" ve "askeri sevmeyenler" vardır artık ülkemizde..
Gruplandırılmışlardır.
* * *
Benim Sakaryamın güzel insanları da açar televizyonu, akşama kadar karşı fikirlere savrulan küfürleri izler, hakaretleri seyreder, gaza gelir bağırır kahvede..
40 yıllık arkadaşlar arasında bir farklılık çıkmıştır artık.
Siyah gömlek giymeyi sevenlerin tarafında olan Ahmet, beyaz gömlek giyenlerin tarafında olan Mehmet ile kavgalıdır artık.
Küserler..
Birbirlerini dinlemezler bile.
* * *
Daha somut bir örnek mi istiyorsunuz.
Alın size en okumuşlarımızdan örnekler..
Avukatlarımızdan..
* * *
Baro Başkanının görevleri bellidir.
1136 sayılı Kanunun 97'inci maddesini uzun uzun okudum dün.
Çünkü son dönemde Baro Başkanı'nın görevleri ile ilgili bir grup avukatın eyleme kadar varan tepkileri vardı.
Yönetim Kurulu'na danışmadan yapılan açıklama, kanuna uygun mu değil mi
Açıp okursanız uygun olduğunu görebilirsiniz.
* * *
Uygun veya değil!..
* * *
Ardından Baro Genel Sekreterinin bir grup avukat ile kamuoyuna yaptığı açıklamalar.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına aykırı.
"Ancak" diyor kurallar "Baronun içerisinde itirazlarını dile getirebilirler."
O halde bu yapılanlar kurallara da aykırı.
* * *
Aykırı veya değil!
* * *
Baro toplanarak, güven oylaması yapıyor.
Genel Sekreterin hakkında soruşturma açılıp açılmaması oylanıyor.
Oylama sonucu görevden alınması kabul ediliyor ve bu yapılıyor.
Bu kararı uygun görmeyen 3 yönetim kurulu üyesi istifa ediyor.
Yapılan işlemlerin uygunluğu ile ilgili tartışma var.
* * *
Uygun veya değil!..
* * *
Sonuç ne?
Sonuç bir bölünmüşlük daha..
Oluşan bir "taraf" daha..
Saflarda yerini alan gruplar..
* * *
Her geçen gün daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olmasına rağmen giderek birbirinden uzaklaşan fikirler.
Giderek daha fazla tahammülsüzlüğe varan kavgalarımız.
Ve giderek artık daha fazla unuttuğumuz "hoşgörüsüzlük"
* * *
Bu şekilde daha fazla ilerleyemeyiz.
Bizi biz yapan Anadolu mozaiğinin, bir mermerden daha sağlam bir şekilde birbirine yapışması değil miydi?
Artık bu oyunlara gelmemeliyiz.
GÜNÜN ATASÖZÜ
El elin nesine, gülerek gider yasına
Yazı Tarihi : 05 Mart 2010 Cuma