KAZANAN KİM!
Hürmüz'ün Sangarius Temsilcileri
Nuru temsil eden Hürmüz, karanlığın temsilcisi Ehrimen'e karşı yaptığı son meydan savaşından da zaferle çıkmıştı. Yaz aylarında taraflar yeniden karşı karşıya gelmenin hazırlıklarını yapıyorlardı. Hürmüz'ün taraftarları, bulundukları yerlerde her ne kadar Hürmüz'ün temsilcisi vekillerden memnun olmasalar da, Hürmüz'ün nur adına yaptığı bu kutsal mücadele hatırına ve O'na olan muhabbetleri adına Hürmüz'ü desteklemeye devam ediyorlardı. Ama bu zorunlu destek acaba daha ne kadar devam edebilirdi.
Sangarius bu evrensel mücadelede Hürmüz'ün değerler açısından temsilinin en zayıf olduğu yerlerden biridir. Hürmüz'ün mektebi olan "Enderun" larda yetişmiş olanlar zamanla savrulmuşlar, onların yerini Ehrimen tıynetli temsilciler almıştır. Bunlardan bazısı da, yaşarken, nefs-i emmarenin hizmetine girmişlerdir. Hürmüz bu mücadeleye başladığı gençlik yıllarında kendisine ihanet edenleri dahi, "eğer dava kazanacaksa" diyerek hoş görmüşken, bunlar "siz Hürmüz'ün davasına uygun hareket etmiyorsunuz, maazallah böyle ahmaklıklar yaparsanız, Hürmüz'ün can düşmanı, karanlığın temsilcisi Ehrimen'in taraftarlarına kol kanat gererseniz, Hürmüz cephesini zayıf düşürmüş olur, bu evrensel mücadelenin kaybedilmesine sebep olursunuz" uyarılarını, sanki kendilerine küfredilmiş gibi algılayıp bu kişilerin görüldükleri yerde katledilmesini emretmişlerdir. Ehrimen'in Sanagarius temsilcisi olan zatın kendilerine alenen küfrüne sessiz kalmaktan öte, bunu yapanları bürokraside etkin görevlere getirmek için uğraş vermişlerdir.
Oysa "Kişisel hırslarımız, menfaatlerimiz davamızın önüne geçmemelidir" düsturu, Hürmüz'ün en temel prensibidir.
Hürmüz; "Bizim hareketimizde aslolan insanımızla aynı hizada olmak, aynı paralelde yürümek ve milletimizle aynı tarihi güzergahı, aynı kader çizgisini takip etmektir" derken, Sangarius temsilcilerini-birkaçı hariç-halkın arasında görmek pek mümkün olmamış. Siz aramızda dolaşmıyorsunuz o zaman biz size ulaşalım diyenler de, asla çağrılarına cevap alamamışlar. Bırakın halkla aynı hizada olmayı, halkla aynı hatta dahi buluşamamışlardır.
Hürmüz; "Bölge, zümre siyaseti güderek, kavmiyetçilik, hizipçilik, kafa tasçılık ile siyaset yapanların bizim saflarımızda yeri yoktur" derken, özellikle Sangarius vekillerinden bazıları, kavmiyetçiliği de aşarak, ahbap-çavuş ilişkisine, akrabalığa dayalı siyaset yapmışlar ve bunun sonucu eğitimde Sangarius yerlerde sürünür olmuştur.
"Doğrular, hak ve hürriyetler, adamına göre değişmez. Doğru her yerde, herkes için doğrudur" diyen Hürmüz, bu hakikati önümüzdeki yeni dönemde temsilcilerini seçerken unutmamalıdır. Üstünlüğün "ben üstünüm" demekle olmadığı, suyu verilmemiş çeliğin dayanıklı olmayıp yamulduğu, hırsının kurbanı olmuş aslanıni, tilkinin oyununa geleceği hakikatini göz ardı etmemelidir.
Bu mücadele, söz konusu vatan, millet ve özellikle eğitim olduğunda "ipe un serenlerin" harcı değildir.
Yazı Tarihi : 20 Ocak 2011 Perşembe