PARDON
PARDON
Ne kadar güzel bir kelime değil mi?
Yaptığınız bir hata karşılığında bir pardon yeter diye düşünüyorsunuz.
Adamın kalbini kır, rencide et, sonra "pardon" de.
Veya vatandaş yıllarca içeride yatsın, sonra suçsuzluğu ispatlansın " pardon" de.
Her şeye kadir bir kelime.
Pardon filmini bir çoğunuz izlemiştir.
Suçsuz yere uzun yıllar içeride yatan 3 arkadaşın hikayesi.
3 yıl sonra söylenen " pardon" kelimesi.
Bunun karşılığında 3 yıl elinizden alınan özgürlüğünüz.
İşin daha da kötüsü dün ulusal gazetelerde yer alan haber.
Engin Çeber adlı tutuklunun önce emniyette daha sonra cezaevinde gördüğü işkence sonucu öldürülmesi.
Araştırma yaptıran Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin olayda görevlilerin hatalı olduğunu kabul etti ve ailesinden hem devlet adına hem de hükümeti adına özür diledi.
Yani oda "pardon" dedi.
Pardon ölen Engin Çeber'i geri getirmiyor.
Ailenin acısını dindirmiyor.
Sadece, keşke bu tür olaylar olmasaydı diyoruz.
Ama yine bildiğimizi okuyoruz.
Halen daha da içeride olup davasına başlanmamış bir çok mağdur olduğunu tahmin ediyorum.
Belki de aylar yıllar sürecek dava sonunda suçsuz görülüp serbest kalacak.
Şimdi yukarıdaki yanlışları görüp düzeltmek mi gerekiyor yoksa "pardon" demek mi?
Pardon dememek için işi sıkı tutup, görevlilerin görevlerini düzgün yapmasını sağlamak gerekiyor.
Şimdi görevliler hakkında soruşturma açılacak.
Suçlu bulunurlarsa başka yerlere mükafat gibi tayinleri yapılacak
Adalet sağlanmış olacak
Pardon yani.
GENELKURMAY BAŞKANI PATLADI.
Son zamanlarda özellikle orduya karşı başlatılan yıpratma kampanyaları Aktütün baskını sonucu daha da azdı.
Bir gazetenin " Aktütün saldırısını önceden bilen Genelkurmay tedbir almadı" diye yazması nedeniyle Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ dün basın açıklamasında bulundu.
Kısa ve öz olarak konuyu anlatan Başbuğ altını çizerek " bu tür haber yapanların akan ve akacak olan kanda sorumlulukları vardır" derken, "terör örgütünü başarılı gibi gösterenlere de" doğru yerde durmaları gerektiğini söyledi..
Son dönemlerde askerin yaptığı her hareket basında birinci sayfaya taşındı.
Konu olmadık yerlerden olmadık alanlara çekildi.
Bir gün Kara Kuvvetleri bir gün Jandarma Komutanlığı bir gün de Hava Kuvvetleri bu tür eleştirilerden nasiplerini aldı.
Ordunun yaptığı her hareket göze batmaya başladı.
Bunun aslında tek sebebi var.
28 Şubat'ın tepkisi.
O günleri unutamayanlar ordu için her şeyi mubah görmeye başladılar.
Önüne gelen istediğini söylemeye başladı.
Sanki eski ordu komutanı mübarekler.
Ama umarım dün Genelkurmay Başkanının söylediklerinden bir şeyler çıkarmışlardır.
GÜZEL SÖZLER
İnsan, insanın kurdudur. Plautus
GÜNÜN FIKRASI
Adamın kuzularına kurt dadanmış, gidip köyün akıllı adamına sormuş. Akıllı adam, ağılın bulunduğu bahçeyi, tel örgü ile çevirmesini söylemiş. Öyle yapmış ama, kurtlar tel örgüyü aşıp, koyunları yemişler... Köylü yine koşmuş, ne yapayım, diye: "Bahçeyi duvarla çevir!" Köylü, akıllı adamın dediğini yapmış, ama kurtlar duvarı filan dinlemeden yine girip koyunları parçalamışlar... Garip köylü akıllı adama koşmuş: "Tel örgü dedin çevirdik, duvar dedin yaptık, bunun başka çaresi yok mu?" Akıllı adam başını kaşımış: "Var, var ama, sende koyun kalmadı!"
Yazı Tarihi : 15 Ekim 2008 Çarşamba