BOMBANIN ÜZERİNDE OTURUYORUZ
BOMBANIN ÜZERİNDE OTURUYORUZ
Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Muzaffer Elmas ile depremin yıldönümünü değerlendiriyoruz.
Prof.Dr.Elmas, benim gözümde, doğru bildiğini kim olursa olsun asla sakınmadan söyleyen, dürüst bir bilim adamıdır.
Öyle ya sorunlar tektir ve muhtemel çözüm önerileri de bellidir.
Bunu söylemekte bir suç veya kasıt aranmamalıdır.
Gereğini yerine getirmeyenlerin böyle bakmaya hakkı da yoktur.
* * *
SAÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Muzaffer Elmas, Sakarya'da çok katlı binalar olduğu sürece bir bombanın üzerinde oturduğumuzu söyledi.
Yeni yapılan binalar tabiki yeni yönetmeliğe göre yapılıyor.
Ama eski yönetmeliğin bile dışında yapılan ve yeni yönetmelikle uzaktan yakından alakası olmayan çok katlı binalara ne demeli?
* * *
"Benim binam depremde hiç zarar görmedi" sözünün de büyük bir yanılgı olduğunu söylüyor. "Alın bir çekiç. Binanızın taşıyıcı sistemlerinin sıvasını kazıyın. Altında çatlakları göreceksiniz" diyor Prof.Dr.Elmas.
* * *
Sakarya'da 4,5 ve 6 katlı olan 2 bin 500 bina var.
Ve bu binalardaki konut sayıları düşünüldüğünde, bu da yaklaşık 10 bin civarında bir konut demek.
Yani leblebi gibi konut yapan TOKİ için bu bir şey mi?
Sakarya'da büyük bir felaketi önleyebilmek için 10 bin konut.
Binlerce insanın hayatının kurtulabilmesi için.
* * *
Fakat daha öncekiler gibi değil.
Kentsel dönüşüm projesi ile TOKİ'nin yapacağı 10 bin konuttan, 4-5-6'ıncı katlarda oturan vatandaşlar hak sahibi yapılarak yararlandırılacak.
Bu katlar yıkılacak.
Alttaki daireler güçlendirilecek.
TOKİ'nin yaptığı konutların bedellerini hem hak sahipleri, hem de kat yüksekliği azaltıldıktan sonra, binalarının değerleri artan 1-2-3'üncü katlarda oturanlar birlikte ödeyecekler.
* * *
Ve işin en güzel tarafı, bu işten kimse zararlı çıkmıyor.
4-5-6'ıncı kattakiler daha güvenli konutlara taşınmış olurken, 1-2-3'üncü kattakiler de üzerlerine 2-3 kat çökmesinin önüne geçmiş oluyorlar.
Herhalde hiçbir bedelin, insan canından daha kıymetli olmadığı konusunda görüş birliği artık oluşmuştur.
* * *
Sorun belli, çözüm belli.
Ama bunu bir sorun olarak kabul etmeyen bir devlet ve yerel yönetim anlayışımız var.
Böyle basiretsiz bir durum içerisindeyiz.
En büyük kaybımız bu.
* * *
Yerel seçimler yaklaşıyor.
Bu seçimlerde en büyük oy tercih nedenlerim arasında bu olacak?
"Benim canımın güvenliği için ne yaptın veya yapacaksın?" sorusuna net bir cevap alamazsam oyumu vermeyeceğim.
Parti falan ayrımı da yok benim için.
* * *
Öldükten sonra öbür tarafta parti ne işime yarayacak?
Ak Parti mi canınızı tekrar bağışlayacak?
MHP mi yitirdiğiniz çocuğunuzu geri getirecek?
CHP mi yıkılan binalarınızın yerine yenisini yapacak?
Onun için asıl iş bizlere düşüyor.
Bilinçli seçmenler olarak, kendimizi ve ailemizi düşünerek karar vermeliyiz.
Yoksa, hak ettiğimiz gibi yönetilmeye devam ediliriz.
GERÇEKTEN DEMOKRATIZ DİYORSANIZ!
Bir anket sonucu geçti elimize.
Ankette vatandaşlara belediye başkanlarına tekrar oy verip, vermeyecekleri sorulmuş.
Gelen cevaplara göre de sonuçlar açıklanmış.
Sakarya'da en fazla oyu Hendek Belediye Başkanı Ali İnci almış.
Akyazı, Adapazarı, Büyükşehir Belediye Başkanları ile ilgili de tercih yüzdeleri yer almış.
Anketteki sonuçlar ilgi çekiciydi.
* * *
Nitekim partilerin genel merkezlerinin de aday belirleme çalışmaları öncesinde anketler yaptırdığını biliyoruz.
Anket yaptırılıyor, teşkilat temayül yoklamaları gerçekleştiriliyor, ardından mülakat yapılıyor.
En sonunda Genel Başkan karar veriyor.
Yani bütün aşamalardan birinci çıksanız bile önemi yok.
Sonuçta Genel Başkanın inisiyatifine bağlısınız.
Bir tek kişi, yani genel başkan binlerce kişiden daha iyi biliyor, daha iyi geleceği okuyor ve çok daha yararlı karar alabiliyor da ondan.
* * *
Hani "bizler demokrasinin temsilcisiyiz, demokrasi aşığıyız" diyen başta Ak Parti olmak üzere diğer siyasi partiler var ya, aslına bakarsanız demokrasiden korkuyorlar.
Gerçek demokrasiyi uygulasalar, parti içindeki egemenliklerinin kaybolacağından, itaatkar kadroların dağılabileceğinden endişe duyuyorlar.
* * *
Gerçekten demokrat mısınız?
O zaman koyun aday belirleme süreci içerisinde kendi üyelerinizin önüne sandığı.
Kendi parti üyeleriniz Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nde, Adapazarı Belediyesi'nde, Erenler, Serdivan, Akyazı, Hendek'te kimi aday görmek istiyorlarsa onu aday gösterin.
Bu kadar korkunç bir şey mi istenilen.
Bu söylediklerim sadece Ak Parti'ye değil.
MHP, CHP, DP ve diğer partiler…
Ne zaman gerçekten demokrasiyi uygulayacaksınız.
Ne zaman Sakaryalılar, kendi adaylarını kendileri belirleyecek.
Tepeden inme adayları karşımıza koymayacaksınız?
* * *
Hiçbir partinin demokrasi söylemlerine inanmıyorum.
Kendi içinde demokrasiyi yaşayamayan hiçbir parti, ülkeye demokrasiyi getiremez.
* * *
Partilerimizin bir an önce demokrasiyi sindirmeleri gerekiyor.
Aksi halde gelin hep birlikte şu "seçim" kelimesini değiştirelim de ortadaki büyük kandırmaca da son bulsun.
Marttaki "Mahalli İdareler Seçimleri" olayına, "Mahalli İdare Atama Onaylamaları" adını koyalım da kimseyi kandırmayalım.
Günün Atasözü
Ağustosta gölge kovan, zemheride karnın ovar.
Yazı Tarihi : 16 Ağustos 2008 Cumartesi