TRİLYE
Geçen hafta maceralı bir yolculukla Armutlu'da kaplıcalara gelmiştik.
Körfezde tam karşıda bir yerleşim yeri var.
Mudanya'ya bağlı ufak bir kasaba.
Adı Zeytinbağı.
"Melekler adası" dizisi burada çekilmiş.
Ardından bir sürü başka diziye de ev sahipliği yapmış.
Orta boy, yerel bir yolcu gemisi ile bir saatten fazla sürüyor gitmesi.
Yolculuk oldukça güzeldi.
Yunuslar eşlik etti gemimize.
**
Yolculuk sona ererken kaptan anons yaptı.
Dedi ki:
— Rehber eşliğinde gezmek isteyenler için rehber kıyıda sizi bekleyecek.
Yaklaşık 80-100 kişi vardık.
Rehber önde biz arkada biraz yürüdük.
Adının Hasan olduğunu söyledi önce.
Ardından;
- Kılığım için kusura bakmayın, bahçede çalışıyordum, kaptan telefon edip geliyoruz deyince üstümü değiştirmeye fırsat bulamadım, hemen geldim.
Ben doğma büyüme Zeytinbağ'lıyım. Esas işim zeytincilik. Ama gelen misafirlere de ücret almadan şehrimi tanıtıyorum dedi.
O bölgenin tarihinin bir kısmını yaşayarak, bir kısmını büyüklerinden, bir kısmını da kitaplardan öğrenmiş, okumuş mürekkep yalamış, şehri için durumdan vazife çıkarmış biri.
Ufak bir yerleşim alanı olmasına rağmen umulmadık tarihi yerleri var.
Daha önceleri buranın adı Trilye imiş.
Marsilya'ya zeytinyağı satıp oradan kiremit alırlarmış.
Gayrimüslimler ile Müslümanların Osmanlılık ortak paydasında birleşip,
Yüzyıllarca birlikte yaşadıkları,
Kimsenin kimseye İnancından, dilinden dolayı "başkası" gözüyle bakmadığı,
O zamanlardaki kilise çanı sesiyle ezan sesinin,
Şu anda martıların çığlıklarında, eski taş binaların duvarlarında yankılandığını hissettiren bir şehir.
Trilye'nin gönüllü rehberi, zeytinci Hasan Özata,
Yıllar önce ilkokulu okuduğu, şimdilerde harabe halindeki taş okulu gösterip,
"Bu okulu neden tamir etmediler biliyor musunuz?" Sorusuna;
"—Okursan bilirsin, bilirsen de sorarsın" diye verdiğin ironik cevap hala kulaklarımda.
**
Rabbim sağlık verirse bir yıl sonra yine geleceğiz.
Belki yine gideriz eski Trilye yeni Zeytinbağı'na.
Görürüz okulun yapılıp yapılmadığını.
Belki de birileri;
Bilen de olmasın soran da diye hala düşünürler mi?.
Yoksa okuyan olsun. Bilsinler ve sorsunlar ki doğru bulunsun mu diyecekler
Bilinmez….
Yazı Tarihi : 21 Ekim 2011 Cuma