CUMHURİYET TARİHİNİN İHTİLALLERİ
CUMHURİYET TARİHİNİN İHTİLALLERİ
85 yıllık Cumhuriyet tarihimizde bir çok kez ihtilallere tanık olduk.
Cumhuriyet rejimini riske edecek kanunların çıkması ve kargaşalıklar her dönem askerin tepkisini almıştır.
Bu nedenle ülkemiz biraz da darbeler ülkesi olmuştu.
En son hatırladığımız ise 12 Eylül darbesidir.
Birinci darbe DP hükümet zamanında olmuştur.
Demokrat Parti birinci iktidar dönemimde (1950-54) liberalleşmede önemli adımlar attı.
Yabancı yatırımlar desteklendi.
Ezanın Arapça okunması ve radyoda dini program yapılması yasağı kaldırıldı ve okullara din dersi kondu.
1950 yılında Kore'ye asker gönderilmesinden sonra 1952'de NATO'ya girildi.
DP'nin üçüncü ve son iktidar dönemi (1957-60), iktidar ile muhalefetin yer yer sokağa taşan sert çatışmaları ile sürdü.
23. Hükümet döneminde Menderes Kıbrıs konusunda imzaladıkları ortaklık anlaşmasına garantörlük maddesini yerleştirerek uluslararası başarıya imza atmıştır.
Muhalefetin etkinliklerinin soruşturulması için DP tarafından TBMM içinde Tahkikat
Komisyonu kuruldu.
Komisyon, CHP lideri İsmet İnönü'nün TBMM'deki konuşmasını yasakladı.
Askeri en fazla rahatsız eden gelişmelerden biri DP'nin, 1932'de Atatürk tarafından
ezanın Türkçe okunması kanunu değiştirmesiyle ilintiliydi.
Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında bile tartışmalara neden olan bu konu, Menderes'in istifaya yanaşma resti ile sona ermiş ve ezan uzun bir aradan sonra yeniden Arapça okutulmaya başlanmıştı.
Bu değişiklik ve Menderes'in ‘Sizler isterseniz hilafeti bile getirirsiniz!' açıklaması genç subayların ve aydın kesimin tepkisini çeken uygulamalardan sadece biriydi.
Ve 27 Mayıs 1960 Türkiye gece saat:03.00 sıralarında yakalandı darbeye.
Yüksek Adalet Divanı'nca yargılanlardan 15 kişi idama, 31 kişi ömür boyu hapse, 418 kişi değişik hapis cezalarına çarptırılırken 123 kişi de aklandı.
Milli Birlik Komitesi'nin onayıyla Adnan Menderes, Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu idam edildi. Celal Bayar ve Refik Koraltan ile 11 kişinin idam cezası ömür boyu hapse çevrildi. DP, 29 Eylül 1960'ta kapatıldı.
İkincisi ise darbe değil muhtıraydı.
1961-1965 arası kurulan üç İnönü Hükümeti'nin de Çalışma Bakanı olan Bülent Ecevit Ortanın Solu politikasını benimsemişti.
Özellilikle Çalışma Bakanlığı döneminde işçilerle çok iyi ilişkiler kurmuştu.
Bakanlığı döneminde 1963'te Grev, Lokavt ve Toplu Sözleşme Yasası'nın çıkarılmasını sağladı.
Ve Türkiye'de yine darbe rüzgarları esiyordu...
Amacı, Ecevit'e göre, CHP içinde egemen olan "ortanın solu" politikasına son vermek ve partinin iktidar olmasını önlemek olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 12 Mart 1971'deki müdahalesi İnönü'nün parti genel sekreteri Bülent Ecevit'le anlaşmazlığa düşmesine ve Ecevit'e genel başkanlığa giden yolun açılmasına olanak vermiştir.
1.nci Ecevit Hükümetinin hükümetin dağılması üzerine Süleyman Demirel'in başbakan
olarak görev yaptığı AP-MSP-MHP-CGP partilerinden oluşan ve daha sonra
I.Milli Cephe Hükümeti olarak adlandırılacak olan koalisyon hükümeti kuruldu.
1979 yılında yapılan ara seçimlerde başarısızlığa uğrayan Ecevit görevden çekildi ve Süleyman Demirel 25 Kasım 1979 tarihinde MSP ve MHP'nin desteğiyle bir azınlık hükümeti kurdu.
12 Eylül 1980 tarihinde Genel kurmay başkanı Kenan Evren'in komutasındaki silahlı
kuvvetler ülkenin yönetimine el koydu.
Günümüzde ise 28 Şubat kararları ve en son seçimlerde 27 nisanda Genelkurmayın açıklaması bir muhtıra gibiydi.
Bakalım tarih bize başka neler gösterecek.
Eskiler her 10 yılda bir darbe olur diyorlardı ama artık o günler geride kaldı.
Bu nedenle 85.nci yılını kutladığımız Cumhuriyetimize sahip çıkalım.
GÜZEL SÖZLER
Gençler! Cumhuriyeti biz kurduk, onu siz yaşatacaksınız.
Mustafa Kemal ATATÜRK
GÜNÜN FIKRASI
Cüzdan Sünnetçinin biri yıllardır kestiği deri parçalarını saklarmış ve bir gün artık emekli olmaya karar vermiş. Elindeki derileri alıp terzinin birine gitmiş ve "bana bunlardan bir şey yap, manevi değerleri çok fazla" demiş. Terzi de "abi sen bir tatile çık gel o zamana kadar ben de siparişini bitiririm" demiş. Sünnetçi tatile gidip gelmiş ve ilk iş olarak terzinin yanına uğramış. Ne oldu benim sipariş demiş. Terzi de sünnetçiye bir cüzdan uzatmış. Sünnetçi hışımla "Ulan bunca yılın emeği bu küçük cüzdan mı? demiş. Terzi hemen cevaplamış "öyle deme abi, biraz okşayınca valiz oluyor!
Yazı Tarihi : 29 Ekim 2008 Çarşamba