DEPREMLERİN GÖSTERDİĞİ
Her deprem sonrası televizyonlarda bol bol konuşanları görürüz.
Yok binalar çürüktü.
Yok insanları depremler değil çürük binalar öldürür.
Yok fay hattında 5-6 katlı ev olur muymuş.
Gibi gibi..
Onlar konuşur, bizler dinleriz.
Konuşulanları kulağımıza küpe yapmayız.
İşimize gelmezse söylenenleri duymayız.
Ta ki bir yerde deprem olup her yer yıkılana kadar.
Zamanında binalar yapılırken " buradan fay hattı geçiyor, buraya en fazla 2 katlı ev yapabilirsiniz" diyen yok.
Arsası olan gökdelen yapmaya niyetleniyor.
Belediyeler imarla ilgili baştan savma iş yapıyor.
Tabi ki deprem olunca da ahlar vahlar başlıyor.
1999 depremi kimseye ders olmamış.
Van'da da deprem sigortası yapan ev sayısı oldukça az.
Bu bölgenin de deprem bölgesi olduğu bilinmesine rağmen alınan tedbir yok.
Herkes İstanbul depremini bekliyordu.
Sağ beklenirken soldan yumruğu yiyiverdik.
Bu ülkede binaları sağlıklı olarak tarama yapsalar bir çok binanın çürük olduğunu görecekler.
Kendi kendine yıkılan binalara tanık olmadık mı?
O zaman daha neyi konuşuyoruz.
Etrafınıza bakın.
Bir sürü inşaatçı dolu.
Bir iş yaptırmaya kalksanız fiyatlar arasında uçurum farklar görürsünüz.
Neden?
Biri piyasa yapacak, diğeri kendini kanıtlayacak vs..
Nasıl olsa depremde hemen olmuyor.
Bakın Üniversite bağırıyor.
"Olası bir depremde ilimizde bir çok bina yıkılacak" diyor.
Kim duyuyor bu feryadı.
Kimse duymuyor.
Çünkü konuştukları kulağa hoş gelmiyor.
Yıkılması gereken binalar tekrar onarıldı.
Ev sahibi evini terk etti, öğrencilere kiraya verdi.
Doğru dürüst güçlendirme yapılmadan binalara iskan verildi.
Sizce Van depremi ilimizde olsaydı ayakta ne kadar bina kalırdı?
Yeni yapılanlar hariç diğerleri yerle bir olurdu.
Gerçekleri görmüyoruz.
Görmek istemiyoruz.
Malımızın bir anda yok olmasına razı olamıyoruz.
Ama o çürük binayı kiraya verirken başkalarının canına kast edebiliyoruz.
Piyasada iş bilmeyen müteahhitler bol olursa,
Sorumsuz vatandaş olursa,
Denetlemeyen belediye olursa,
Biz daha depremlerde çok ağıt yakarız.
GÜZEL SÖZLER
GÜNÜN FIKRASI
Yazı Tarihi : 27 Ekim 2011 Perşembe