OLİMPİYAT STADI KABUSU
Bir Olimpiyat Stadı yaptık ki Allaha emanet.
İstanbul'un en ücra köşesine.
Her türlü pisliğin döndüğü yere.
Adam kesseler kimsenin haberi olmaz.
Alt yapı yok.
Yollar yetersiz.
Güvenlik zaafı had safhada.
Ama adı Olimpiyat stadı.
Ne zaman oraya maça gitsem bir olay olur.
Sanki İstanbul'un bütün sahtekarları, hırsızları oraya toplanmış.
Olimpiyat stadı kurtarılmış bir alan gibi.
Devlet yok, polisin görüntüsü var icraatı yok.
Kapıdan gireceksiniz.
Polis güya önlem almış.
Tam kapıdan girerken elinizden bileti yaka kartı olan bir görevli alıyor.
Sizi içeriye sokuyorlar.
Bir bakıyorsunuz elinizdeki bilet değiştirilmiş.
Maliye damgası olmayan sahte bilet devreye girmiş.
Polise gidiyorsunuz; "ben bilmez'i" oynuyor.
Stad görevlisi kafasını bile kaldırmıyor.
Özel güvenliğin ne iş yaptığını zaten anlamıyorsunuz.
Yani vatandaş Allah'a havale edilmiş.
Trabzon Bursa maçında iki arkadaşımızın cüzdanı çalındı.
O akşam eminim ki yüzlerce kişinin bir şeylerini çaldılar.
Hırsızlar kol geziyor.
Kimsenin aldığı bir tedbir yok.
Arabanızı mutlaka güvenli bir yere bırakmak zorundasınız.
Yoksa aracınızın içini tam takır yapıyorlar.
Bu kadar kaderine terk edilmiş bir Olimpiyat stadı başka yerde bulamazsınız.
Aslında bu stadı buraya kim yaptıysa hakkında soruşturma açılmalı.
Hangi gerekçeyle ve hangi akla hizmetle yaptığını açıklamalı.
Bu kadar rezil bir stad başka hiçbir ülke yoktur.
Stadın içi de dışı da ayrı bir sorun.
Burada bu tür olaylar yeni değil.
Hemen hemen her büyük maçta burada hırsızlıklar oluyor.
Bilet sahtekarları boy gösteriyor.
Ama ne yazık ki güvenlik görevlileri bir türlü önlem alamıyor.
İşin tuhafı ise bu bilet vurgununda aktif rol oynayanların yakasında görevli kartı olması.
Bile bile lades yapılmış.
Tam bir organize iş yapılıyor.
Herkes bakar kör olmuş.
Sizleri de uyarmak istiyorum.
Şayet yolunuz bir gün bu stada düşerse tedbirli olun.
Cüzdanlarınızı ön cebinize alın.
Yoksa üzülürsünüz.
GÜZEL SÖZLER
Neden zevk alındığını anlamaya çalışmak, zevki kaçırır.
Bernard Shaw
GÜNÜN FIKRASI
Genç nişanlılar ertesi gün evleniyorlardı. Erkek:
"Sevgilim, sabrım tükendi. Ne olur odama gel. Nasıl olsa yarın evleneceğiz."
Kız öfkeyle yanıt verdi:
"Yağma yok öyle. Her seferinde böyle kandırdılar. Bir daha çürük tahtaya basmam.
Yazı Tarihi : 10 Ağustos 2010 Salı