TAKIM OLUNCA!
TAKIM OLUNCA!
Sanki birileri Engin İpekoğlu'nun kulağına şöyle fısıldadı! "bak hocam kariyerine bir şey dediğim yok. Sporcuyken kaleciydin. Defanstaki hataları net görebiliyordun. Neden defansta sorun yaşıyorsun. İdeal adam gibi kadronu kur macera arama" Gaziantep maçından 4 gün sonra sanki sihirli bir değnek geldi bu takıma deydi ve bir anda değişen bir Sakaryaspor hüviyetine büründü. Değişen ne oldu? Değişen, takım olabilmek. Değişen Engin hoca adam gibi ilk defa sahaya ideal gerçek 11'i sürdü. Teknik taktiği geçtim bir yana. Bu futbolcular 4 günde değişmedi. Değişim kadroda gizliydi.
Sanki Engin hoca bu kadroyu yapmamış. Birileri "bak kardeşim kadro böyle olur bunları sal sahaya bak gör" dedi ve oda o şekilde yapıp sahaya adam gibi bir takım sürdü. Nemi oldu! Zoru başardı. Diyarbakırspor gibi güçlü bir takımdan hayati önem taşıyan 3 puan alındı. Futbolcular kişisellik yerine yardımlaşma ve takım olmayı başardı. Sonuçta zaten kendiliğinden geldi. Macera aramaya gerek yok. Transferler yapıldı, tüm sorumluğu üstüne alan Engin hocanın hiç ama hiç mazereti ve puan kaybı şansı yok. Belki bugün Sakarya yenilseydi Engin hocada evinin yolunu tutabilirdi. Kredisini arttırdı. Çünkü bu takımın hiç ama hiç puan kaybı lüksü yok. Adam gibi bu takıma kondisyon yükle ve savaşsınlar. Savaşsınlar ki ligde kalalım. Macera aramadan kim formda ise ona formayı ver, gerçek kadroyu sahaya sür ve sende kazan Sakarya'da kazansın…
Diyarbakırspor galibiyeti de kimseyi yanıltmasın. Benim gözüm Engin hocadan korktu. Onu yıpratmak Sakaryaspor'u yıpratmaktır ama inanın tüm şehrin güveni kendisine kalmadı. Yönetim asıl yanlışı bu şekilde onu takımın başına getirerek yapmıştı ama çocuk oyuncağı iç çamaşır değil ki değiştir dur. Madem öyle şuan takımı tanıyor biraz şans biraz zaman birazda kendisine moral verelim kurtarsın bakalım bu gemiyi. Bizde görelim teknik adamlık bilgisini ve Sakaryaspor'a olan ahde vefa borcunun nasıl ödeyeceğini…
Yazı Tarihi : 26 Ocak 2009 Pazartesi