KREDİ KARTI TUZAKLARI!
KREDİ KARTI TUZAKLARI!
Bankalara herkesin bir şekilde işi düşüyor, fatura ödüyoruz, para yatırıyoruz veya kredi kartı kullanıyoruz.
Hatta bankalar peşimize düşüyor.
Geçen gün bir banka eşimi cep telefonundan arıyor.
Kredi kartı vermek istiyorlar.
Bütün avantajlarını, getirilerini sıralıyor müşteri temsilcisi.
Hayır dedikçe, ısrar ediyor.
Nihayet tama deyip kapatıyor telefonu ama düşünün kredi kartı olayının ne noktaya geldiğini.
Önceden almak için sıraya giriyorduk, şimdi onlar vermek için sıraya giriyor.
************
Günümüzde kredi kartı olmayanların sayısı olanlardan daha az sanırım.
Önceden bağlarımız daha mı kuvvetliydi bilinmez,
Herkes eşinden dostundan, ana babasında borç alır, öder, alışverişte bulunurdu ama artık bunun yerini sevgili kredi kartlarımız aldı.
Asla yanımızdan ayıramadığımız, olmadığında eksikliğini fazlası ile hissettiğimiz kredi kartlarımız.
Artık insanlar yediği yemeğin, içtiği suyun parasını kredi kartı ile ödüyor, işi abartıp limitine göre araba bile satın alanları gördü bu millet.
Talep bu kadar fazla olunca, peynir ekmek gibi kredi kartı dağıtıyor bankalar.
Müşterisinin gelirine, işine, durumuna bakmadan.
Nasıl olsa her şey onların lehine. Paralarını her şekilde alabiliyorlar
En kötüsü hapis yatan vatandaş bir güzel cezalandırılıyor.
***********
Markette eline alıp alışveriş arabasını, sanki hiç ödeme günü gelmeyecekmiş gibi alışveriş yaparken,
Kredi kartına 10 ay–20 ay taksit ilanını görüp gaza gelirken,
Neredeyse attığı her adımda kredi kartı ile ödeme yaparken
Büyük bir ihtimalle bugünlerin gelebileceğini göz önünde bulundurmuyor vatandaş da.
Kredi kartı mağdurları diye bir kavram girdi artık hayatımıza.
Bunun lügatimize yerleşmesi, öyle birkaç kişinin yaşadığı ufak tefek olaylar ile alakalı değil elbet.
Elbette büyük bir kitlenin yaşadığı büyük sorunlar sebebi ile kredi kartı mağdurları toplumda ki yerlerini aldılar.
Kredi kartı akıllıca kullanıldığında kişinin işine yarar, ihtiyacını görür. Ayağını yorganına göre uzat demiş büyüklerimiz,
İnsan kazandığı paranın fazlasını nasıl harcar ki? Harcayınca da hal böyle olur işte.
Ödeyebileceği kadar alışveriş yapmak varken, faturalarını dikkatlice incelemek varken, üstüne tüketici hakları diye bir kanun varken insan nasıl olur da kendi kendini mağdur eder?
Akıl almıyor doğrusu.
Asgari tutarı ödeme olayı başlı başına bir tuzak.
Asgari tutarı ödemek, tamamen vatandaşın aleyhine bir durum, bankayı zengin etmekten başka bir şey değil.
Milyonlarca asgari tutarı ödeyen vatandaşın faiz parası ile servetlerine servet katıyorlar.
Ödeyebileceğin kadar harcamak varken,
Ne diye bir sürü sorunlarla uğraştığımız şu hayatta kendimize bir sorun daha üretiyoruz ki?
Her şeyden önce bilinçli bir tüketici olup haklarımızı aramayı öğrenmeliyiz ki bilinçli ve sağlıklı harcamalar yapabilelim
Ve kredi kartı mağdurlarının sayısını bir tane daha arttırmayalım.
KİM NE DEMİŞ?
GOETHE demiş ki;
Dünyada en korkunç şey bilgisizliğin hâkim olmasıdır.
Yazı Tarihi : 21 Ekim 2008 Salı