ALEMDAR VE ARACI'NIN ADAYLIĞI
ALEMDAR VE ARACI'NIN ADAYLIĞI
AK Parti'de iki ismin aday adayı olacağı kesinleşti.
Biri İl Başkanı Yusuf Alemdar, diğeri de MÜSİAD Şube Başkanı Mehmet Aracı.
İki ismin de aday adaylığı partide geniş yankı uyandıracağa benziyor.
Peki aday olma ihtimalleri ne kadar?
* * *
Bunu özellikle bugünün siyasi dünyasında tahmin edebilmek çok zor.
Tek bir kişinin iki dudağının arasında olan bu kararı başkalarının bilebilmesi neredeyse imkansız.
Kriter falan yok.
Teşkilatlar çalışsın, görüşlerini belirtsin, son sözü Genel Başkan söylesin.
* * *
Ne kadar kötü bir şey aslında bu.
Yani dün iki isim açıkça aday adayı olacağını açıklıyor ama biz hangisinin adaylığa daha yakın olduğunu tahmin bile edemiyorum.
* * *
İl Başkanı Yusuf Alemdar, uzun bir süredir bu yükü çekiyor.
İl Başkanları arasında Başbakan'da bir ayrıcalığının olduğu yorumları yapılıyor.
Başkanlığı döneminde AK Parti oylarını sürekli olarak artırdı.
Başbakan Sakarya'ya her geldiğinde moral bularak ve güçlenerek Ankara'ya döndü.
Bunlar Alemdar'ın artıları..
* * *
İl Yönetiminin tamamının Alemdar'ın adaylığını desteklediği tezi doğru kabul edilse bile İlçe'lerden beklenen destek gelebilir mi bilemiyorum.
İlçe kongreleri sürecinde yaşanan gelişmeler, Adapazarı İlçe teşkilatının görüşü, Milletvekillerinin tamamının onay verip vermeyeceği gibi konularda ise benzer şeyleri söylemek mümkün değil.
İşte bu konularda çok sayıda soru işaretleri var bana göre..
* * *
Öte yandan Alemdar'ın aday adaylığını oldukça erken sayılabilecek bir zamanda açıklaması da iyi bir siyasi taktik olarak göze çarpıyor.
Çünkü bu açıklama, muhtemel bir çok aday adayının da önünü tıkamak anlamına geliyor.
* * *
Diğer tarafta Mehmet Aracı da aday adayı olacağını dillendiriyor.
Arkasında MÜSİAD var.
MÜSİAD'ın Başkanı'nın Başbakan ve özellikle de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile oldukça samimi olduğunu biliyoruz.
MÜSİAD Genel Başkanı'ndan Sakarya şubesine kadar çok ciddi bir destek ve cesaret alan Mehmet Aracı'nın aday adaylığı da gündemde fazlasıyla yer edinecek gibi görünüyor.
* * *
"Aracı" tarifi, Başbakan'ın adaylık kriterleri arasında bulunan, "Maddi, manevi olarak bu işi yürütebilecek, iş dünyası ile ilişkileri iyi, hakkında şaibe bulunmayan yeni yüzler" imajına da uyuyor.
Ankara'da da desteğinin yeterli ölçüde olduğunu bildiğimiz Aracı'nın aday gösterilmesi çok büyük sürprizle karşılanmamalı.
Çünkü Başbakan bu türlü "kurumsal temsilciler" ile sürpriz yapmayı çok seviyor.
* * *
Sadece bu iki ismin bile kulislere hareketlilik getirdiğini düşünürsek, önümüzdeki günler çok daha hareketli geçeceğe benziyor.
Aday adaylarının bugünden ortaya çıkmaları bana göre güzel.
Keşke imkan olsaydı da daha önceden bunu kamuoyuna açıklasalardı.
Sonra kısa süre içerisinde adaylıklar açıklansa ve insanlar şehirlerini 5 sene boyunca yönetecek adayları geniş zamanlar içerisinde tanıyabilselerdi.
KÜRTÇE YAYIN
Ülkemizde bölgesel bir sorun var biliyorsunuz.
Ekonomik ve sosyal kalkınmışlık bakımından geri kalan veya geri bırakılmış bir bölgemiz ve bundan rant sağlamaya çalışan yerel mihraklar ile düşman devletler.
Güneydoğu bölgesinden bahsediyorum.
Senelerdir yapılan ve yapılmaya da devam edilen yanlış politikalar ile yöre insanımız fakirliğe ve aşiret, ağaların mahkumiyetine hapsedilmiş, bir takım yasa dışı faaliyetlere katılmaları da adeta bu yolla teşvik edilegelmişti.
Devletimizin de bölgede yaptığı her hareket bütünleştirmekten çok öte, daha fazla bölücülüğe neden olmuştu.
* * *
İşte bunlardan sonuncusu ve bana göre en önemlisi.
TRT, Kürtçe kanal açıyor.
Bölgede yayına başlayacak.
Bunu savunanlar "O yörede yaşayan insanların ana dillerinde yayın yapmamız lazım" diyor.
Ama o muhteşem fikirlerin çıktığı beyinler nedense! bir şeyi anlayamıyorlar:
"Bunun için harcayacağınız zamanı ve parayı, yöre insanlarının Türkçe öğrenmeleri için harcasanız?"
* * *
Yoook olur mu?
Bölge insanına Kürtçe yayın yapın.
Unutsunlar Türkçeyi.
Sonra bizler Diyarbakır'a gittiğimizde yanımızda tercümanla dolaşmak zorunda kalalım.
Sonra da gelsin Avrupalı, Amerikalı.
"Burası sizlerde çok farklı. Buraya özerklik verin. Federasyona dönün" gibi nutuklar atsınlar..
* * *
Kürtçe eğitim hakkı sağlandı.
İstanbul'da açılan Kürtçe dil eğitim merkezi öğrenci bulamadığı için kapandı.
Baktılar olmuyor şimdi Devlet eliyle Kürtçe TV kanalı açıyorlar.
Anlamak mümkün değil.
* * *
Bizleri ayrıştıracak değil, ortak çatı altında buluşturacak değerlere her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
Bu değerler kimi zaman dinimiz, kimi zaman dilimiz, kimi zaman ortak tarihi geçmişimiz olmuyor mu?
* * *
Eğer buna engel olunamazsa, bunun cezasını hep birlikte ödeyeceğiz.
Acısını hep birlikte çekeceğiz.
Kardeşlerin arasına bir nifak tohumu daha dikilmek isteniyor.
Coğrafya haritalarında üzerinde "Türkiye" yazan ülkenin sınırları içerisinde biz ele ele, kardeşçe yaşamak istiyoruz.
Birkaç Avrupalı, Amerikalı'nın sözünü dinleyip de bozmayın bu kardeşliği..
Yapmayın..
GÜNÜN ATASÖZÜ
Güzün gelişi yazdan bellidir.
Yazı Tarihi : 19 Kasım 2008 Çarşamba