ZABITANIN İŞGÜZARLIĞI
ZABITANIN İŞGÜZARLIĞI
Şehirde her iş bitti şimdi ara sokaklardaki yol kenarlarına koyulan içi çiçekli taşlara sıra geldi.
Dükkan önleri işgal altında.
Seyyar satıcıların sayısı her geçen gün artıyor.
Caddelerde yürünecek yer kalmamış.
Sen git vatandaşın evinin önündeki taşı kaldırmaya kalk.
Yenicami mevkiinde oturan bir vatandaşımız evinin önün kaldırım olmadığı için araba çekilmesin diye belediyenin koyduğu büyük taşların arasına iki adet biraz küçük ebatta taş koymuş.
Ama bu iş zabıtadan kaçar mı?
Hemen vatandaşı bulup "taşları kaldır, yoksa cezayı keseriz" diyerek birde tebliğ bırakmışlar.
Gerekçeleri ise görüntü kirliliği.
Vay anasını be.
Zabıta görüntü kirliliği nedeniyle bu tür müdahalelerde bulunabiliyorsa işi çok demek.
Vatandaşın yürüdüğü yollar işgal edilmiş,
Çarşı panayıra döndürülmüş.
Bunları görmüyorlar mı?
Vatandaş mazeretini bildirmiş.
" evimin önüne araba çekiyorlar, evden çıkmam zor oluyor."
" müzik sesini açıyorlar, rahatsız oluyorum" diyor.
Zabıta kardeşimiz ise.
Kaldır o taşları oradan diyor.
Sevgili zabıta kardeşim.
Katlı pazaryerinin arka tarafındaki alışveriş merkezlerinin önündeki kaldırımlarda devamlı araç oluyor.
Vatandaş kaldırım yerine yoldan yürümek zorunda kalıyor.
Acaba bunlara da ceza kesiyor musunuz?
Ya da o sırada gözleriniz başka tarafa mı bakıyor.
Şehirde dilenci bolluğu var.
Özellikle Cuma günleri bir işyerine 10 tane dilenci giriyor.
Bunlarla mücadele sizlerin görevleri arasında.
Halen daha piyasada dilenci varsa görevinizi tam olarak yapmamışsınızdır.
Seyyar satıcılardan bahsetmek istemiyorum.
Modern bir ülkeye ne kadar yakışıyor siz karar verin.
Yani tüm bunlar dururken 2 tane taş parçasına kafayı takmak pekte hoş değil.
Bu iş yapmak değil işgüzarlıktır.
TARAF SUSTU
Her fırsatta Genelkurmayı eleştiren Taraf gazetesi İlker Başbuğ'un açıklamalarından sonra Başbakan Tayip Erdoğan'ında askere sahip çıkması üzerine sesini kesti.
Bu sefer oklarını Başbakana yönelten Taraf " kimin Başbakanısınız" yazısına " ben Halkın Başbakanıyım, siz kimin medyasısınız" diyen Tayip Erdoğan'a sesini çıkartamadı.
Genelkurmayın Aktütün ile ilgili yaptığı açıklamada Tarafın haberlerini yalanlaması üzerine gazete 180 derecelik bir dönüş yaptı.
"Yalancının mumu yatsıya kadar yanar."
Ne güzel bir söz değil mi.
Ortalığı karıştır sonra da bizde aynı şeyleri söylemek istemiştik de.
Emin Çölaşan'ın minik kşu vardı ama doğru haber getiriyordu.
Sizin karga ne yazık ki yalan haber getiriyor.
GÜZEL SÖZLER
Dayanmak kaderi yenmektir.
Campbell
GÜNÜN FIKRASI
Temel askerdeymiş. Teröristlerin köprünün altına gelip pusu kuracakları haberini almışlar. Temelin bölüğüde teröristlere operasyon düzenlemek için köprüde pusuya yatmışlar. Bir saat olmuş gelen giden yok, iki saat olmuş yok, beş saat olmuş yok. Temel komutanın yanına giderek :
-Komutanım gidip bakıyım başlarına birşey gelmiş olmasın, demiş.
Yazı Tarihi : 24 Ekim 2008 Cuma